Sorunlar, sorunlar (2)

Amerika, Irak'a harekât dolayısıyla kendisiyle ilişkisi bozulan müttefik ülkelere, "Geçmişi bırakalım, geleceğe bakalım" diyor.

Amerika, Irak'a harekât dolayısıyla kendisiyle ilişkisi bozulan müttefik ülkelere, "Geçmişi bırakalım, geleceğe bakalım" diyor. Bu çerçevede Fransa, Almanya ve Rusya ile ilişkilerinin geleceğini BM Güvenlik Konseyi'ne sunulan karar tasarısının bu ülkelerce fazla değiştirilmeden kabulüne bağlıyor. Kararın en önemli noktasını, 'işgal kuvveti'ne tanınacak bazı yetkiler oluşturuyor. Bunların arasında şimdiye kadar herhangi bir işgal gücünün sahip olmadığı, 'özelleştirme yapmak' yetkisi de var. Böylece 1971'de Saddam tarafından millileştirilen Irak petrolleri özelleştirilecek. Bu amaçla kurulacak 'Emanet' (Trust) kurulunun tamamen işgal güçlerinin denetiminde olması, BM temsilcisinin sadece 'koordinasyon'
sorumluluğunu yüklenmesi öngörülüyor.
Öte yandan 14 Mayıs tarihli 'Wall Street Journal'da çıkan bir yazıda Irak petrolünün mülkiyetinin büyük şirketlere verilmesi karşılığında çıkarılacak hisse senetlerinin Irak halkına eşit biçimde dağıtılması
öneriliyor. Böylece petrol servetinin diktatörlerin eline geçmesi de önlenecek. Bu projenin zayıf noktalarından biri hisselerin el değiştirmesine izin vermesi.
Yeni BM kararını kabul eğilimi gösteren Fransa ile Rusya'nın, Irak petrolleri sorununun bu yoldan çözümünü destekleyip desteklemeyecekleri bilinmiyor. Kaldı ki Irak'tan sonra, İran ve Suriye'ye de demokrasi getirilmesi, kitle imha silahları konusunda bu iki ülkeye baskı yapılması, özellikle İsrail'e karşı Hizbullah terörizminin durdurulması ve Filistin sorununun çözümünde Sharon'un tutumuna karşı izlenecek politika konularında, sadece Fransa ve Rusya değil, birçok AB ülkesinin de Amerika'yla anlaşması şimdilik zor görünüyor. Bu nedenle geçmişi bırakıp geleceğe bakmak da Amerika'yla ilişkilerdeki tahribatı kısa sürede tamir edemeyebilir.
Bu bağlamda NATO'nun bazı yeni işlevler yüklenmesi, örneğin önce Afganistan'da sonra da Irak'ta 'alan dışı' görev alması, bu amaçla konuların NATO içinde tartışılması yararlı olabilir. Ancak Fransa ve Almanya'nın Irak'ta barışçı çözümü savunduktan kısa bir süre sonra, AGSP çerçevesinde ortak silah sanayii ve komuta karargâhı kurmayı amaçlamaları, Amerika'yı iyice rahatsız etmişe benziyor.
Ama Amerika için asıl sorun Irak'taki halihazır durum. Bir süredir yağma ve saldırı olaylarını savaş sonu asayişsizliği olarak tanımlayan Amerika, şimdi bu faaliyetlerin ardında askeri varlığına karşı bir direniş bulunduğunu söylüyor.
Öte yandan Irak'a demokrasiyi getirmek için yapılacak ilk genel seçimlerde Şiilerin desteklediği lider ve partilerin iktidara gelmesi ihtimali yüksek. Amerikan kaynakları Şiilerin ikiye bölündüğünü; İran'ın desteklediği Şiiler Amerikan ve Batı karşıtı teokratik bir Irak kurmayı amaçlarken, yerel geleneği koruyan Şiilerin devlet işlerine karışmamayı yeğlediklerini ileri sürüyor. Eğer bu tespit doğru çıkmazsa, Şii hâkimiyetindeki bir Irak'ın demokrasiyle bağdaşmayan bir baskı rejimine yönelmesi mümkün. Bu takdirde Kürtler Şii hâkimiyetinden kurtulmak için bağımsızlıkları üzerinde ısrar edebilirler. Sünnilerin tutumunu ise, Irak'ın toprak bütünlüğünü korumakla Şii hâkimiyetine girmek arasındaki tercihleri tayin edecektir.
Irak'ta tüm cesametiyle ortaya çıkmakta olan Şii sorununun çözümü, şayet mümkünse, bölgedeki genel Şii mevcudiyetine karşı izlenecek politikayla ilgili görünüyor. İran bir yandan Irak'taki Şiileri etkilemeye çalışırken, öte yandan da Lübnan'daki Şiilerin gücü olan Hizbullah'ı desteklemeye devam edeceğini, Hatemi'nin ağzından açıkladı. Aksi halde İran rejimi halkının nezdinde meşruiyetini kaybetmekten korkuyor. Suriye de İran'la birlikte hareket etme eğiliminde. Hem kendi siyasi meşruiyetini hem de Lübnan'daki askeri mevcudiyetinin temelindeki yerel toplumsal dengeyi burada görüyor. Böylece Irak'a ilaveten, İran'daki ve Lübnan'daki
Şiilerle, Suriye'deki Aleviler Amerika'nın bölgeye ilişkin politikası açısından zincirleme sorun yaratıyorlar.
Önümüzdeki yazımda, yukarıda belirtilen bölgesel çerçevede Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceği üzerinde duracağım.