Tebrikler, Türkiye'den kurtuldunuz

Lahey toplantısında Annan paketinin referanduma sunulmayacağı anlaşıldı. </br>

Lahey toplantısında Annan paketinin referanduma sunulmayacağı anlaşıldı.
İki tarafın 28 Mart'a kadar müzakerelere devam etmesi temenni edildi, ama bunun bir yararı olmayacağı da biliniyor.
Annan paketi başarısızlığa uğrayınca Verheugen'in dilinde de bir değişiklik oldu. Daha önce Kıbrıs sorunuyla Türkiye'nin AB üyeliğinin ayrı konular olduğunu söylüyordu. Sonra yardımcısı Flori mealen Güney Kıbrıs'ın Kıbrıs'ın tümünü temsilen AB üyesi olacağını ve sorun çözümlenmediği için de Türkiye'nin bir AB toprağı olan adada işgalci durumuna düşeceğini bildirdi.
Kendisi de Kıbrıs'ta çözümün Türkiye'nin üyeliği için bir siyasi şart olduğunu ilk kez açıkladı ve Türkiye'ye giriş müzakereleri için tarih verilmesinin zor olduğuna işaret etti. Bu arada bir AB üyesi olacak olan Güney Kıbrıs'ı tanımayan Türkiye'nin AB ile ilişkilerde karşılaşacağı güçlüklere dikkat çekti.
Basında, AB'nin şimdi bütün gücüyle Kıbrıs Türk tarafına yükleneceği; eski komünist ülkelerde oynanan senaryonun bu kez KKTC'de oynanacağı; yani güneye sınırın açılarak Türklerin Rum tarafına geçmesinin teşvik edileceği ve yönetimin mitinglerle yıkılacağı haberleri dolaştı.
Papadopulos'un Klerides'e göre daha uzun vadeli bir strateji izlediği anlaşılıyor. İlk hedefi güneyin AB üyesi olması. Sonra Türkiye'nin üyeliğinin önünü tıkayarak Annan paketinden daha elverişli bir çözümün pazarlığını yapacak. Olmazsa AB toprağının işgal edilmişliği iddiasına sarılarak Türkiye'nin ve KKTC'nin cezalandırılmasına çalışacak. Ah bir de Ankara mutabakatı olmasaydı da, AGSP'yi bu amaçla kullanabilseydi, ne kadar iyi olurdu.
Annan paketi kötü bir paketti. Türkiye'nin AB üyesi olmak için her türlü fedakârlığa hazır olduğu varsayımına göre hazırlanmıştı. Türkiye ve Kıbrıs Türkleri AB için, DeCuellar ve Butros Ghali paketlerinden çok daha geriye gidebilirlerdi. Emlakların eski sahiplerine iadesi yoluyla iki bölgelilik yerle bir edilebilir, veto hakları ellerinden alınabilir, garantilerin içi boşaltılabilir, paketin ekonomik yükü altında kuzeyin ezilmesi sağlanabilirdi. Türkiye üye yapılmazken, çözümle birlikte hazırlıksız AB'ye girecek kuzey ise kısa sürede siyasi varlığını yitirirdi.
Paket, sanki, AB açıkça Türkiye'yi reddetmek zorunda kalmadan, Türkiye'nin AB üyeliği suya düşsün diye böyle hazırlanmıştı.
Aslında Kopenhag zirvesinin kararına göre Rum tarafı paketi imzalamasa dahi AB üyeliğini garantilemişti. Zirve sırasında Türk tarafının paketi imzalaması tehlikesi, birkaç küçük isteğini karşılamamak suretiyle atlatılmıştı. Bir Türk büyükelçisini konutunda yalancılıkla suçlayacak kadar kendinden geçmiş bir ülkenin pekdürüst (?) Kıbrıs temsilcisi, Türk tarafıyla temaslarından birinde Rumların her hal ve kârda AB'ye girmiş olduklarını zaten söylememiş miydi?
Şimdi ne olacak?
Türkiye'yi AB üyesi yapmamak için Kıbrıs sorununun kullanıldığı anlaşılıyor. Bunu bilerek Kıbrıs'a ve AB üyeliğine ilişkin tutumumuzu saptamalıyız.
Eğer denerlerse, Kıbrıs Türklerini güneye taşıyarak adayı ele geçiremeyeceklerini kısa zamanda anlayacaklar. Bu arada gitmek isteyenleri de engellememek doğru olur. Böylece Rumların onları ne kadar sevdiklerini görebiliriz.
Yürürlükte olan Garanti Antlaşması'na göre, Türkiye'nin rızası olmadan Güney Kıbrıs'ı AB üyesi yaparlarsa, ki yapacaklar, giriş anlaşmasına imza atacak olan diğer iki garantör ülke adanın o bölümünü işgal etmiş olacak. Kimin işgalci olduğunu öğrenmek için bizimle Lahey Adalet Divanı'na gidebilirler.
Belki Papadopulos'u ve benzerlerini 1963-74 arasındaki Küçük Kaymaklı katliamı gibi insanlığa karşı suçlar için mahkemeye vermek imkânı da araştırılabilir.
Sonra ambargoyu kaldırmak için zor bir hukuk savaşına girişmek lazım. Ardından da, bu hükümet ikinci tezkereyi çıkarabilirse, sıra tanınmaya gelebilir.
Türkiye artık dersini almış olmalı. Adada çabuk sonuç veren bir ekonomik programı derhal uygulamaya koymak gerekiyor. Bu sanıldığı kadar zor da değil.
Ha bir de Annan paketinin bu felaket haliyle imzalanması ve kuzeyin Türkiye ile birlikte üye olması seçeneği var. Bizi AB üyesi yapmamak için bu öneriyi de reddedeceklerdir. Ama görmek için önermek gerek.