Ne oluyor?

Bu kadar hızlı ve belirsizliği yüksek bir dönem daha önce yaşamamıştık. Sürprizlere gebe bir dönemdeyiz. Göreceğiz...

7 Haziran seçimleri sonrası, “hız”ın ve “belirsizlik”in en yüksek boyutlara ulaştığı bir dönemi yaşıyoruz.

Bu kadar hızlı ve belirsizliği yüksek bir dönem daha önce yaşamamıştık.

Genç yaşlarında katledilen gençler, uykularında infaz edilen polisler…IŞİD ile savaş…Amerika ile kapsamlı anlaşmalar…PKK/KCK’ya yapılan hava saldırıları…ülke çağında aramalar, gözaltılar, tutuklamalar…

Erken seçim mi, büyük koalisyon mu; sarkaç her gün ibresini değiştiriyor.

Hatta, bu denkleme, acaba AK Parti-MHP koalisyonu olabilir mi sorusu da girmiş durumda.

Ne oluyor?

Anlamak çok zor. Strateji geliştirmek, olasılıklar arasında tercih yapmak da…

Son bir hafta içindeki hızla gelişen ve “yeni” durumları içeren gelişmelere bakalım.

En az altı yeni gelişme ile karşı karşıyayız:

Bir; Türkiye-ABD, sadece İncirlik’in açılmasında değil, Kuzey Suriye’de güvenli bölge oluşturma ve IŞİD’den bölgenin arındırılmasında da anlaşmış durumdalar;

İki; Türkiye, geç kalmış olabilir ama artık, IŞİD’e karşı savaşın en önemli ve aktif üyelerinden biri, ki, bu gelişme başlı başına “oyun değiştirici” nitelikte;

Üç; Türkiye, iki cephede “asimetrik savaş” durumunda, hem IŞİD ile hem de PKK/PYD ile aktif mücadele ediyor. Bu bir ilk. IŞİD’e karşı savaş esas olan ve uzun sürecek bir savaş, ve Türkiye’nin Suriye sorunundan başlayarak bölgeyle ilişkilerini ve dış politikasını değiştirecek nitelikte bir gelişme;

Dört; başta Washington olmak üzere, uluslararası toplum, NATO, BM, AB, tüm bu aktörler, Türkiye’nin PKK/KCK’ya olan müdahalesini kınamıyorlar, hatta, “meşru müdafa hakkı” içinde görüyorlar. Son olarak, Mesut Barzani de benzer yönde açıklamalar yaptı.

Bununla birlikte, tüm bu aktörler, Türkiye’yi desteklerken, “Çözüm süreci devam etsin” diyorlar, HDP’ye desteğe devam ediyorlar, PKK/KCK’ya da “Şiddeti durdurun”  mesajını yolluyorlar.

Vurgulayalım; ilk defa, Türkiye, arkasında Washington ve uluslararası toplum desteği olarak PKK/KCK’ye müdahale ediyor.  Moral üstünlük seçim sonrası Türkiye’ye geçmiş durumda.

Uluslararası desteği ve moral üstünlüğü Türkiye’ye PKK/KCK’nın verdiğini, hatta “hediye ettiğini” kabul edelim.

PKK/KCK hata yaptığını kabul etmeli ve şiddeti durdurmalı. PKK/KCK, ne Washington doğru okunuyor ne bölgesel gelişmeleri ne de HDP’nin seçim başarısı.  

Beş; Washington ve uluslararası toplum, Türkiye’ye destek verirken, PKK/KCK ile Suriye’deki PYD/YPG güçleri arasında net ayrım yapıyor. Türkiye’nin, Suriye’de IŞİD’ye karşı savaşan PYD/YPG ile iyi ilişkiler içinde olmasını istiyor.  Başbakan Sn. Davutoğlu’ndan, PYD/YPG ile ilgili olumlu açıklamalar duyuyoruz.

Altı; bu süreçte, dün NATO Konseyi toplandı. Bugün, TBMM Genel Kurulu özel gündemle toplanıyor. CHP çağrıyı yapmıştı. AK Parti kabul etti. Ahmet Davutoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu uzlaşmacı ve doğru tavrı gösteriyorlar. IŞİD’e karşı savaş ve parlamentonun sorunların tartışılacağı yer olması kararının alınması çok önemli, ve, CHP’nin AK Parti ile koalisyon görüşmelerinde olumlu kapıları açıyor.  CHP ve AK Parti dış politika da sorun çözücü bir dönemi yaratabilirler. 

Siyasette, uzlaşma ve konuşma bu iki parti tarafından yaşama geçiriliyor. Bu da yeni bir durum ve bir ilk.

7 Haziran sonrası hızı ve belirsizliği çok yüksek bir döneme girdik.

Seçim sonuçları ve bölgesel gelişmeler iç içe hızla gelişiyor, çok aktörlü ve çok denklemli ve çok riskli bir durum yaratıyor.

Hafta başı güçlenen erken seçim olasılığı hafta ortasından itibaren koalisyona dönebilir.

Murat Yetkin, Radikal’de bu hafta, Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın 7 Haziran’dan bugüne yaptığı siyasi hamleleri değerlendiren yazılarında, “Sürprizlere… Şapkadan çıkacak yeni tavşana… hazır olun” mesajını verdi.

Sürprizlere gebe bir dönemdeyiz. Göreceğiz…

Kaybettiğimiz canlardan içimiz yanarken, geldiğimiz bu durumdan içimiz kararırken, hızla gelişen olaylardan da başımız dönüyor… 

Bakalım yeni sürpriz ne olacak?