Seçimin sürprizi ne olabilir?

AK Parti'nin seçimlerden birinci parti çıkacağını biliyoruz. Seçimin sürprizi ise şu: AK Parti'nin çoğunluk hükümeti kuracak, yani, en az 276 milletvekili çıkaracak oy oranını seçimlerde yakalayamama olasılığı var.

Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ı, Mehmet Barlas’ın sorularına yanıt verirken dinliyorum (ATV/A Haber, 21 Mayıs).

Seçim sonuçlarının seçim akşamına kadar belli olmayacağını; seçimlerde sürpriz yaşanabileceğini söylüyor.

Seçim akşamı yaşanabilecek sürpriz ne olabilir?

Bu nokta da iki parti öne çıkıyor: AK Parti ve HDP.

CHP ve MHP oylarında belli derecede artış beklense de, bunun dönüştürücü nitelikte olmayacak. Bunu biliyoruz.

Acaba HDP barajı geçiyor mu? Bu da, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim döneminde yaptığı konuşmalarda HDP’ye dönük söylemine baktığımız zaman, sürpriz olarak düşünülmeyecek bir şey. HDP’ye dönük söylem, gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerekse de AK Parti sözcüler temelinde, HDP’nin barajı geçip geçmemesini “istemek ya da istememek” ekseninde şekilleniyor, sürpriz olarak değil. Bu nedenle, Erdoğan’ın süpriz kelimesini kullanması, HDP’nin durumuyla ilgili değil.

O zaman, geriye AK Parti kalıyor. Sürpriz AK Parti ile ilgili.

Peki, sürpriz ne anlama geliyor?

AK Parti oylarında büyük bir patlama mı yaşanacak? 400 milletvekili mi AK Parti’den Meclis'e girecek? 

Sürpriz bu da değil.  Cumhurbaşkanı, AK Parti’den büyük bir seçim başarısı beklemiyor.

Bunu şundan anlıyoruz: söyleşide, Cumhurbaşkanı, AK Parti’ye oy verenlerin rahatlığından, sakinliğinden rahatsız. AK Parti seçmeninin seçimlere yeterince asılmadığını, seçimleri yeterince sahiplenmediğini söylüyor. 

O zaman, sürpriz AK Parti’nin oy kaybıyla ilgili.

AK Parti’nin seçimlerden birinci parti çıkacağını biliyoruz.

Daha somut söylersek, sürpriz şu: AK Parti’nin çoğunluk hükümeti kuracak, yani, en az 276 milletvekili çıkaracak oy oranını seçimlerde yakalayamama olasılığı var.

Diğer bir değişle, Cumhurbaşkanı'nın masasının üstündeki seçim anketlerinden bugün için AK Parti çoğunluk hükümeti çıkmıyor.

Peki niye böyle oldu?  Niye bu sürpriz?

Başta Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yaptıkları bunca miting, konuşma, reklam, TV programından sonra, niye AK Parti oylarındaki bu düşüş?

Bu soruyu Mehmet Barlas’ın sormasını bekliyorum. Hem söyleşinin gidişatı, hem gazetecilik bu sorunun sorulmasını gerektiriyor. Ama, Türkiye’de, çok az sayıda bazı istisnaların dışında gazetecilik bittiği için, bu soru gelmiyor.

Artık şeçim sonuçlarını tam olarak bilerek bu soruyu tartışırız.

Fakat, şu noktanın altını çizmek gerek: Seçimlere 14 gün kaldı. Çok zor geçecek bir 14 gün. Bu 14 günü olaysız atlatıp, seçimleri bitirmek gerek. Seçim güvenliği sağlamak ön planda olmalı.

CHP'NİN OLUMLU SİYASETİ: UMARIZ GEÇ DEĞİLDİR 

Aslında, kabul edelim, bu seçim döneminin en büyük sürprizini CHP yaptı. 

Seçim dönemi, HDP’nin parti olarak seçimlere girmesiyle başladı. Bu, çok önemli ve kritik bir karardı. Gündemin merkezine oturdu. Hala da öyle.

CHP, başlarda çok sessiz ve suskundu. Sanki seçim denkleminin dışında gibiydi.

Sonra, ilk önce, CHP’nin “ekonomi ve sosyal güvenlik-adalet” ağırlıklı seçim bildirgesi geldi. Bunu, Sn. Kılıçdaroğlu’nun, iktidarla kavgaya girmeyen, sadece yapacaklarına odaklı ekonomi ağırlıklı seçim konuşmaları izledi. Şimdi de, çok önemli bulduğum, “Merkez Türkiye-Mega Kent” projesi. Yine ekonomi ve iyi yönetişim ağırlıklı.

CHP’nin tercihleri, olumlu söylem ve siyaset yapışı, ve geleceğe dönük vizyonu, doğru ve etkileyici.

Bu olumlu durum seçimlere yansıyacak mı, yansırsa ne kadar yansıyacak? Bilmiyoruz.

CHP, son dört yılı parti içi kavgalara ve iktidar mücadelelerine harcadı.

Bu zamanı boşa harcadı.

Bu önemli hamlesini ancak seçimler başlarken yapabildi.

Umarız geç değildir. Daha da önemlisi, eskiden farklı olarak, CHP, bu söylediklerini, vizyonunu, projelerini seçimler sonrası unutmaz, tekrardan parti içi iktidar kavgaları tarafından rehin alınmaz.

Çünkü; bu seçimlerde yaşanan asıl sürpriz, siyaset alanında, tektonik taşların oynamasında ve yer değiştirmesinde yaşanıyor.

Öyle ya da böyle, 8 Haziran sabahında, AK Parti çoğunluk hükümetini kursa da  kurmasa da, HDP barajı aşsa da aşmasa da, farklı bir Türkiye’ye uyanacağız. Bu kesin.