Erdoğan'a başucu kitabı olamadı

Yolsuzluklarla mücadeleyle ilgili hiç sektirmeden her gün bir bakan demeç veriyor.

Yolsuzluklarla mücadeleyle ilgili hiç sektirmeden her gün bir bakan demeç veriyor. Kimi yetim hakkından bahsediyor, kimi damara basmaktan ya da köküne kibrit suyu ekmekten. Başbakan Erdoğan'ın son dönemde sık sık tekrarladığı, "Kesilen hortumlar yoksullara kaynak olacak" sözünü de unutmayalım.
Meclis Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nun Yüce Divan'a göndereceği bakan sayısı konusunda bahisler devam ederken, AKP hükümeti de herhalde çok kolay geri tepebilecek silahı elinde tuttuğunun farkındadır.
Önemli olan geçmiştekilerden hesap sorarken, bundan sonra yolsuzlukların yaşanmamasını sağlamak.
Salim Uslu'nun başkanı olduğu Hak-İş Sendikaları Konfederasyonu bir süre önce 'Yolsuzlukla Mücadele Stratejileri' adlı bir kitap hazırladı.
Salim Uslu, Başbakan Erdoğan'a yakın bir isim. Aynı zamanda da 3 Kasım seçimlerinden bu yana hükümetin yanlışlarını eleştirenlerin başında
gelir.
Prof.Dr. Coşkun Can Aktan'ın editörlüğünde hazırlanan kitap şu ana kadar Başbakan Erdoğan'ın başucu kitabı olamamış.
"Türkiye'nin yolsuzlukla milli mücadeleyi başlatma zamanı geçmektedir" diyor Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ve devam ediyor:
"Devlette, siyasette, yargıda, ekonomide ve toplumsal hayatta köklü reform ve tedbirler alınmalı, bu hastalığı en aza indiren ülke deneyimleri gözden geçirilmeli ve bir eylem planı yürürlüğe konulmalıdır."
Kitabın 'Kamu Yönetiminde Toplam Kalitesizlik ve Toplam Ahlaksızlık' bölümünden özet aktaracağım. Bu başlık altında anlatılanlar, AKP hükümetinin de sık sık eleştirildiği 'kadrolaşma' hareketini de kapsıyor.

  • 'Allah'tan sağlık, devletten aylık' ve 'Salla başı, al maaşı' sözleri maalesef bürokrasi ve devlet yönetimindeki kalitesizliği açık olarak ortaya koyuyor.
  • Kamu yönetimindeki 'toplam kalitesizlik' kadar 'toplam ahlaksızlık' da ciddi boyuttadır. Ülkemizde giderek yaygınlaşan siyasal yozlaşma, kamu yönetimindeki 'ahlaksızlık' sorununu gündemin baş köşesine getirmiştir.
    Çözüm ne?
  • Devlet yönetiminde yeniden yapılanma, daha doğrusu bir 'yeniden inşa' kaçınılmaz.
  • Devletin yeniden inşaası için yapılması gereken ilk iş, dünyadaki değişimin yönünü izleyerek, devletin görev ve fonksiyonlarının yeniden tanımlanması gerekiyor.
  • Devletin görev ve fonksiyonlarının bir kısmının özel sektöre devredilmesi (özelleştirme), bir kısmının ise üçüncü sektöre aktarılması (gönülleştirme) büyük önem taşıyor. Bu yük aktarımı dışında devletin kendi içinde de güç ve yetki devri gerekli. Yerelleşme adı verilen reform merkezi devletin yetkilerinin mümkün olduğu ölçüde yerel yönetimlere aktarılmasını öngörüyor.
  • Devletin yeniden yapılanması süreciyle birlikte tüm kamu kurum ve kuruluşlarında toplam kalite yönetiminin yaygınlaştırılması şart.
    Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, "Türkiye köklü gelenekleri olan bir devlet yapısı ile birbirine sık sıkıya kenetlenmiş bir toplum yapısı ve ahlak anlayışıyla yolsuzluklar karşısında direnebilecek, koruma mekanizmaları üretebilecek bir ülkedir" diyor.
    Haksız mı?


    Kaçak su iki yıla kadar bitecek
    İstanbullular günde 300 bin damacana su tüketiyor ve su üreticilerinin hesabına göre bunun yarısı kaçak yollardan geliyor. Sahte marka ve sahte dolum yöntemleriyle birileri sağlığımızla oynuyor.
    3 Kasım öncesinin MHP'li Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un, halkın sağlığı yerine kurduğu vakıf yoluyla kendi çevresini kalkındıracak vakıf uygulamasından cumartesi günü bahsetmiştim.
    Su üreticilerini güya denetlemek amacıyla ömür boyu başkanı olduğu Türk Sağlık Eğitim Vakfı'ndan (Türk-SEV) hologram denilen şişenin boynuna takılan plastik emniyet bandını satın almaya mecbur kılmasından söz ediyorum.
    Neyse ki Sağlık Bakanı Recep Akdağ, su üreticilerinin kaçak su dolumunu önleme tavsiyelerine kulak kabarttı. Bu arada Bakan Recep Akdağ, Osman Durmuş'un vakfının iki yıllık sözleşmesinin sona ereceği tarih olan
    16 Haziran'ı beklemek zorunda kaldı.
    Şimdi su üreticileri iki yıl içinde kaçak suyun bitmeye yüz tutacağını söylüyor. Elbette birileri yine bir gedik bulup, halkın sağlığıyla oynamak isteyecektir.
    İki yıl süre konulmasının gerekçesi de su üreticilerinin yeni kararlar doğrultusunda yatırım yapmasını sağlamak. İki yıl sonra her firma kendi şişesini üretecek, şişelerin üzerinde kabartma logo olacak.