Nefret Söylemi, Mario Levi, Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Türkiye'nin haklı İsrail tepkisinin bir anda Yahudi düşmanlığına indirgenmemesi için nefret söylemlerinden sıyrılmamız gerekiyor. Fuat Keyman "ötekisi" olmayan bir Türkiye için yazdı.
Nefret Söylemi, Mario Levi, Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Benimle aynı yaşta. Bu ülkenin insanı. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı. Yazdıklarıyla ufkumuzu açmış; bazen gözlerimizi doldurmuş, bazen gülümsetmiş, bu ülkenin insanı. Türkiye’yi, dünyada eserleriyle tanıtmış birisi. Türkiye için bir kazanç.

Aşkı, hüznü, insanlığı, şehri, acıyı, dolayısıyla, hayatın karmaşasını, en iyi anlatanlardan biri.

Türkiye için bir kazanç, artı değer. Türkiye sevgisi, memleket sevgisi dolu bir insan.

Çok önemli bir edebiyatçı.

1990’da yazdığı, Bir Şehre Gidememek’le Haldun Taner Öykü ödülü; 1999’da yazdığı, İstanbul Bir Masaldı’yla Yunus Nadi Roman Ödülü kazanmış; tabi, Madam Floridis Dönmeyebilir, ve, En Güzel Aşk Hikâyemiz gibi unutulmaz eserleri de bizlere sunmuş, öykü yazarı, romancı, denemeci, çok önemli edebiyatçı...

Mario Levi.

Bu önemli ismi, bu değerli memleket insanını kutlayacağımız, bağrımıza basacağımız yerde, onu üzüyoruz. Birileri onu nefret söylemi nesnesi olarak kullanıyor...

O hala güzel memleketim diyebiliyor, tüm nazikliğiyle, şüphesiz ki, korkusuyla, “üzüldüm” diyerek hislerini ifade ediyor.

Niye?

Çünkü, Yahudi...

Bir hayat, onca eser, onca çaba, onca güzellik, onca memleket, İstanbul sevdası, bir anda nefret söylemi nesnesine indirgenebiliyor, “şeyleştiriliyor”.

Nefret söylemi, bir insanı, şu kökenli ya da bu kökenli olduğu için, şu yaşam tarzına ya da bu yaşam tarzına sahip olduğu için, şuralı ya da buralı olduğu için şeyleştirmek, ötekileştirmek, düşman Ötekiye indirgemek demek...

Nefret söylemi, dışlamak demek, ötekileştirmek demek, kültürel ırkçılık demek; birlikte yaşamanın, toplumal bütünlüğün, demokrasinin en büyük düşmanı.

Doğrudur; bugün İslamofobi’yle, Yabancı Düşmanlığıyla, nefret söylemi, Batı’nın büyük bir sorunu...

Dünyanın da büyük bir sorunu.

Ama nefret söylemi, Türkiye’nin de büyük sorunu.



Görsel ve yazılı medyasından sosyal medyasına; günlük yaşam söyleminden edebiyatına, akademik çalışmalara, nefret söyleminin güçlü olarak kullanıldığı bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Ermenilere Kürtlere, Rumlara, Yahudilere, eşcinsellerinden farklı olarak düşünülen kimliklere, nefret söyleminin giderek yaygınlaştığı bir Türkiye tablosu var bugün karşımızda.

Hrant Dinki, bu yolla şeyleştirerek ölüme yollamadık mı?

İsrail devletinin Filistinlilere yaptıkları kabul edilemez: İnsanlık suçudur, nokta.

İsrail devletinin, İsrailli o ya da bu kişinin Filistinliler ve Gazze işgali hakkında ırkçı söylemleri kabul edilemez.

İsrail devletine ve ırkçılığa net tavır almalıyız. Dün de, bugün de, yarın da.

Ama, bu net tavrı alırken; İsrail devletinin, devlet terörü yaptığını söylerken, Filistinlilere karşı kullanılan insanlık dışı ve ırkçı yaklaşımı lanetlerken, eğer Anti Semitizm ya da Yahudi Düşmanlığı yaparsanız, aynı ırkçı, ahlak dışı yaklaşımı göstermiş, nefret söylemi yapmış olursunuz.

Bugün, Mario Levi’ye ve Türkiye Yahudilerine, Yahudilere yapılan da tam olarak budur: nefret söylemi.

İsrail devletine kızgınlığımız, Filistinlilere yıllardır yapılana kızgınlığımız, onlara, kadın, yaşlı, çoluk, çocuk, hasta, özürlü demeden yaşatılan acıya ve gaddarlığa karşı tepkimiz, Yahudilere karşı nefret söylemine, ırkçılığa dönüştüğü an, anlamını ve etkisini, ahlakiliğini ve etik boyutunu yitirmiş olur.

Türkiye’de bazı gazetelerden, bazı köşe yazılarından ve sosyal medyadan nefret söylemi ve ırkçılık fışkırıyor...

Bu olabilir mi?

Mario Levi’ye bu yapılabilir mi?

Yahudilere, böyle yaklaşılabilir mi?

Net, Hayır.

Ama, yurt dışını biraz bilen biri olarak söyleyeyim, hatta, vurgulayalım; İsrail’e, işgale, ölüme, acıya tepki vereceğim derken, Yahudilere karşı ırkçı ve nefret içeren bir söylem kullanırsanız hem yanlış yaparsınız  hem de Türkiye’ye, hepimize büyük zarar verirsiniz.

Böylece:

Türkiye’nin haklı İsrail tepkisi, bir anda Yahudi düşmanlığına indirgenebilir... Türkiye’nin dünyadaki itibarı bir anda sıfırlanabilir...Türkiye, doğru tavır alırken nefret söylemi yapan bir ülke olarak yalnızlaşabilir....

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken adayların nefret söylemi ve ırkçılık konusunda ne düşündüklerini duymak istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı üzerine yazdığım her yazımda talep ettiğim gibi, bu konuyu birlikte tartışsınlar...

Mario Levi’yi, ve onun isminde, tüm Türkiye Yahudilerini bağrımıza basalım. Bu ülkenin insanları, eşit vatandaşları olduğunu unutmayalım. Ben-Öteki ayrımına son verelim.

Onlara yaklaşımımız, son Demokratikleşme Paketlerinde yer alan, Nefret Söylemi’nden ne anladığımzı ve tepkimizi açıklağa kavuşturacak ve Türkiye’yi güçlendirecektir.

Kusura bakma Mario, yeni çalışmalarını bekliyoruz...