Çiller seçti: Amerika

<arabaslik>'Şimdi vazgeçtim'</arabaslik></br>DYP lideri Çiller, ABD'deki mallarını Türkiye'ye getirmekten vazgeçti. Başbakanlığı döneminde dışarıdaki mallarını Şehit Anaları ve Mehmetçik Vakfı'na bağışlayacağını açıklayan Çiller, &quot;Evet, o zaman getirmeyi düşündük. Şimdi düşünmüyorum&quot; dedi.</br><arabaslik>'Bir nevi ihracat'</arabaslik></br>Çiller'in gerekçeleri: Eşim herhangi biri değil. Boğaziçi mezunu. Türkiye'de iş yapacağına dışarıda yapması daha doğru. Nüfuzumu kullanmakla suçlanmaz. Zaten elde ettiği kazancı getiriyor. Bir nevi ihracat yapıyoruz.

Tansu Çiller, ABD'deki malını, mülkünü Türkiye'ye getirmekten vazgeçmiş. Bir dönem getirmeyi düşündüğünü söylüyor. Ama şimdi vazgeçmiş.
Tansu Çiller'in siyasi hayatıyla ilgili en çok tartıştığımız konu ABD'deki malvarlığı olsa gerek. Başbakanlığı döneminde yurtdışındaki malvarlığını Şehit Anaları Vakfı'na, Mehmetçik Vakfı'na bağışlayacağını açıklamıştı.
"Evet o zamanlar getirmeyi düşündük. Şimdi düşünmüyorum" diyor. Gerekçesini de şöyle anlatıyor:
"Benim eşim herhangi biri değil. Boğaziçi mezunu. Geçmişte ABD'de ilk 500 şirketin üst düzey yöneticisi arasına girdi. İlk bilgisayar uzmanlarından. Türkiye'de de önemli görevlerde bulundu. Eşimin Türkiye'de iş yapacağına yurtdışında yapması daha doğru. Yurtdışında olsun, benim nüfuzumu kullanmasın. Kullanmakla suçlanmasın. Zaten elde ettiği geliri de Türkiye'ye getiriyor. Bir nevi ihracat yapıyoruz."
Önceki akşam Kanal 7'de İskele Sancak programındaydık.
Biz gazeteciler sorduk, Tansu Çiller yanıtladı.
Tansu Hanım, 'ABD'deki mal varlığının akıbeti' ile ilgili soruma yanıt olarak bakın başka neler söyledi:
"Yıllarca ABD'de yaşadık. Orada mal edinmemiz kadar doğal bir şey olamaz. Zaten Kemal Derviş'in de var"
Bu arada öğrendik ki, Tansu Çiller geçen yıllarda malvarlığının tamamı olmasa da birtakım yerlere bağışta bulunmuş.
"Şehit Anaları Vakfı yıllarca ayakta kaldıysa, benim desteğimle kaldı. Deprem bölgesinde meslek okulu yaptırdım. Hiç istemediğim halde adımı verdiler. Ben gizli kalmasını istiyordum"
İki saat süren programdan bir önemli başlığı daha paylaşalım.
Konu 'batık bankalar ve hortumlar'
Hortumda gitti giden
1994 krizi günlerinin başbakanı Tansu Çiller, "Üç bankanın (TYTbank, Marbank ve İmpeksbank'ı kastediyor) murakıp raporu akşam geldi, ertesi sabah kapattım. Bunlarda murakıp raporu 9 ay bekletiliyorsa tek suçlu siyasi iradedir" diyor.
1994'te kapatılan üç küçük hacimli banka ile son üç yılda 20'ye yakın bankanın 20 milyar dolarlık devletin sırtına bindirdiği yükle el konulmasını karşılaştırmak ne kadar doğru olur, bu bir.
Tansu Çiller, program sırasında sık sık eski Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel'den saygıyla bahsediyor. Ondan öğrendiklerini bizlere aktarıyordu. Ne var ki, "Murakıp raporu 9 ay bekletildi" dediği bankanın hangisi olduğunu biliyor olması lazım.
Tabii ki eski Cumhurbaşkanı Demirel'in yeğeni Murat Demirel'in bankası Egebank.
Tansu Çiller ayrıca iktidar olması halinde hortumculardan hesap soracağını söylüyor. Ancak 'hortumcu' ile sayıları az da olsa 'İyi niyetli, kötü yöneticileri' nasıl ayırt edeceğini açıklamıyor.
Ve dürüstçe itiraf ediyor:
"Hortumculardan hortumladıkları paranın tamamını geri almak mümkün değil. İş işten geçti. Ancak hedefimiz 2003 yılında 1.8 milyar dolar, 2004'te 2.2 milyar dolar tahsil etmek."
Giden paranın 20 milyar dolar olduğunu bir kez daha dikkatlerinize sunarım.
IMF'ye elimin tersi
Tansu Çiller meydanlarda Şeker Kanunu'nun üzerinden traktörle geçmeyi, çiftçiye gıcır gıcır traktör vermeyi, vergi cezaları, Halk Bankası kredi faizlerini silmeyi vaat ediyor. Peki bunlar IMF politikalarına aykırı değil mi?
Tansu Çiller şunları söylüyor:
"13 ülkede IMF politikaları uygulanmış. 11'ini süründürmüş. IMF Türkiye'de kamu açığı ile bütçe açığı arasındaki farkı göremedi. Oysa Türkiye'nin meselesi kamu açığıyla başlayıp bitiyor. Bunu kimse de IMF'ye anlatmadı. (Kemal Derviş'i kastediyor) Ben başbakanken IMF'yi elimin tersiyle ittim. Kimseye de el açmadım. IMF şekerpancarını üretme diyor. Tamam üretmeyelim. Almanya niye üretiyor. Tütünü üretmeyelim. Yunanistan niye üretiyor. Biz IMF ile yeniden masaya oturacağız.
Israrla 'Ya IMF anlaşmaya yanaşmazsa?' diye sorduk.
Tansu Çiller, "İkna ederiz" karşılığını verdi. Bir başka gazeteci arkadaşım, 'IMF de kalkıp size Almanya, Fransa, İtalya, Yunanistan benim karşıma oturmuyor ki. Siz benden destek istiyorsunuz derse ne diyeceksiniz? sorusuna ise yorum yapmadı.