Avrupa'nın derdi

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Irak'a girmemesini isterken, Amerikan tutumunun bir rasyoneli olduğu düşünülebilir.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Irak'a girmemesini isterken, Amerikan tutumunun bir rasyoneli olduğu düşünülebilir. Bu konunun kabul edilmeyen 2. tezkerenin ardındaki askeri muhtırada nasıl lehimize çözümlendiğini biliyoruz. Şimdi Amerika'nın Türkiye'den asker geçirmesine izin vermediğimiz için, onun da bizim ihtiyaçlarımıza duyarlı davranmadığı söylenebilir.
Ama AB üyesi ülkelerin hep bir ağızdan aynı itirazda bulunmasının anlamı ne?
Irak konusunda Avrupalılar hem kendi aralarında hem de Amerika'yla çatışıyorlar. Hepsinin birleştiği tek nokta, Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmemesi. Çok da kızmışlar.
Sanki çok gerekliymiş gibi, birisi 'AWACS personelini çekeriz' diyor. Diğerleri de, böyle hareket edersek, AB üyelik şansımızı yitireceğimiz uyarısında bulunuyor. Yoksa muhakkak üye yapacaklar (?).
Bu vesileyle Amerikan basını gibi Avrupa basınının da pek özgür olmadığını;
hükümetlerinin politikalarını desteklemek ya da söyleyemediklerini söylemek
için bin bir türlü sav icat ettiğini görüyoruz.
Aslında Kerkük bir Kürt kentiymiş de, Saddam orayı Araplaştırırken Kürtleri sürmüş; şimdi yurtlarına geri dönmek isteyen Kürtleri Türkiye engellemek istiyormuş. Osmanlı'da Musul vilayeti hem şimdiki Kuzey Irak'ı hem de bizim Güneydoğu'yu kapsıyormuş da Lozan Antlaşması'yla ikiye bölünmüş, yani Kürtler ikiye bölünmüşler. Bu haksızlık ancak Musul vilayetinin birleştirilmesiyle giderilebilecekmiş (?).
Komşuları tarafından ezilen Kürtlere, Amerikan ve İngiliz uçaklarının korumasıyla sağlanan haklarından geri gidilmesine izin verilmeyecekmiş. Sanki 36. paralelin kuzeyindeki koruma Türkiye'nin öneri, izin ve katkısı olmadan yapılmış da, Türkiye şimdi silahlı kuvvetleriyle Kürt haklarını ortadan kaldırmayı amaçlıyormuş.
Oysa Türk güçleri 1991 yılından bu yana zaten Kuzey Irak'ta bulunuyor.
İncirlik Üssü'nün kullanılmasına izin veriliyor. Türkiye, Kürt gruplarla çok sıkı işbirliği yapıyor. Yoksa Kürtler bugünkü özerkliklerine kavuşabilirler miydi? Bu bağlamda Türkler kuzeyden girerse Türk-Kürt savaşı başlar teranesinin anlamı var mı?
Ama genelde Batı özelde AB, bizi PKK'yı değil de Kürtleri ezen ve sınırları
dışındaki Kürtleri de ezmeye hazır bir güç olarak görme eğiliminde. Hatta bilinçaltımızda 85 yıl öncesine dönüp Osmanlı İmparatorluğu'nu ihya etme için bölgeyi tekrar fethetmeyi amaçladığımıza inanıyor. Bu nedenle de Türkmenlerin nüfusunu şişirdiğimizi ileri sürüyor. Tabii kendilerinin 50 yıl önceki sömürgeciliğe dönme dürtüleri buharlaşmış durumda.
Avrupa, Irak'ın 1932 yılında bağımsızlığını kazanmak için yaptığı tek yanlı 'bildiri'de Türkmenlerin Kürtlerle aynı hukuki düzeyde olduklarını ve dış yardımla isyan eden Kürtlerden farklı olarak Irak rejimi tarafından gerçekten ezildiğini görmezden geliyor. Irak'ın yeniden yapılandırılmasında
Türkmenlerin haklarının iadesini ağzına bile almıyor.
İşte tam bu sırada AP'deki Türkiye raportörü, radikal laikliğe ve ulusal homojenliğe aşırı ağırlık veren Kemalizm nedeniyle, Türkiye'nin AB üyeliğine uygun bir demokrasi olamayacağını yazıyor. Bu görüş dış politikayla da ilişkili. Kemalizm ve onu savunan asker-sivil güçler ya da 'devlet' yüzünden, Türkiye'nin Kıbrıs sorununu çözememesinin yanında, sınırları dışındaki Kürtlerin haklarına kavuşmalarına mani olarak kendi Kürtlerini baskı altında tutmayı amaçladığı da ima ediliyor.
AB'nin Türkiye'yi anlamaması veya yanlış anlaması artık aşılması güç
patolojik bir engel haline geliyor. Türkiye'nin tarihi kimliği dolayısıyla Kopenhag Kıstasları'nı yerine getirmesine imkân olmadığı görüşü AB'de yayılıyor. Türkiye karşıtlığı, Batı ve AB içi anlaşmazlıkların giderilmesinde bir araç gibi kullanılıyor. Türkiye'ye nefret boyutlarına çıkan tepkiler, Kürtlere karşı duygusal bir yakınlığa bürünüyor ve Irak'ın toprak bütünlüğünü, dolayısıyla da bölgenin istikrarını tehdit etmeye başlıyor. Türkiye, İran ve Suriye ile işbirliğine itiliyor.
Bu muameleye, acaba, istenmediğimiz bir birliğe katılmakta ısrar ettiğimiz için mi maruz kalıyoruz?