Seçim yorgunu Türkiye: Rusya'nın hamleleri, PKK'nın hatası

PKK, hem bölgede gelişen olayları hem de Rusya'nın hamlelerini tümüyle yanlış okuyor. Rusya, ne Suriye'nin küçük devletlere bölünmesini ne de Sünni ve Kürt temelli küçük devletlerin kurulmasını istiyor. En azından bugün için...

Rusya ve Putin’in Suriye sorununda son dönem yaptığı oyun değiştirici hamleler, başta Amerika olmak üzere, Batı’yı, İsrail’i, ve Türkiye’yi sarsıyor, köşeye sıkıştırıyor.

Çarşamba günü Putin ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye, hepimizi şaşırtan “Belki geçiş dönemine Esad ile gidilebilir” açıklamasıyla döndü.

Peki, Rusya ve Putin hangi hamleleri yapıyor?

Rusya, Esad yönetimine askeri yardımını ve Suriye’deki askeri konuşlanmasını giderek arttırıyor;

“Yeni Suriye”ye geçiş döneminde Esad’ın masada olmasını istiyor;

Esad’ın son dönemde sıklıkla dile getirdiği ve Erdoğan’ın “butik Suriye” olarak adlandırdığı, ve  Şam, Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus’u kaplayan, Akdeniz sahilini içeren ve Suriye’nin yüzde 15’ini kapsayan “küçük Suriye” devleti kurmasına karşı net tavır almıyor.

IŞİD’e karşıysa sert tavır alıyor.

Rusya, Suriye’deki konuşlanmasını ve gücünü yaygınlaştırırken; IŞİD’e karşı savaşta umduğunu bulamayan Amerika’ya, Avrupa’ya, ve bölgede yalnızlaşan İsrail’e karşı diplomatik müzakere gücünü arttırıyor.

Bunun bir göstergesi, Rusya’nın, Suudi Arabistan, Amerika ve İsrail ile yaptığı diplomatik müzakerelerden, IŞİD’e karşı mücadele de kendisiyle bu ülkeler arasında koordinasyon ve iletişimi güçlendirecek  “ortak mekanizmalar”ın kurulması kararını çıkartması oldu.

John Kerry’den bu dönemde gelen, “Esad sorunu hemen değil süreç içinde çözülebilir” ve “Esad çözüm sürecine katılabilir” mesajları, Rusya’nın diplomatik kazanımı olarak da okunabilir.

Rusya’nın bu hamleleri, AB’nin en önemli ülkesi Almanya tarafından da “olumlu” bulunuyor. Merkel, “Esad masada olabilir” diyerek çok önemli bir mesaj veriyor.  Bu mesaj, AB’nin görüşü olarak da görülebilir.  

New York’ta toplanan BM Zirvesi’nde herkesin dikkati “Obama-Putin görüşmesi” üzerinde olacak.  Bu görüşmenin ana gündemi IŞİD’e karşı savaş ve Suriye sorununa çözüm.

Putin bu görüşmeye eli kuvvetli gidiyor. 

IŞİD’e karşı savaşta bir sonuç alınamamasına ek, Batı’yı sarsan “göçmen dramı” da Putin’in elini güçlendiriyor.

İlginç olan, Rusya’nın (ve de İran’ın) göçmen dramından ve mülteci akımından hiç etkilenmemesi. Ne bu ülkeler bir tane bile göçmen alıyor ne de göçmenler bu ülkelere gitmek istiyor.

Rusya,  (İran da) Suriye sorununa ve bölgeye tümüyle “çıkar” ve “jeopolitik güç oyunu” temelinde bakıyor.

Rusya, Suriye sorununu da oynadığı “bölgesel jeopolitik güç oyununun bir parçası” olarak görüyor. Hatta, Suriye’yi, Yemen gibi, “vesayet savaşı”na dönüştürüyor.

Rusya’nın hamlelerinin sonucunu göreceğiz. Ama şu bir gerçek: Rusya, yaptığı hamlelerle, kendisine merkezi rol sağlayarak, Suriye sorununda ve bölgesel güç ilişkilerinde oyunu değiştirmiş oldu

PKK’NIN YAPTIĞI HATA

Rusya’nın yaptığı bu oyun değiştirici hamleler, bir yere kadar PKK’nın, 7 Haziran seçimlerinden sonra niye çatışma ortamını tercih ettiğini de açıklıyor.

Esad rejimi, Rusya sayesinde gücünü koruyor. Hatta çözüm masasında olma şansını yakalamış durumda.

Bu durumu Esad, yukarıda bahsettiğimiz gibi, kendi egemenliğini koruyacak ve “Küçük Suriye” adı verilen bir devleti kurmak için kullanmak istiyor.

Esad’ın devlet kurma çabası, bugünkü Suriye’nin en az üçe bölünmesi demek. Bu da Sunnilerin ve Kürtlerin kendi devletlerini kurma olasılığının güçlenmesi anlamına geliyor.

Diğer bir deyişle Rusya’nın oyun değiştirici hamleleri Suriye’de bir Kürt devleti kurulması olasılığının artmasını da dolaylı yoldan içeriyor.

Rusya’nin söylemi ve hareket tarzı, sanki yeni Suriye’nin küçük devletlere bölünme olasılığına olumsuz bakmıyormuş intibasını uyandırıyor.

Tam da bu noktada, Rusya’nın Suriye hamlelerinin PKK’yı cesaretlendirdiğini görüyoruz.

IŞİD’e karşı başlatılan savaşta Kürtlerin önemli bir aktör ve Batı’nın müttefiki konumuna gelmesine, PYD’nin bu bağlamdaki kilit konumuna, Rusya’nın Suriye hamleleri eklenince PKK, bu durumdan faydalanabilirim ve hükümete karşı elimi güçlendirebilir okuması yapmış gibi gözüküyor.

7 Haziran seçimlerinden sonra hükümet kurulmamasıyla oluşan “yönetim boşluğu” sorunu da işime yarar görüşünde olan PKK, bu okumasının sonuçları olarak, Türkiye içinde eylemlerini hızlandırma ve bölgede demokratik özerklik ilan etme kararı alıyor.   

Fakat bu, hem bölgede gelişen olayların hem de Rusya’nın hamlelerinin tümüyle yanlış okunması.

Rusya, ne Suriye’nin küçük devletlere bölünmesini ne de Sünni ve Kürt temelli küçük devletlerin kurulmasını istiyor. En azından bugün için.

Rusya’nın, genelde Esad’a desteği ve Esad’ın Küçük Suriye devleti kurma isteğine karşı tavır almıyor görüntüsü vermesi, başta Amerika olmak üzere Batı’ya karşı diplomasi masasındaki elini güçlendirme manevraları. 

Rusya’nın, Esad’lı bir çözümün başlamasını ve kendisinin bölgedeki jeostratejik konumunun korunmasını garanti altına aldığı zaman,  IŞİD’e karşı savaşın önemli bir aktörü olarak, yeni Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve Türkiye-Kürtler ilişkilerinin güçlenmesini istemesi çok daha güçlü bir olasılık.

Bu nedenlerle PKK hatasını anlamalı, çatışmayı durdurmalı, ateşkes ilan ederek tekrardan çözüm sürecine dönülmesini sağlayacak çatışmasızlık sürecini başlatmalı, ve, siyaset alanında HDP’ye gerekli alanı yaratmalıdır.

Son söz olarak: 1 Kasım’da son iki yıldaki dördüncü seçimi yapacak, seçim yorgunu düşmüş ve yönetim boşluğu sorunu yaşayan Türkiye’nin de  hızla hükümetini kurması ve seçim sürecinden yönetim sürecine geçmesi gerekmektedir.

Yoksa Türkiye bir taraftan sayıları iki milyonu aşmış göçmene ev sahipliği yaparken, yaptığı hatalar yüzünden, Suriye sorununa çözüm masasında etkisiz konuma düşebilir…