Kimin kimliği sorunlu?

Hrant Dink'in öldürülmesinden kısa bir süre sonra, 26 Ocak günü, Areg Savgülian imzasıyla bir yazı, bazı Ermeni sitelerinde yayımlandı. Yazının başlığı 'Türkler kim Ermeniler kim' idi.

Hrant Dink'in öldürülmesinden kısa bir süre sonra, 26 Ocak günü, Areg Savgülian imzasıyla bir yazı, bazı Ermeni sitelerinde yayımlandı. Yazının başlığı 'Türkler kim Ermeniler kim' idi. Yazarının ruh hali Ermeni diyasporasında yaygın olduğundan, yazısını incelemek yararlı olabilir.
Savgülian, Hrant Dink'in cenazesine katılan kalabalıkların 'Hepimiz Ermeniyiz, 'Hepimiz Hrant'ız' pankartları taşımalarından rahatsız olmuş. "Ermeniyiz demekle Ermeni olunmaz. Ermeni doğulur...
Biz sizinle birlikte yaşayamayız. Dink de yaşayamadı, çünkü kendisinden nefret eden bir ülkedeydi" diyor.
Sorunun Türklerin kimliğinden kaynaklandığını söyleyen Savgülian, "Onlar Türk, ama kendilerini Ermeni sayıyorlar... Oysa Türk gibi düşünüyorlar, soykırımı resmen inkâr ediyorlar, ama cenaze törenine yas tutarak katılıyorlar, bir elleriyle öldürüp öteki elleriyle çiçek koyuyorlar. İşte bu Türk kimliğinin özelliği" diye ekliyor.
'Dink'in Türk vatandaşı olmakla birlikte, devletle arasında siyasi ve tarihi bakış farkı olduğuna işaret eden Savgülian, 'Gerçekleri saptıran ve kendine göre tarih icat eden bir çevrede öldürülmesi kaçınılmaz mıydı' sorusunu soruyor. Hemen ardından da, 'Biz Ermeniyiz, Biz Hrant'ız' çığlıklarının Türk toplumunda bir devrim olup olmadığını sorguluyor. Sonra da, 'Soykırımı reddetmek için Türkler milliyetlerini bile değiştirmeye hazırlar' yanıtını veriyor.
Ermeni sorununun 1915'te İstanbul'da çıktığını ve 1.5 milyon Ermeni'nin soykırımıyla çözümlendiğini ileri süren yazar, 2007'de de aynı olayın daha 'uygar' biçimde devam ettiğini ileri sürüyor. 'Türkiye, sorunun Ermenilerden değil, kendisinden kaynaklandığını; mücadelenin, Ermeni kimliğini öldürmek değil, kendi kimliğini gözden geçirip yeniden yaratmak olduğunu anlamıyor mu' türü, cevabı içinde sorular sorduktan sonra, yazısını şu cümlelerle tamamlıyor:
'Biz sizin AB'ye girmenizle sizden çok ilgiliyiz. Böylece uygarlaşırsanız soykırımı kabul edersiniz... Türkiye kurtuluşunu Avrupa'da arıyor. Ama Avrupa, kimlik problemi tarihte yatan, aşağılık duygusu ve barbarlığı genetik olan ve soykırım yapma kapasitesini tevarüs edenler için mucize vaat etmiyor'.
Beğendiniz mi?
Bu yazıdan çıkan belli başlı sonuçlar şunlar: Hrant Dink'in öldürülmesinin yarattığı sarsıntıda iyi niyetle cenazeye katılıp 'Biz Ermeniyiz', 'Biz Hrant'ız' diyenler, Ermenileri memnun etmemişler.
Bu Ermeni kesimlerin sorunu, Türk devletinin ve resmi tarihinin Ermeni soykırımı iddialarını reddetmesiyle sınırlı değil. Onlar Türk halkını soykırımla ve Hrant Dink'i öldürmekle suçluyor. Türkleri, bir elleriyle Hrant'ı öldürmek, öteki elleriyle çiçek koymakla itham ediyor. Amacımız Ermeni gibi olmak suretiyle uygarlaşmak ve Hrant'ın yasını tutmak numarasıyla soykırımı inkâr etmekmiş. Yazar bu yolda Türklerin milliyetlerini bile terk edeceğini söylüyor.
Savgülian, iki taraf arasındaki sorunun merkezine kimliği koymakla doğru yapıyor. Ama bunu Türk kimliğine bağlaması yanlış olmuş. Ermeni soykırım iddiaları kuşkusuz bizde de kimlik sorunu yaratıyor. Kim ister soykırımcı olmayı, soykırım ithamlarına maruz kalmayı? Ama asıl kimlik
sorunu Ermenilerden kaynaklanıyor.
Bir halk kimliğini oluşturan tüm tarihi/kültürel varlığını bir yana koyup, kendisini sadece 'Türkler tarafından soykırıma tabi tutulan toplum' olarak tanımlarsa, büyük kimlik krizinde demektir.
Türklerin 'Biz Ermeniyiz' demesi, celladı saydığı Türk'ün kimliğinin mazlum Ermeni kimliğinin saflığını bozması tehlikesi yarattığından, yazarda tepki uyandırıyor. (Bu nedenle karşımızdakine empati yaparken bile kendi kimliğimizin dışına çıkmamalıyız.)
Fakat asıl önemlisi, Savgülian'a göre, doğumla iktisap edilen Ermenilik ne kadar uygar ve mazlumsa, Türklerin barbarlığı ve soykırımcılığı da o kadar genetik. Bu tam bir ırkçı nefret örneği. 1915'te Ermeni çeteler de Türklere bu duygularla saldırmıştı. Şimdi de Savgülian, ruhunda Türklere duyduğu nefreti ve Türkleri soykırımla yok etme isteğini, Türklere yansıtıyor.