Türkiye Suudilerle Suriye'ye mi giriyor?

Huffington Post'un iddiasına göre, Türkiye karadan asker gönderecek, Suudi Arabistan da hava saldırılarıyla destek verecek. Buna kanıt olarak da Türkiye'nin mart ayında Katar ile imzaladığı savunma anlaşmasını gösteriyor.

Amerikan Huffington Post gazetesi ilginç bir iddia ortaya attı. Gazeteye göre Türkiye ve Suudi Arabistan Esad rejimini devirmek için askeri bir ittifak kurmaya hazırlanıyor.

İki ülke konuya ilişkin üst düzey görüşmeler gerçekleştiriyormuş.

Görüşmelere yakın kaynakların gazeteye yaptığı açıklamalara göre, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki müzakereler Katar arabuluculuğunda yürütülüyor.

İddiaya göre, planlanan ortaklık çerçevesinde, Türkiye karadan asker gönderecek, Suudi Arabistan da hava saldırılarıyla destek verecek.

Haberde, Şubat ayında Washington'a giden Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamid El Tani'nin söz konusu görüşmelerden ABD Başkanı Barack Obama'yı da haberdar ettiği söyleniyor.

Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki görüşmelere katılan bir başka kaynak, müzakerelerin başarılı bir şekilde ilerlemesi halinde, iki ülkenin ABD desteklesin ya da desteklemesin, Suriye'ye müdahale edeceğini öne sürüyor.

Nereden bakarsanız bakın inanması güç bir iddia.

Türkiye’nin uçuşa yasak bölge kurulmadan, Amerika’nın desteği olmadan Suriye’ye asker göndermesi pek çok açıdan sakıncalı.

Türkiye de bunu defalarca söyledi.

Davutoğlu, Ekim 2014’te, CNN'den Christian Amanpour'a verdiği röportajda, Türkiye’nin Suriye’ye asker gönderebileceğini fakat bunun ancak Amerikan yönetimi Esad rejimini hedef alırsa ve Suriye içinde uçuşa yasak bölge kurulursa olacağını söyledi.

Türkiye bu talebini aralık ayında Ankara’ya gelen Amerikan Başkan yardımcısı Joe Biden’a da iletti fakat Amerikan tarafı bu talebi reddetti.

Kırşehir’de eğitilen Suriyeli muhaliflerin dahi Suriye içine gönderilmesi ve etkin savaşabilmeleri için ‘korunaklı bölge’ ya da ‘uçuşa yasak bölge’ talep ederken, Türkiye’nin kendi askerlerini böyle bir bölge olmadan Suriye içine göndermesi çok büyük bir risk.

Ve hükümetin, seçimlerden sonra dahi olsa, mevcut şartlar altında böyle bir riski alacağını düşünmüyorum.

Türkiye uçuşa yasak bölgeyi Suudilerin kuracağını düşünüyor da olamaz/olmamalı.

Amerika ‘uçuşa yasak bölge’ fikrine boşuna ısrarla karşı çıkmıyor.

Suriye içinde böyle bir bölge kurmak Esad’a karşı resmen savaş ilan etmek anlamına gelecek. Bu, uzun soluklu ve maliyetli bir askeri angajman.

Pentagon böyle bir bölge için yüzlerce Amerikan uçağının gerekeceği ve bunun aylık 1 milyar dolara mal olacağını söylüyor.

Ayrıca Suriye sınırları içinde uçuşa yasak bölge kurmak Esad’ın hava gücüyle çatışma riskini getiriyor. Washington hala elinde Amerikan uçaklarını vurma kapasitesi olan Esad rejimiyle böyle bir çatışmaya girmek istemiyor.

Dünyanın en iyi ordusuna sahip olan Amerika’nın dahi almak istemediği bir riski Suudiler alabilir mi? Üstelik de Yemen’de savaşırken…

Huffington Post haberinde, Türkiye’nin bir kara operasyonuna hazırlandığına kanıt olarak mart ayında Katar ile imzaladığı savunma anlaşmasını gösteriyor.

Bu anlaşmayla Katar’ın Türkiye topraklarında askeri güç bulundurabileceğine vurgu yaparak bahsedilen Suriye müdahalesine Katar güçlerinin de katılacağını ima ediyor.

Oysa ki Katar’ın ordusu çok küçük. Kendi savunması için başka ülkelerin yardımına muhtaç.

Yani Türkiye ile Katar arasında imzalanan anlaşma Katar’ın Türkiye topraklarında asker bulundurmasından çok Türkiye’nin Katar’da askeri güç bulundurmasına yönelik gibi görünüyor.

Üstelik Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle askeri işbirliği anlaşmaları imzalaması yeni değil, 2009’dan bu yana bu tür anlaşmalar imzalıyor.

Fakat ilginç olan bir şey var.

Huffington Post’un iddiası daha önce de Arap medyasınca dillendirildi ve iddia ne Suudiler ne de Katar tarafından yalanlandı.

İddianın bugüne kadar yalanlanmamasının altında Körfez ülkelerinin ve Türkiye’nin Obama yönetimi üzerinde baskı oluşturmak istemesi yatıyor olabilir.

Körfez ülkeleri İran konusunda endişeli.

Nükleer müzakerelerin ardından İran’ın bölgede daha agresif olmasından korkuyorlar ve Amerika’dan daha fazla güvenlik garantisi istiyorlar.

Obama’nın Suriye’de pasif bir politika izlemesi endişeleri daha da artırıyor.

Oluşturulmaya çalışılan Arap Gücü ile, ‘Suudi-Türkiye koalisyonu Suriye’ye Amerikasız da girer’ mesajıyla Amerika’ya şunu söylemek istiyor olabilirler: Eğer Suriye’de, Körfez’de pasif kalmaya devam edersen, meydanı İran’a bırakırsan inisiyatifi kaybedersin.

Huffington Post’un ‘Suudi-Türkiye koalisyonu Amerika’nın desteği olmasa dahi Suriye’ye girecek’ iddiası gerçekçi değil.

Bu ülkelerin Amerika üzerinde baskı kurmak için böyle bir blöfe girmiş olmaları daha gerçekçi.

Bahar sonunda Camp David’de Amerikan yönetimi ve Körfez ülkeleri bir araya gelecek. Bakalım Obama yönetimi bölge ülkelerinin blöfünü görecek mi...