Amerika-İsrail ilişkilerinde tarihi kırılma

AIPAC'in başkanlık seçimlerini etkilediği, Beyaz Saray ve Kongre'ye her istediğini dayattığı günler geçmişte kalmışa benziyor. Amerika'daki Yahudi toplumu da, özellikle de yeni nesil, artık dünyayı İsrail ve onun güvenlik ihtiyaçları üzerinden görmüyor.

Netanyahu’nun ziyaretinin Kongre’de ve Amerika’daki Yahudi toplumu içinde yarattığı tepki Amerika’ya ve İsrail lobisine dair iki miti bir kez daha yıktı.

Öyle sanıldığı gibi Amerikan politikası artık bütünüyle İsrail lobisine teslim değil.

Yani artık Amerikan dış politikasını ‘İsrail’in ve Amerika’daki İsrail lobisinin ne istediğine bakalım’ türünden yaklaşımlarla anlamak mümkün değil.

Ayrıca İsrail lobisi denen şey de Amerika’daki Yahudi toplumu da tek ses ve tek vücut olmaktan çok uzak. İçlerinde İsrail’e, İsrail’in bölge politikalarına, Filistin’le barış sürecine bambaşka bakan farklı farklı onlarca grup var.

Netanyahu’nun İsrail'deki seçimlere iki hafta kala Beyaz Saray'ın tepki gösterdiği tartışmalı ABD ziyaretine verilen tepkiler tam da bu iki noktayı kanıtlar nitelikte.

Hikayeyi baştan anlatalım.

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi John Boehner, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu İran konusunda Kongre'nin ortak oturumuna hitap etmesi için davet etti.

Boehner, bu daveti ABD Başkanı Barack Obama'nın İran politikasının altını oymak için ve Obama’yı haberdar etmeden yaptı. ??

Boehner'in bu davetine Beyaz Saray "normal diplomatik protokolün ihlali" diyerek tepki gösterdi ve Obama’nın ve Dışişleri Bakanı Kerry’nin Netanyahu ile görüşmeyeceğini söyledi.

Bunu izleyen haftalarda Obama yönetimi ve Netanyahu arasındaki ilişkiler gerildikçe gerildi.

Mesele Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen John Kerry’i bile çileden çıkardı.

Kerry, geçen hafta, Netanyahu’nun Bush’un Irak’ı işgaline de destek verdiğini ve tıpkı Irak’ta olduğu gibi İran’da da yanıldığını söyleyen sert bir konuşma yaptı.

Kongre’deki Demokratlar da İsrail Başbakanına bugüne dek görülmemiş sertlikte tepki gösterdi.

Kongre’de İran’a karşı yaptırım tasarısının başını çeken bir grup Demokrat, İran ile müzakerelerde siyasi çerçeve anlaşması için öngörülen son tarih olan 24 Mart'a kadar tasarıyı oylamayacaklarını bildirdi.

Bundan daha da önemlisi, geleneksel olarak İsrail’e yakın duran Demokratlar dahi Netanyahu’nun Kongre’deki konuşmasını protesto etmek için oturuma katılmadı.

Tüm bu olanlar birer ilk.

Bir Amerikan Dışişleri Bakanı’nın İsrail Başbakanını bu kadar sert bir dille eleştirmesi, Amerikan yönetiminin en tepesinden ardarda gelen eleştiriler, Kongre’nin verdiği tepki Amerikan tarihinde daha evvel görülmemiş türden tepkiler.

Görünen o ki Netanyahu’nun ziyareti Amerikan siyasetinde tarihi bir kırılmanın önünü açtı.

Bugüne dek İsrail hem Cumhuriyetçiler’in hem de Demokrat’ların desteğini alırken, bugünden sonra İsrail’e destek ağırlıklı olarak Cumhuriyetçiler’den gelecek gibi görünüyor.

Netanyahu’nun Obama ile Kongre üzerinden çekişmesine Amerika’daki Yahudi toplumun verdiği tepki de bir başka kırılmayı gözler önüne serdi.

İsrail’in mevcut hükümetine yakınlığıyla bilinen pek çok grup Netanyahu’nun ziyareti konusunda Obama’nın yanında yer aldı.

İsrail lobisinin en güçlü ayağı olan AIPAC’in içinden dahi farklı farklı sesler yükseldi.

Yani artık kabaca ‘Yahudi toplumu’ ya da ‘İsrail Lobisi’ olarak niteleyeceğimiz yekpare bir grup yok.

Tüm bu olanlar şunu gösteriyor: Amerika-İsrail ilişkilerinde bir süredir içten içe kaynayan birşeyler var.

Artık Amerika bölge siyasetini körü körüne İsrail’in tercihlerine bağlamıyor.

Pew Araştırma Merkezi’nin 2014 kamuoyu araştırmasına göre Amerikan halkı da , özellikle genç nesil, Amerika’nın dış politikasını şekillendirirken İsrail’in değil kendi ulusal çıkarlarını gözetmesini istiyor.

Yine Pew’in 2013’te yaptığı bir ankete göre genç nesil Amerikalıların büyük çoğunluğu İsrail-Filistin meselesinde körü körüne İsrail’in tarafını tutmuyor. Her iki tarafın da haklı olduğu ve hata yaptığı noktaların olduğuna inanıyor. Ve büyük bir çoğunluk Amerika’nın İsrail’i korumak için İran ya da herhangi başka bir bölge ülkesine askeri müdahalede bulunmasına karşı. 

İsrail lobisi de güç kaybediyor.

AIPAC’in başkanlık seçimlerini etkilediği, Beyaz Saray ve Kongre’ye her istediğini dayattığı günler geçmişte kalmışa benziyor.

Amerika’daki Yahudi toplumu da, özellikle de yeni nesil, artık dünyayı İsrail ve onun güvenlik ihtiyaçları üzerinden görmüyor.

Yani Amerika-İsrail arasında birkaç yıldır devam eden ve son haftalarda şiddetlenen gerginlik sadece Obama ve Netanyahu’nun arasındaki kişilik çatışmasından ibaret değil. Ve iki liderin yönetimden ayrılmasıyla da sona erecek gibi görünmüyor.

Mesele çok daha derin ve uzun soluklu...