Grexit'in stratejik sonuçları

Pazar günü yapılan oylamanın en az ekonomik sonuçları kadar önemli jeostratejik sonuçları da olacak. Yunanistan'ın Euro bölgesinden çıkması Yunanistan ve Batı Avrupa arasındaki tansiyonu daha da yükseltip Atina'yı Batı Avrupa'ya alternatifler aramaya itebilir

Yunan halkı, hükümetin, kreditörlerin nakit akışının yeniden sağlanması karşılığında öne sürdüğü koşulları kabul edip etmemesine karar vermek için sandık başına gitti.

Pazar günü yapılan referandumda halkın yüzde 60’ı kemer sıkma politikalarına hayır dedi.

Şimdi Yunanistan'ın önünde iki seçenek var.

Bunlardan ilki Euro Bölgesi’nden çıkmak.

Diğer seçenek ise kreditörlerle yeniden müzakere etmek.

Müzakerelerden anlaşma çıkmaması durumunda Çipras ya seçime gidecek ya da referanduma.

Tüm bunlar belirsizliğin süreceği ve bunun önemli ekonomik sonuçlarının olacağının habercisi.

Pazar günü yapılan oylamanın en az ekonomik sonuçları kadar önemli jeostratejik sonuçları da olacak.

Yunanistan’ın Euro bölgesinden çıkması Yunanistan ve Batı Avrupa arasındaki tansiyonu daha da yükseltip Atina’yı Batı Avrupa’ya alternatifler aramaya itebilir.

İlk akla gelen ve Avrupa Birliği ve Amerika’yı en çok ürküten alternatif Rusya.

Zaten Syriza hükümetinin Rusya ile güçlü ilişkileri var. Yunan halkı da kendileri gibi Ortodoks olan Rus halkına sempati duyuyor.

Eğer Yunanistan Avrupa ülkeleri ile müzakerelerinden sonuç alamazsa Rusya ile ilişkilerini daha da derinleştirebilir. Rusya’nın Yunanistan’a sağlayacağı finansal yardım, alt yapı projeleri, enerji anlaşmaları bu süreci hızlandıracaktır.

Rusya-Yunanistan yakınlaşmasının Batı Avrupa ve Amerika açısından en önemli sonucu Avrupa Birliği ve NATO üzerinde olacak.

AB’nin ve NATO’nun içinde bölünmelere ve karar alma mekanizmasında yavaşlamalara neden olabilir. İran nükleer müzakerelerinden, Suriye’de ve Kuzey Afrika’da izlenecek politikalara pek çok alanda AB’nin ve NATO’nun karar alması daha da güçleşebilir.

Bu durum Rusya’nın Batı Avrupa ve Amerika karşısında elini güçlendirecektir.

Rus-Yunan yakınlaşmasının ilk etkilerini Rusya’ya yaptırımlar konusunda görebiliriz.

Yunanistan geçmişte de Rusya’ya yaptırımlara karşı çıktı. Rusya ile daha yakın bir ittifak kurulması durumunda Yunanistan, Rusya’ya uygulanacak yeni yaptırımları veto edecektir.

Ayrıca Atina, NATO’nun Rusya’nın Doğu Avrupa ve Balkanlar’da izleyeceği agresif politikalarına yanıt vermesini de güçleştirebilir.

NATO’yu Rus-Yunan yakınlaşması konusunda endişelendiren bir başka neden daha var.

Yunanistan Rusya’ya limanlarını kullanma izni verirse Rusya hem Karadeniz’de hem de Akdeniz’de askeri varlığını güçlendirebilir. Akdeniz ve Karadeniz’deki askeri dengenin değişmesi, ne Avrupa Birliği’nin, ne Amerika’nın ne de Türkiye’nin görmek istediği bir senaryo.

Euro Bölgesinden çıksa dahi Yunanistan’ın Avrupa Birliği ve NATO’dan çıkması uzak bir ihtimal olarak görülüyor fakat bütünüyle ihtimal dışı da değil.

Atina 1974 ve 1980 yılları arasında yaptığı gibi NATO’dan çekilirse, NATO önemli üsleri kaybetmiş olacak. Bu durum Türkiye’nin üzerindeki yükü artıracaktır.

Ayrıca NATO’nun güvenlik şemsiyesinden ve Avrupa Birliği’nden çıkmış bir Yunanistan’ın güvenlik kaygılarının tavan yapması Türkiye ile ilişkilerinde de gerginlik yaratabilir.

Yunanistan’da yaşanan ekonomik krizin ve Pazar günü yapılan oylamanın olası stratejik sonuçları tüm bu nedenlerle Avrupa’yı olduğu kadar Amerika’yı da ürkütüyor.

Avrupa ülkelerinin önünde iki tane zor seçenek var. Siyasi olarak riskli bir karar vererek Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nde kalmasını sağlayabilirler. Ya da Yunanistan’ın Rusya’nın eksenine girmesine izin verip sancılı bir kopuşun stratejik sonuçlarına katlanmak zorunda kalırlar.