Obama yönetimin iki önemli ismi neden PYD ile görüştü?

Amerikan yönetiminin sahada en güvendiği güçlerin Rusya'ya kayması Washington için tam bir felaket senaryosu.

Amerikan başkan yardımcısı Joe Biden ile yapılan görüşmenin ardından hükümet kanadından ‘Amerika kaygılarımızı anladı, PYD davet edilmedi’ türünden açıklamalar geliyor.

Oysa Cenevre’de görüşmeler sürerken Amerika’dan iki önemli isim PYD’yi ziyaret etti.

Birincisi Obama'nın uluslararası IŞİD'le mücadele koalisyonu özel temsilcisi Brett McGurk.

McGurk 30 Ocak’ta  Kobani’ye gidip PYD yetkileriyle görüştü.

Aynı saatlerde ABD dışişleri bakan yardımcısı Tony Blinken, PYD eş başkanı Salih Müslim’le Cenevre’de biraraya geldi.

Bu görüşmelerin ne zaman planlandığını bilmiyoruz.

Dolayısıyla PYD’nin Cenevre’ye davet edilmemesine bir tepki olup olmadığını da…

Bildiğimiz şey Amerika’nın PYD ile işbirliğine önem verdiği ve siyasi süreçte PYD’yi masada görmek istediği.

Cenevre 3’in ilk etabında Türkiye’nin istediği olmuş olabilir ama sonraki aşamalarda PYD’nin bir şekilde dahil olacağı kesin.

Amerikan tarafından yapılan bu denli yüksek düzey ziyaretler bunu gösteriyor.

Bu ziyaretlerin gösterdiği ve amaçladığı bir başka önemli şey var…

Amerika Kürtleri Rusya’ya kaptırmak istemiyor.

Rusya Suriye’deki çatışmaya direkt müdahale olduğundan ve Türkiye Rus uçağını düşürdüğünden bu yana Rusya ve Suriye’deki Kürtler arasında yakın bir işbirliği var.

Eylül ayında Putin, Kürtlerin kuzey Suriye’deki kantonları birleştirme projesine desteğini açıkladı. 

PYD’nin Kobani ve Cezire ile birlikte ilan ettiği üç kantondan biri olan Afrin, Suriye’nin Halep kentine bağlı, Türkiye’nin Hatay iliyle komşu olan bir sınır ilçesi.

Moskova, Kobani ve Afrin’i birleştirmeleri konusunda  Kürtlere yardım edeceğini duyurdu.

Aralık ayında da Rusya’nın Afrin’deki Kürtlere 5000 silah verdiği söyleniyor.

Rusya’nın Kürtlere yardımı bununla bitmiyor.

Moskova havadan Suriye muhalefetini bombalıyor. Onlardan geriye kalan bölgeleri Kürtler ele geçiriyor.

PYD’ye bağlı güçler Halep’in etrafındaki köyleri bu şekilde ele geçirdi.

Rusya sahada Kürtler için Amerika’dan daha iyi bir müttefik çünkü sahada Amerika’dan daha aktif.

Ayrıca Amerika sadece IŞİD mevzilerini bombalarken Rusya, Türkiye ve Batı destekli Suriye muhalefetini bombalayarak sahada PYD’ye daha geniş bir alan açıyor.

Bunun yanında Rusya’nın Suriye içine konuşlandırdığı S-400 füzeleri sayesinde Suriye’nin kuzeyinde oluşan fiili ‘uçuşa yasak bölge’ sayesinde Kürtler Türkiye’nin ‘kırmızı çizgim’ dediği Fırat’ın batısına geçebildirler.

Bir sonraki adım Halep civarında kazanılan başarının Rakka etrafında tekrarlanması.

Yani Ruslar havadan destek verecek, Kürtler Rakka etrafına ilerleyerek Rus bombardımanının boşalttığı alanları ele geçirecek.

Tüm bunlar Amerika için endişe verici gelişmeler.

Amerikan yönetiminin sahada en güvendiği güçlerin Rusya’ya kayması Washington için tam bir felaket senaryosu. Çünkü Amerika’nın Suriye’de, Kürtlerle çalışmak dışında işleyeceğine inandığı bir B planı yok.

‘Rusya mı Amerika mı’ sorusu Cenevre’ye PYD’nin davet edilmemesinin ardından Kürtler arasında tartışılmaya başlandı.

Kürtlere göre Amerika PYD’nin Cenevre’ye katılması konusunda Rusya kadar dik durmadı.

Moskova bu konuda son dakikaya kadar ısrarcı olurken Amerika sessiz kaldı.

Tüm bunlar Amerika’nın ‘Kürtleri Rusya’ya kaptırma’ korkusunu tetikleyen şeyler.

Obama'nın IŞİD'le mücadele koalisyonu özel temsilcisi Brett McGurk ve dışişleri bakan yardımcısı Tony Blinken’in PYD ziyaretlerini bu çerçeveden görmek lazım.

Kürtlerin ne yapacağına gelince…

Şimdilik Kürtler hem Rusya hem de Washington ile çalışmaya devam edeceğe benziyor.

İkisinden de vazgeçmek güç.

Rusya Kürtler için Soğuk Savaşın bitimine kadar iyi ilişkiler içinde oldukları eski bir dost.

Fakat Kürtler Putin’in desteğinin Ankara-Moskova gerginliğinin kısmi bir sonucu olduğunu, konjonktür değiştiğinde Putin’in Kürtleri yarı yolda bırakacağını biliyorlar.

Amerika’nın desteği ise sadece askeri olarak değil siyasi olarak da çok önemli. Kürtler için uluslararası alanda önemli bir meşruiyet kaynağı.

Bu nedenle şimdilik Kürtler Rusya ve Amerika ile çalışmaya devam edecek gibi görünüyor.

Ancak bu durum değişebilir.

Bir noktada Kürtler Moskova ve Washington arasında bir seçim yapmak zorunda kalabilirler.

Bu seçimi ne zaman yapmaya zorlanacaklarını ise Cenevre sürecinin seyri ve Washington ile Moskova’nın Suriye vizyonundaki ayrışma/yakınlaşma belirleyecek.