Gezi'den iktidar çıkar mı?

Referandum seçeneğiyle siyaset Gezi'ye nihayet kulak verdi. Peki 16 günün özeti ne?
Gezi'den iktidar çıkar mı?

Dün akşamki toplantının sonucunda "referandum” ihtimali çıkmasıyla Gezi Parkı’ndaki 16 günlük eylemde başka bir aşamaya geçilmiş oldu. Ağaçlarını korumak için barışçıl, pasif bir direnişe geçip gaz, su ve şiddet gören insanların sesi nihayet iktidara ulaştı. Kışla inadını referanduma çeviren Başbakan’ın nasıl bir çözüme gideceğini göreceğiz.

16 gün boyunca iktidar cephesinde değişmeyen bir tavır vardı. Gezi Parkı’nda büyük çoğunluğu oluşturan farklılık ısrarla görmezden gelindi. Bıkkınların öfkesi, öfkenin siyasetiyle çatıştı. Siyaset, polisi ve dilinden düşürmediği “marjinal” kelimesini kullanarak çatışmaları marjinalleştirmeyi başardı.

Gezi Parkı’nda, Taksim’de, Beşiktaş’ta yaşananların ateşi, anaakım medyanın umursamaz tavrına karşı sosyal medyanın gücüyle diğer illere sıçradı.

Bu sırada uluslararası basın devreye girdi. Ama siyaset, ilk yardım çantasındaki en eski malzemeye sarıldı. Dış mihraklardan, lobilerden, komplolardan bahsetti.

Başlangıçta sorulması gereken “bizim televizyonlar niye canlı yayınlamıyor” sorusu yerine “CNN neden olayları canlı veriyor” sorusu tercih edildi. Oysa cevabı basitti: Habercilik yaptıkları için.

Birinci Körfez Savaşı’ndan, Irak Savaşı’na kadar habercilik açısından binlerce tartışmalı işe imza atsa da CNN’in yıllardır sürdürdüğü “olay yerinden canlı” haberciliğini bilenler açısından Türkiye’de olmaları garip değildi.

İktidar, Gezi Parkı’nda yaşanları doğru okumak yerine, uluslararası medyanın, lobilerin, muhalefetin birlikte hareket ettiği bir komplo olarak algılamaya ve kabul ettirmeye çalıştı. Kendi eliyle kışla inadını krize çevirdi.

Bu yanlış okumanın en naif göstergesi, Gezi Parkı’nda “malum yapılar” tarafından kendisine alternatif bir iktidar kurulmaya çalışıldığı iddiasıydı.

Siyaset evinde bilgisayarını, Playstation’ı bırakıp parka gelenleri iktidar kurmakla itham ederken, polis şiddetinden kaçan ulusalcıyı, BDP’liyi ve ülkücüyü aynı fotoğraf karesinde buluşturmayı başardı.

Oysa parkta sadece çadır kurdukları için polisin şiddetine maruz kalanlar olmasa, siyaset nadan diliyle inat etmese sonuç bu noktaya varmaz, bütün bu acılar yaşanmazdı.

Yaşananları marjinallerin ön planda olduğu bir komplo klişesiyle açıklamaya çalışanlar da her fırsatta en büyük dertleri “dünyaya rezil olmamak” olanlar için de işin özeti: Gezi Parkı’ndakilerin hükümeti yıkmak, iktidar olmak gibi bir amaçları yoktu. Onlar bütün farklılıklarıyla özgür bir şekilde bir arada yaşayabilecekleri bir ülke istiyorlardı. Ağaçlar da dahil..