Bir uyarı

MİT'in kuruluşunun 80. yıldönümü dolayısıyla Müsteşar Sn. Emre Taner bir değerlendirme yaptı. İfade ettiği görüşler daha çok genel nitelikte.

MİT'in kuruluşunun 80. yıldönümü dolayısıyla Müsteşar Sn. Emre Taner bir değerlendirme yaptı. İfade ettiği görüşler daha çok genel nitelikte. Hükümetin politikalarını eleştirmiyor. Bugünün çok tehlikeli dünyasında Türkiye'nin eksiklerini ortaya koyuyor.
Sn. Taner özetle diyor ki: Uluslararası ilişkiler kökten değişiyor; tehdit ve tehlikeler ulus-devletlerin hayatına son verecek boyutlar kazanıyor; uluslararası sistemin merkezinde olan bir ülke için bekle-gör
türü taktikler veya savunmacı politikalar geçersiz kalıyor. Türkiye, güçlü ekonomi, kusursuz dış politika ile caydırıcı bir askeri yapılanmaya sahip olmalı ve istihbarat kuruluşumuz bu ihtiyaçlara cevap verecek hale getirilmelidir.
Ekonomimizin dış etkilere bu denli açık olduğu bir ortamda, ciddi bir dış politika yapmanın neredeyse imkânsız olduğu gerçeğini bir yana bırakalım.
Dünyada terörizmle mücadele ilk önceliğe sahip. Ortadoğu'da Hamas ve Hizbullah örneklerinde de görüldüğü gibi, devlet altı güçler dış düşmanla mücadelede düşük yoğunluklu savaş yaparak, kendi devletlerinden daha başarılı oluyorlar. Yoksul kesimlere karşı bazı sosyal işlevler üstlenerek toplumsal destek sağlıyorlar.
Devlet altı güçlerin uluslararası ilişkilerde ön plana çıkışı, Ortadoğu'nun esasen başarısız devletlerinin iç savaşlarla giderek yok olmasına yol açabilecek. Oysa sosyoekonomik kalkınma ve demokratikleşme reformlarını ancak devletler yapabilir.
Irak'ta Amerika'ya karşı savaşan Sünniler El Kaide ve eski Baasçılardan oluşuyor. Bunlar Şii milislerle de savaşıyor. Kürtlere karşı Ensar-ı İslam örgütü var. Ayrıca Sünni terör Musul ve Kerkük'ü de vurmaya başladı.
Devlet geleneğine sahip Türkiye'nin, Irak'taki gibi, Lübnan ve İsrail'de teröre başvuran gruplarla da bir ilişkisi yok. Bu nedenle uyguladığı dış politikanın fazla bir etkisi olmuyor. İran türü devlet dışı gelenekleri olan ülkelerse, devlet altı gruplarla kurdukları ilişkiler sayesinde dünya çapında politika yapıyorlar.
Bu duruma çok etkin bir istihbarat çare bulabilir.
Asıl sorun daha çok ülke içiyle ilgili. Bugün Türkiye her yönüyle nüfuz edilmiş bir toplum niteliği taşıyor. Gelişmemiş toplumların iç savunma mekanizmaları da yeterince gelişmediğinden, demokrasi ve özgürlükler dış etkilerin kamuoyuna hâkim olmasını sağlıyor. Türkiye kendi içinde dışa karşı savunmasız bir toplum görüntüsü veriyor. Müttefiklerimiz dahil yabancı ülkeler, Türkiye'ye ilişkin dış politikalarını normal kanallardan çok psikolojik harekâtlarla yürütüyor.
Terörizmin en büyük tehdit olduğu bir ortamda insan hak ve özgürlükleriyle güvenlik arasında bir gerilim olması doğal. Özgürlükleri tehlikeye düşürmeden güvenliğin korunması çok dikkatli politikalar ve denetim mekanizmaları gerektiriyor.
Ama bizde asıl sorun, küreselleşme sürecinde ulus-devletin esasen ortadan kalkacağına inanan, hatta bunu isteyen, 'devlet merkezli', 'güvenlikçi' yaklaşımı demokrasiyle bağdaşmadığı için reddeden güçlerden kaynaklanıyor. Bunlar milli çıkar kavramını, 'kimin buna karar vereceği' gibi anlamsız bir soruyla göreceleştiriyor. Ulus-devletin mücadele gücünü oluşturan milliyetçilik, bunlar için faşizmin bir çeşitlemesinden ibaret. Kurtuluşu, devlet olarak ayakta durmakta değil de, AB'ye kapağı atmakta görüyor.
Bu zihniyet sahipleri toplumdaki sayılarıyla orantısız biçimde medyada temsil ediliyor.
Bir de buna İslamcı siyasi ideolojinin bizim ulus-devletimiz olan Cumhuriyet'le bağdaşmayan gayrı milli niteliği eklenirse, Türkiye'nin güvenlik sorununun daha çok içerden kaynaklandığı anlaşılır.
AKP, MGK'yı, AB üyeliği için ve asker etkisinden çıkarma adına dumura uğratarak, güvenlik alanında bir araştırma kuruluşu düzeyine indirdi. Oysa diğer ülkelerdeki gibi, MKG'nın Başbakanlık çatısı altında olması, Başbakan'a düzenli bilgi vermesi ve gerçek görevini yapması gerekirdi.
Sn. Taner'in sözlerini 'fantezi' olarak niteleyen ve en nihayet bir 'bürokrat' diye kendisini küçümseyen AKP siyasileri, halkın oylarının cehaleti bilgiye dönüşmediğini bilmeliler.