Ben Kıbrıs Rumu olsaydım (2)

Geçen yazıda, Annan Planı'nda önerilen devlet yapısının İsviçre modelinden esinlendiğini...

Geçen yazıda, Annan Planı'nda önerilen devlet yapısının İsviçre modelinden esinlendiğini; 1960 anlaşmalarıyla kurulan ve De Cuellar belgeleri ile Butros Gali 'Fikirler Dizisi'nde de öngörülen, başkanlık sisteminden farklı olduğunu; Türkleri çoğunluğu oluşturan Rumlara karşı koruyamayacağını anlatmıştım. Bu yazıda toprak, mülkiyet ve göçmenler konularına değineceğim.
'Fikirler Dizisi' müzakerelerinde Türk tarafına adanın yüzde 29'unun biraz üstünde bir toprağın bırakılması öngörülüyordu. Annan Planı çerçevesinde yüzde 28'den söz ediliyor. Ancak bu rakam tartışmalı. Unutmayalım her yüzde 1'lik değişiklik 92 kilometrekare toprak, yani iki buçuk Bozcaada demek.
Kabaca, Rumlara Türk bölgesinden yüzde 8, 'Yeşil Hat' boyunca yer alan ara bölgenin tümü, yani yüzde 2.64 ve İngiliz üslerinden yaklaşık yüzde 1 olmak üzere, adanın toplam yüzölçümünün yüzde 11.5'i üzerinde bir toprak verilecek. Bu 1000 kilometrekareden biraz fazla ediyor.
Bu topraklara, Karpaz, Dillirga ve Mesarya'da bulunan toplam 14 köy/kasabayı ve 60 bin 398 dönüm (ya da 45 kilometrekare) kilise arazisini (505 kilise ve manastır, 447 işyeri) ilave etmek lazım.
GKRY eski cumhurbaşkanı ve AB ile müzakere heyeti başkanı Vasiliu'nun Eylül 2003'te yayımladığı raporda, 1974 Türk müdahalesinden sonra güneye geçmek zorunda kalan göçmenlerin 96 bini Rum bölgesine verilecek bu topraklara yerleştirilecek.
Vasiliu, çözümü takip eden ikinci yılın sonunda 21 bin Rum'un da Türk bölgesine yerleşeceğini söylüyor. Bunlar 65 yaşını geçmiş Rumlarla onlara refakat edecek birer kişi ve dört Karpaz köyüne yerleştirileceklerden oluşuyor. Bu rakam, çözümü izleyen altıncı yıldan 15. yıla kadar kuzeye yerleştirilecek olan ve Türk nüfusun yüzde 21'ine ulaşan 42 bin Rum'un içinde sayılıyor. Bir başka deyişle 15. yılın sonunda 21 bin Rum daha Türk bölgesine yerleşmiş olacak. Böylece 160 bin Rum göçmenin 138 bini (96 bin+42 bin) bir şekilde geri dönmüş olacak. Ayrıca Maruniler de kendi köylerine dönecek.
Tazminat ve takas yoluyla tasfiye edilenlerin dışında kalan mülkler, Kıbrıs'ta çözümden beş yıl sonra Rum göçmenlere iade edilecek. İadeye konu olacak mülklerin alanı, Türk bölgesinin yüzölçümünün ve konut sayısının yüzde 10'unu, belediye ve köylerinse yüzde 20'sini geçmeyecek.
Annan Planı, Rumlara geri verilecek özel mülklerin alanını, adanın toplam yüzölçümü yerine, toplam özel mülk alanıyla kıyaslasaydı daha doğru olurdu. Kıbrıs'ın yüzölçümünün yüzde 72'si özel mülkiyet altında. Bu durumda Rumlara iade edilecek özel mülkler, Kuzey Kıbrıs'ın toplam özel mülkiyet alanının, kabaca, yüzde 15'ini ve meskûn yerlerin yüzde 30'unu kapsıyor. Bunlar kuşkusuz önemli büyüklükler.
Öte yandan Rumlara iade edilecek bu özel mülklerin alanı Kıbrıs'ın tümünün yüzde 3'ünü geçiyor. Bu rakamı, Kilise arazisi ve 14 köyün alanıyla birlikte yüzde 28'den çıkarırsak, Türk bölgesi fiilen yüzde 24'lerin altına düşüyor.
Rumlara bu oranlarda toprak ve mülk verilmesi için 100 bin civarında Türk'ün finansmanı sağlanmadan yer ve iş değiştirmesi gerekecek.
Annan Planı, Türklere ait olan ve gasp edilen 659 bin 354 dönüm (yaklaşık 500 kilometrekare) vakıf ve sultan malı arazinin Türklere iadesiniyse sağlamıyor.
Annan Planı'nda sözü edilmeyen diğer bir husus da, AB mevzuatına göre, çözümü takiben yatırım amacıyla kuzeye gelmek hakkına sahip Rumların arazi satın almalarında herhangi bir kısıtlama olmadığı. İkinci konut ve tarım arazisi alımlarında AB mevzuatının uygulanıp uygulanmayacağı ise bilinmiyor. Ancak Rumların bu amaçla Lüksemburg Adalet Divanı'na müracaat edip, Annan Planı'nı AB mevzuatı doğrultusunda değiştirmeleri de mümkün.
Ben Kıbrıs Rumu olsaydım, toplam göçmenlerin hemen hepsinin geriye dönmesine imkân veren; Kıbrıs'ın yüzde 11.5 toprağını, kuzeyin topraklarının yüzde 10'una ve meskûn yerlerin yüzde 20'sine tekabül eden özel mülkünü, 14 köy/kasabanın tümünü ve 45 kilometrekare kilise arazisini iade eden; buna karşılık Türk vakıf ve sultan arazisini 'uyutan' Annan Planı'nın yarattığı bu fırsatı kaçırır mıydım?