Dışa kapanmak

Demokrasi, sanayileşme ve ulus-devlet, milliyetçiliğin ürünü; milliyetçilik de bu üç sürecin ürünü. Milliyetçilik olmazsa yani 'demos'un, cumhurun ya da ulusun kimliği ve...

Demokrasi, sanayileşme ve ulus-devlet, milliyetçiliğin ürünü; milliyetçilik de bu üç sürecin ürünü. Milliyetçilik olmazsa yani 'demos'un, cumhurun ya da ulusun kimliği ve çıkarları içeride ve dışarıda savunulmazsa, 'demos-kratos'tan veya millet hâkimiyetinden söz edilemez. Adına ister vatanseverlik/yurtseverlik deyin, ister sol ister sağ kanattan gelsin milliyetçilik olmadan demokrasi olamaz.
Geçmiş travmaları nedeniyle hastalıklı biçimde kimliksiz kalmış olanların liberal ideolojisi, ne sanayileşmeyi, ne demokrasiyi ne de ulus-devleti kurabilir. En fazla, tarihi sürecine sadık olarak kurulmuş bir demokraside çeşni olabilir. Böyle bir demokratik toplumda marjinal aşırı sağ kesimlerin toplumu taşlaştırarak bütünleştirme eğilimlerine karşı, dağıtıcı ve parçalayıcı bir denge işlevi görür. Her iki aşırı kesimin ortak özelliğiyse, kendi yöntemlerine göre bir toplumu kurtarırken, yok etmektir.
Bizim liberal aydınların, milli kimliği ve milli çıkarları savunmadan dışa açılma yaklaşımı, amaçladıklarının tam tersi sonuçları veriyor. AB'nin çifte standardına tepki göstermez, 'uygarlık ithal ediyorum' diye üyelik sürecine üyelikten fazla önem verirseniz, bir yandan AB sizi kendisine layık görmez, öte yandan halk AB'den soğur.
Kıbrıs'ta milli çıkarı savunmaya 40 yıllık 'yanlış politika' derseniz, o zaman Papadopulos 'Yanlış politikanı değiştir ve doğru olanı yani benim istediğimi yap' deyiverir. AB önündeki engeli kaldırmak için sorun çözme adına, Kıbrıs'ı her zamankinden daha aşılmaz bir engel haline getiriverirsiniz.
Ermenilere kıyım yaptığımızı itiraf bahanesiyle, soykırım tezini dolaylı yoldan kabul ederseniz, Ermeni müfterilerin, bazı AB ülkelerinden sonra, Amerika ile ilişkilerimizi de bozmasına karşı mücadele gücümüzü kırarsınız. Ve Batılı vokasyonumuz bundan ölümcül darbe yer.
Kürt bölgesi liderleriyle eşit düzeyde diyaloğu, Kerkük'ün Kürt bölgesine ilhakını, PKK'ya karşı harekât yapılmamasını ve bizim Kürt ayrılıkçıların otonomi taleplerinin, demokrasi gereğidir diye karşılanmasını isterseniz, bir yandan PKK terörüne mücadele umudu verirsiniz, bir yandan da Sevr paranoyasını canlandırırsınız.
Türkiye'nin içe kapanmasını önlemek için yapılması gereken tek şey, liberal aydınların yaptığının tam tersini yapmaktır. Doğu Perinçek'in İsviçre mahkemesinde yaptığı gibi.
Perinçek, Batı'da beyni yıkandıktan sonra, ülkeye yani içe dönüp 'Ermeni tezlerini kabul etmezsek, demokratik olamayız, normal olamayız. Batı bizi içine kabul etmez' tezini savunan liberal 'aydınlara' karşı çıktı. Ermeni meselesini ülke içinde öğrendikten sonra, 'Türk'ün Türk'e propagandasını' yapmadı. Batı'ya (sadece İsviçre'ye değil) gitti ve soykırımın yalan olduğunu yüzlerine haykırdı.
Yani gerçek anlamda dışa açıldı. 'Türk'ün Türk'ten başka' dostları olması için, düşman olmaya kalkanların, maddi veya en azından manevi bedel ödemeleri gerektiği gerçeğini gördü. Dış dünyada onur ve çıkarımıza saygı gösterilen bir ortam yaratılamazsa, dışa açılmanın mümkün olamayacağı değerlendirmesinden hareket etti.
İçe dönük liberal 'aydınlar' Perinçek'in başarısını, Türklere cesur olmalarını öğretmekten ibaret sanabilir. Oysa Perinçek'in en büyük etkisi İsviçre toplumu üzerinde oldu. Irkçı bir üstünlük duygusuyla tüm kötülükleri Türklere atan bu toplumun geniş kesimleri, geçmişte Ermenilere, şimdi de Kürtlere soykırım yaptığımıza inanıyor. Perinçek bu toplumsal halüsinasyonu derinlemesine sarstı.
Lozan'daki mahkemenin Perinçek'i mahkûm edeceği duyulmuştu. Buna göre, bağımsızlığının bir safsata olduğu anlaşılan alt mahkeme yargı kararıyla Ermeniler tatmin edildikten sonra, temyiz aşamasında davanın reddedilmesi planlanıyor.
Umarım İsviçre temyizi de Perinçek'i cezalandırır. Böylece Fransız Senatosu'nun soykırım inkârını yasaklayan yasa tasarısını ele almaması dolayısıyla kapanan AİHM kapısı, tekrar bize açılabilir. Perinçek de, liberal 'aydınlarımızdan' farklı bir yöntemle, Batı'dan önemli bir meblağ transfer etmiş olur.