Kapı aralandı

Sayın Denktaş sınırı açarak kapıyı çözüme araladı. Yunan/Rum tarafının Annan paketini kamuoyuna açıklamış olması müzakerelerle değiştirilebilmesi ihtimalini ortadan kaldırmıştı.

Sayın Denktaş sınırı açarak kapıyı çözüme araladı. Yunan/Rum tarafının Annan paketini kamuoyuna açıklamış olması müzakerelerle değiştirilebilmesi ihtimalini ortadan kaldırmıştı. O zaman çözüm için geriye, karşılıklı adımlarla yakınlaşmak ve sonra da ilerlemeleri hukuki metinlere dercetmek yolu kalıyor.
Bu yol 'kapsamlı müzakere' yönteminden daha gerçekçi. Müzakerelerin birbirine güvenmeyen taraflar arasında yapılması çok güç. Kıbrıs Türkleri 1963'te kendilerini devletin dışına atan ve 11 yıl mezalim yapan, nüfusça kalabalık ve ekonomik açıdan güçlü Rum toplumuna güvenmemekte haklı. Hele bu toplum geçmişte Türklere yaptıklarını inkâr ediyor ve okullarda gençliğine tüm olayın, Türkiye'nin hiçbir neden yokken 1974'te adayı 'işgaliyle' başladığını öğretiyorsa.
Eğer adım adım çözüme gidilecekse bu süreç karşılıklı olmalı. Sn. Denktaş sınırı açtıktan sonra Rumların üç gün süreyle kuzeyde kalabilmelerine de imkân tanıdı. Buna karşılık Rum/Yunan tarafı somut adım atmadığı gibi, birtakım boş vaatların yanında ilave taleplerde bulunuyor. Çok önemli sayıda asker çekilmesini; 1977 Denktaş-Makarios Anlaşması'na atfen Karpaz'a 20 bin Rum'un yerleşmesini ve Maraş'taki konutların tamir edilerek Rumlara geri verilmesini istiyor. Amaçları sanki kabulü imkânsız aşırı taleplerde bulunmak ve bunlar yerine getirilmeyince de, 'Türkler
çözüm istemiyor' deyip işin içinden sıyrılmak.
1977 Anlaşması'nın Karpaz'la ilişkisi yok. Maraş'ın iadesi 1979 Kipriyanu-Denktaş Anlaşması'nda yer alıyor. Ama orada da tamirattan bahsedilmiyor. Toprak düzenlemesi bu sürecin ancak son aşamasında yapılabilir
ve nihai çözüm anlaşmasında yer alabilir.
Kaldı ki adım atma sırası onlarda. Türk tarafı bu adımı kolaylaştırabilir. Bu bağlamda akla ambargonun kalkması geliyor. Lüksemburg Adalet Divanı'nın kararında ihracat için gerekli menşe şehadetnamelerinin Rum yönetimince damgalanması öngörülüyordu. Bu, kuzeyin devletliğini tanımamak anlamına geldiğinden kabul edilmemişti. Oysa şimdi çözüm Kıbrıs'ın AB üyeliğinde arandığına göre, KKTC artık bunu kabul edebilir. Kaldı ki sınırlarını, devlet yapısını ve Türkiye'nin etkin garantisini koruyor. Rum tarafı da tarım arazisinin nihai statüsü mahfuz kalmak kaydıyla kuzeyin ürünlerinin AB'ye ihracına imkân verecek bir uygulamaya geçebilir.
AİHM, Loizidou davasında hatalı bir siyasi karar aldı.
Bu kararın uygulanması imkânsız. Uygulanırsa sadece Kıbrıs'ta değil, Bosna-Hersek ve Karabağ'da da davaların ardı arkası kesilmeyecek. Zararın neresinden dönülürse kâr. Bu dava ve Kıbrıs'a ilişkin tüm emlak sorunları çözüm için Kıbrıs'a gönderilebilir. Ve çözüm genel bir takas ve tazminat şeklinde olabilir. Zaten Kıbrıs, AB üyesi olduktan ve belli bir moratoryum süresi geçtikten sonra emlak alım satımlarında AB kuralları geçerli olacak.
Ambargonun kalkışı ve emlak sorunu birlikte çözümlenirken, Türkiye Rumlara dönük bazı jestler yapabilir. GKRY pasaportu taşıyan Rumların Türkiye'ye turist olarak gelmeleri kabul edilebilir. Kıbrıs Rum bandıralı gemiler üzerindeki ambargo da kaldırılabilir. Bu arada sembolik olarak birlik çekilmesi de düşünülebilir.
Ama önce onların ilk adımını görelim.
Bu çerçevede 'liberal' yazarların da yeni şartlara uyum sağlamak için o çok sevdikleri tabirle 'zihni değişim' geçirmeleri gerekiyor. Denktaş nefretinden vazgeçmeliler. Kimliklerini daha olumlu yollardan oluşturmalılar. 'Biz yazdık da Denktaş ondan dolayı sınırları açtı' gibi safsataları bir yana bırakıp, daha mütevazı olmalılar. Bu çözüm yönteminin Annan paketinden farklı olduğunu görmeliler. 'Ver kurtul' yaklaşımının sadece karşı tarafı cesaretlendirip, çözümü zorlaştırdığını anlamalılar. Rumlardan evvel davranıp 'Rumlar kabul etmez' dememeliler. Dış ve iç dünyayı okumadan ve dış politika stratejileri önermeden önce Gülnur Aybet'in 3 Mayıs tarihli Radikal'de çıkan 'Prensip başka çıkar başka' başlıklı yazısını okumalılar. Bu yazının ışığında 'değişim'in ne olduğunu bir zahmet açıklamalılar.