Amerika'yla yeni bir başlangıç (3)

Irak harekâtı dolayısıyla zarar gören Türk-Amerikan ilişkilerinin tamir edilmesi gerekiyor. Kongre Ermeni soykırımı iddiasını kabul ederek ilişkilerimize ölümcül nihai darbeyi vurmazsa, bu mümkün.

Irak harekâtı dolayısıyla zarar gören Türk-Amerikan ilişkilerinin tamir edilmesi gerekiyor. Kongre Ermeni soykırımı iddiasını kabul ederek ilişkilerimize ölümcül nihai darbeyi vurmazsa, bu mümkün. Yeni ortak çıkar alanları bulmak ve hayal kırıklıklarının unutulmasını zamana bırakmak yeterli.
Bazı üst düzey Amerikalılar bizi birbirimize bağlayan eski ortak çıkar alanlarının hemen tümüyle ortadan kalktığını ileri sürüyorlar. "Soğuk Savaş bitti ve Sovyetler'e karşı işbirliği gereği sona erdi. Balkanlar'daki çatışmalar yatıştı. 1991 sonrası Kuzey Irak için uygulanan NW programına da gerek kalmadı. Amerika'nın hâlâ desteklediği Bakü-Ceyhan boru hattı, çok daha önemli Irak petrollerinin gölgesine girdi" diyorlar. Bu durumda iki yeni alanda işbirliği yapabileceğimizi söylüyorlar: Terörizmle mücadele ve kitle imha silahlarının (KİS) bölge ülkelerince üretilmesinin önlenmesi.
Terörizm denince Amerika'nın aklına sadece El Kaide değil, İsrail'e saldıran Hizbullah da geliyor. Bu örgütü İran ve Suriye destekliyor. Öte yandan Amerika İran'ın nükleer silahlar geliştirmesine de karşı. İran-Irak Savaşı sırasında, Irak kadar olmasa da, İran'ın da kimyasal silah kullandığı biliniyor. Amerikan basını Suriye'nin de KİS üretimi yaptığını yazmaya başladı.
Bu nedenlerle, İran ve Suriye yetkilileriyle yaptığımız temaslarda bu iki konunun gündemin başında yer almasını istiyorlar. İran'ın Kürt Hizbullah'ını yetiştirdiği, Türkiye'deki bazı laik aydınların İran destekli terörist örgütlerce öldürüldüğü de ciddi biçimde iddia ediliyor. Geçmişte İran sınırları içinde PKK'lıları barındırmıştı. Buna karşılık Türkiye'nin PKK konusunda Suriye ile ihtilafı sona erdi. Ama artık sorun bizi doğrudan ilgilendiren terörizmin sınırlarını çok aştı. Dünyanın terörizm faciasından masun kılınması amaçlanıyor.
Bu, terörizmden çekmiş olan Türk milleti için çok önemli.
Bu bakımdan Amerika'yla işbirliği yapmamız çıkarımıza.
Bu noktada işgal ve diğer nedenlerle yapılan her mücadelenin terörizm olup olmadığı konusuna açıklık getirilmesi gerekiyor. Yeni eğilim devlet-altı silahlı grupların tüm faaliyetlerinin terörizm olarak kabulü yönünde. 10 Mayıs tarihli Radikal'de çıkan 'Halk Savaşı' başlıklı makalemde, sivil öldürmemek, sivil hedeflere saldırmamak ve çatışmadan önce silahını açıkça taşımak gibi savaş hukuku kurallarına uymak kaydıyla yapılacak savaşın meşru olduğunu anlatmaya çalıştım. Bu kayıtlara uymayan saldırılar, ne kadar haklı gerekçelere dayalı olursa olsun, terörizm kapsamına giriyor. Hizbullah ve özellikle de Hamas sürekli sivil öldürerek savaşıyor.
Türkiye'nin bir ilk adım olarak İsrail'e yüksek düzey bir ziyarette bulunması, bu arada yeni Filistin Başbakanı'yla da temas etmesi ve terörizm konusunda görüşlerini açıklaması, İran ve Suriye ile temasların yarattığı yanlış anlamaları da ortadan kaldırabilir.
Asıl ortak çıkar alanını Irak'ın kendisi oluşturuyor. Irak'ın toprak bütünlüğünü koruyarak normalleşmesi ve uluslararası sisteme dönmesi, Türkiye için hem ekonomik hem de güvenlik açısından çok önemli. Bu amaçla Irak'ta demokratik nitelikleri olan yeni rejimin yerleşmesi icap ediyor. Bu ise Irak'ın yaşadığı güncel ekonomik güçlükleri süratle aşarak kalkınmaya başlamasına bağlı. Yani Irak'a ilişkin Türkiye'nin çıkarlarıyla Amerika'nınkiler tam olarak uyuşuyor ve iki ülkenin yoğun bir işbirliği yapmasını gerektiriyor.
Yeni Irak rejiminde Şii çoğunluğun demokrasi dışı baskı kurması Kürtlerin bağımsızlık arzularını güçlendirebilir. Irak'ın toprak bütünlüğünü pekiştirmek amacıyla Türkiye Kürtlerin demokratik haklarını desteklemeli. Bu bakımdan Kürtlere dönük yeni bir politik açılım yapmak da yararlı olabilir.
Bu gelişmeler, Türkmenlerin, ilerde sorun haline dönüşmeden, yeni rejimde hak ettikleri yeri almalarını kolaylaştırır. Bu amaçla bir nüfus sayımı yapılması da düşünülebilir. PKK'nın tasfiyesiyle birlikte Kuzey Irak'ta
Türk birliklerinin bulunması için bir neden de kalmaz.