Tarihi "karnaval" olarak  Newroz kutlamaları ve geleceğe umutla bakmak

Otuz yıl sonra, bugün, Kürt sorunun çözümünün yeterli değil ama gerekli koşulu olan çözüm sürecinde çok olumlu ve önemli bir noktadayız.

Cumartesi günü, bugüne kadar en kalabalık Newroz kutlamasını, Diyarbakır’da yapacağız. Tarihi bir kutlama yaşanacak. İki milyon civarı katılım bekleniyor.

Ünlü edebiyat eleştirmeni Mikhail Bakhtin’in, “karnaval” kavramına dönük bir toplantıyı, ülkemizde, “farklı kimlikler arası diyaloğa dayalı birlikte yaşama” kültürünün güçlenmesi olasılığını, şenlik havasında, Diyarbakır’da, Newroz Kutlamalarında yaşayacağız.    

Newroz, “tarihi karnaval”a dönüşüyor.

Diyarbakır, tüm kent, hafta sonu, karnaval mekanı olacak; tıklım tıklım, geleceğe umutlu bakan yüzlerle dolu; neşeli; diyalog ve barış için umutlu....

Cuma günü, Diyarbakır’a, bu büyük, tarihi karnavala katılmaya, bu umudu taşıyarak gidiyorum.

Hafta sonu, tarihi nitelikte bir karnaval yaşayacağız; çünkü, farklılıklarımız içinde hepimiz, Newroz meydanında, 21 Mart günü, Newroz Kutlamalarında, Abdullah Öcalan’ın mesajının okunmasıyla, “silah ve çatışma döneminin artık tümüyle bittiğini, ve müzakere-temelli siyaset döneminin başladığını” kutlayacağız.

28 Şubat Dolmabahçe ortak açıklamasıyla, çözüm süreci, geleceği dönük umutların arttığı yeni bir döneme girmişti. 

Dolmabahçe ortak açıklaması, yedi maddesinde herkes için demokrasi talebinin geçtiği, üzerinde müzakere edilecek on maddeyi içeriyor, ve, silah yerine demokratik siyaset dönemine geri dönüşü olmayacak bir biçimde geçildiğini söylüyordu.

Newroz kutlamasında, bir karnaval havasında, bu irade daha da güçlü seslendirilecek; çözüm sürecinde ileriye dönük hareketin yol haritası daha açık ortaya konulacak. 

Türkiye içinde silah döneminin tümüyle bitmesi; izleme heyetinin kurulması ve çalışmaya başlaması; on maddenin içlerinin doldurulmasına dönük müzakerelerin başlaması; sembolik ve insani temelde çok önemli olan, hasta mahkumların serbest bırakılması; çatışma sonrası dönemin alt yapısını güçlendirecek sivil toplum çalışmalarının başlaması...

Otuz yıl sonra, bugün, Kürt sorunun çözümünün yeterli değil ama gerekli koşulu olan çözüm sürecinde çok olumlu ve önemli bir noktadayız.

Otuz yıllık acılar, ölümler, korkular, endişeler, güvensizliklerden sonra, bugün, Newroz karnavalında, geleceğe, barışa, birlikte yaşamaya umutlu bakma noktasındayız.

Kolay olmadı ama bu olanağı bugün yakaladık.

Bunun değerini bilmeliyiz.

Doğru; naif, hayalperset olma lüksü kimsenin yok. Gerçekçi olmalıyız. Riskleri ve sorunları ciddiye almalıyız. Kolay gelmeyecek başarı. Ama, yapıcı ve sorun çözücü eleştirel yaklaşımla, Newroz karnavalını devam ettirebilir, geleceğe umutlu bakabilir, barışı, farklılıklarımız içinde, diyaloğa dayalı birlikte yaşamayı başarabiliriz.

Bu fırsat kaçmamalı, kaçırılmamalı.

Diyarbakır’a, Newroz kutlamalarına, bu duygularla gitmek istiyorum. Kürt dostalarımla, hep birlikte, tarihi bir karnaval yaşamak için.

Çözüm sürecinde, Kürt aktörler içinde, Kandil’den, en sert eleştirel duruşu sergileyen KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık ile Ahmet Şık’ın Cumhuriyet’te, Amberin Zaman’ın Taraf’ta yayımlanan söyleşilerini okuyorum.

Kandil, yine sert. Bayık, yine, eleştirel görüşünü, AK Parti eleştirisini, sert bir dille ortaya koyuyor. Bu önemli söyleşileri okumanızı tavsiye ederim.

Fakat, her iki söyleşide de, Bayık’ın altını çizdiği ve net olarak ortya koyduğu, iki önemli nokta var: “Türkiye’de savaşmamızı gerektiren koşullar kalmadı”; “Türkiye’deki mücadelemizi siyaset üzerinden yürüteceğiz”.

Bu noktalar, Sırrı Süreyya Önder’in, HDP heyetinin Öcalan ile görüşmeden sonra, Öcalan’ın, “Öcalan, Newroz’da okunacak, demokratik cumhuriyetin inşası için perspektif içeren tarihi mektup hazırlıyor” açıklamasıyla kesişiyor.

Bayık ve Önder’in açıklamaları, HDP’nin, neden 7 Haziran seçimlerine parti olarak girdiğini de açıklıyor.

Çözüm sürecinde, bugün, gerçekçi bir iyimserliğe sahip olmak için, hem ülke içi, hem de bölgesel-küresel ölçekte, somut verilere, siyasi iradeye ve toplumsal desteğe sahibiz.

Gerçekçi olalım, riskleri bilelim, ama iyimser olalım.

Çözüm süreci, yerli ve ulusal bir süreç.  Bölgesel dinamiklerle içiçe ve bağlantılı olmakla birlikte, başarı, ülke içinden gelecek.

Kürtlerin tatminin, Türklerin iknasının, eş zamanlı başarılmasıyla; atılacak adımlarının, sadece bir kimliğin, bir partinin değil, “Türkiye’nin iyiliği” için atılmasıyla,  çözüm sürecinde başarı elde edilecek.

Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti eşit vatandaşları olarak hepimiz bunu hakediyoruz, ve başarılı sonuç için adımların atılmasını bekliyoruz.

Tarihi bir karnaval olarak, Newroz kutlamalarının, barışı ve birlikte yaşamayı güçlendirecek bir iklimi yaratması dileğimle.