Türkiye halkı yine doğru kararı verdi: Oniki önemli mesaj

Kritik dönemeçlerde, Türkiye halkı, her zaman, seçimler yoluyla, siyasi aktörlere, "Türkiye'nin yararı"na hareket edin mesajını vermiştir. İşte bu seçimde de verdiği 12 önemli mesaj...

Türkiye’nin çok partili demokrasi hayatı ilginç bir nitelik içerir.

Demokrasi serüvenimiz, darbeler, vesayet, otoriterleşme, krizler, çıkar kavgaları, güç-iktidar hırsı, v.b olumsuzlukları içerir. Fakat, bu serüvende, Türkiye halkı, farklı kimlikleri ve siyasi tercihleri içinde, bir bütün olarak, seçimlerde, özellikle kritik dönemeçlerde yapılan seçimlerde, her zaman doğru kararı vermiş ve olması gerekene dönük sonuçları çıkartmıştır.

Kritik dönemeçlerde, Türkiye halkı, her zaman, seçimler yoluyla, siyasi aktörlere, “Türkiye’nin yararı”na hareket edin mesajını vermiştir.  

Dün de böyleydi, bugün de böyle oldu. 7 Haziran genel seçimleri, bu durumun devam ettiğini bize gösteren bir sonuçla bitti. Türkiye’yi rahatlatan, önemli mesajlar içeren bir seçim sonucu ortaya çıktı.

Bu nedenle de, evvelki seçimler gibi, bu seçimin esas galibi, bir bütün olarak Türkiye halkı oldu.

Peki, seçim sonuçları ne diyor?

Bir, verilen oylarla AK Parti’ye evet, fakat, Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın başkanlık sistemi arayışına hayır dendi;

İki, AK Parti’yi birinci parti olarak tutarak, toplumsal dönüşüm-değişim sürecine evet, fakat, aşırı güç isteğine, denetimsiz hakim parti anlayışına, ve, tek bir kimliğe, tek bir siyasi partiye, tek bir yönetim zihniyetine dayalı tanımlanmış “Yeni Türkiye” kavramına hayır dendi;

Üç, AK Parti dışındaki partilerin oy toplamını % 60’a çıkartarak, “Benim milletim”, “Millet bunu istiyor” söylemine son verdi;

Dört, kimlikler, kadınlar, siyasi ideolojiler, partiler, ve yaşam tarzları temelinde, 97% temsil gücüne sahip bir Meclis ortaya çıktı; “çoğulculuğa” evet, fakat, “çoğunlukçu demokrasi” anlayışına hayır dendi;

Beş, tek merkezli yönetim anlayışına hayır dendi, AK Parti’nin çoğunluk hükümeti kuracak oyu alamadı, ve, siyasi partilere “uzlaşın” çağrısı yapıldı;

Altı, hem Kürtlerin, hem Türkiye’nin partisi olacağım diyen, ve kapsayıcı ve olumlu bir siyaset izleyen HDP’yi, her bölgeden verilen oylarla, seçimlerin en başarılı partisi yaptı. Ve, “Çözüm Sürecini ve Kürt sorununa çözüm arayışını Mecliste ve siyaset yoluyla devam ettirin” mesajı net olarak tüm siyasi partilere ve aktörlere verildi;

Yedi, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın, “akıl-güler yüz-olumlu siyaset”i birleştiren söylem ve tavrına evet denildi, Demirtaş, seçimlerin en başarılı siyasi lideri konumuna getirildi. Demirtaş’a Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde verilen destek ve onay, bu seçimlerde de, artarak devam etti.

Sekiz, güler yüzlü ve kapsayıcı liderlik anlayışı kazanırken, sert, bağıran, dışlayıcı liderlik anlayışı kaybetti;

Dokuz, % 13 oy oranlı, 80 milletvekilli, güçlü liderli HDP, hem Türkiye siyaseti, hem de, Kürt sorunu içinde rüştünü ispat etti. HDP, artık, Türkiyeli bir parti olarak, Kürt Sorununun siyaset yoluyla çözümünün “ana ve kilit aktörü” konumunda. Böylece, bu seçimlerle, “çatışmadan siyasete geçiş süreci, çatışmaya dönüş olmaksızın bitmiş oldu. 

On, anti-demokratik % 10 seçim barajı yıkılmış oldu. Dahası, daha önceki yazılarımda bir olasılık olarak ortaya koyduğum, % 10 barajının, bir “bumerag” gibi AK Parti’yi vurması olasılığı gerçekleşti. % 10 barajını destekleyen AK Parti, % 10 barajından zarar gördü. AK Parti’nin % 10 barajının altında kalması için çok uğraştığı HDP’yse, on kertede, % 10 barajından yararlanan parti oldu.

Onbir, MHP’nin oylarını arttırarak, ve CHP’ye, “daha fazla inandırıcı olman gerekiyor” diyerek, Türkiye siyasi ve kültürel sosyolojisine uygun, “4 Partili Meclis” yapısı bu seçimlerde güçlenmiş oldu;

Oniki, siyasetin tümüyle “darbe”, “iktidar kavgası”, “güç”, “tekçilik”, ve, “biz ve ötekiler” söylemine indirgenmesine hayır denilirken; toplumun, rejim değişikliği değil, “demokratik, adaletli, iyi yönetim”,  güler yüz,  olumlu siyaset, uzlaşı, ve çoğulculuk istekleri dört siyasi partiye yansıtıldı. “Uzlaşın ve Türkiye’yi birlikte iyi yönetin” çağrısını yaptı.

Seçim sonuçları, Türkiye’yi, bu kritik dönemde hükümetsiz bırakmanın, ya da, sadece kendi çıkarını düşünen adımlar atmanın siyasi maliyetinin yüksek olacağı mesajını da, içeriyor.

 

Bakalım, başta Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan olmak üzere, siyasi partiler ve liderleri, Türkiye halkının verdiği bu mesajları doğru okuyacak mı?  Göreceğiz…

 

Paris ve Brüksel’e, seçim sonrası Türkiye konuşmaları yapmaya ve toplantılarına katılmaya gidiyorum. Avrupa’nın önemli merkezlerinde seçim sonuçları nasıl bir etki yaratmış?  İntibalarım gelecek yazıda…