Terörün adı (2)

Türkiye, PKK terörizmiyle boğuştuğu 15 yıl içinde Avrupa Parlamentosu'nun (AP) aldığı yaklaşık 100 civarında kararda 'terörün her türlüsünün'...

Türkiye, PKK terörizmiyle boğuştuğu 15 yıl içinde Avrupa Parlamentosu'nun (AP) aldığı yaklaşık 100 civarında kararda 'terörün her türlüsünün',
'nereden gelirse gelsin', 'hangi amaca hizmet ederse etsin' kınandığı belirtiliyordu. Ama bu kararlarda bir kez bile PKK terörizminin kınandığı yer almadı. AP'nin Avrupa kamuoyu adına PKK terörizmini kınamaması; hem Türkiye hem de PKK teröristlerince teröre destek olarak algılanmakla kalmadı. Aynı zamanda PKK terörizmi konusunda AB ülkeleriyle işbirliği yapılamamasının, bu ülkelerde PKK teröristlerine siyasi iltica sağlanmasının, PKK için finansman ve terörist aday bulunması faaliyetlerine
göz yumulmasının, teröristlerin öldürdüğü masum sivil kurbanlar göz ardı edilirken, terörist sanıkların insan hak ve özgürlüklerinin savunulmasının da bir simgesi oldu.
Ama AB ve Amerika, El Kaide kaynaklı terörizme 'İslami terör' demekte bir sakınca görmüyor. İçlerinde Müslümanların hassasiyetlerine saygılı olan küçük bir grup 'İslamcı terör' deyimini kullanıyor. Bu farkın nedeni çok basit: Batı'da geniş kesimler, PKK etnik terörizminin, haklı sayılan şikâyet ve taleplerden kaynaklandığına inandı. Birçok Batılı çevre, Kürtlerin devletleşmesini ve bu bağlamda ayrılıkçılığı dahi meşru bir amaç olarak gördü. Oysa İslami terör genelde Batı'yı, özelde Amerika'yı temel hedef olarak alıyor. Bu nedenle adını koymakta ve kınamakta bir sorun yaşamıyorlar.
Buna mukabil etnonasyonalist terörü rahatça kınayan Türkiye, El Kaide kaynaklı terörizmin İslam'ın sapkın bir yorumuyla ilişkisini belirtecek bir ad bulmakta güçlük çekiyor. Terörizme konulacak ad ise sadece kınamak için değil, yukarıda da anlatmaya çalıştığım gibi, kurumların ve toplumun düşmanını bilmesi, terörizmin niteliğinin belirlenmesi ve etkin bir uluslararası işbirliği için şart.
Ama asıl önemli sorun bu değil. Türk toplumunun yüzde 99'u Müslüman. Terörizme konacak adın, toplumumuzu, İslam adına terörizme başvuranlardan ayırması gerekiyor. 'Âlemleri rahmetiyle kuşatan' yani 'Evreni sevgisiyle dolduran' Allah'ın dininden olan ve her ne nedenle olursa olsun, masum sivilleri öldürülmesinin suçtan önce günah olduğunu bilen bu halkın, kendisini İslam adına katil olanlardan ayırmak isteyeceğine hiç kuşku yok.
Doğru, İslamcılık dinin siyasi ideoloji niteliğini vurgulamakta kullanılıyor. Toplum hayatında dine, laik bir ülkedekinden daha fazla yer verilmesini isteyenler de bu deyim çerçevesine sokuluyor. Ancak dinin siyasi ideoloji olmasıyla, masum sivillerin öldürülmesi anlamına gelen terörizme izin vermesi, hatta meşruiyet kazandırması arasında aşılması zor bir mesafe var.
Burada, El Kaide türü terörizmi uygulayanların İslam adına bu fiilleri işledikleri, amaçlarının mazlum İslam dünyasını savunmak ve İslam'ın geçmiş ikbalini ihya etmek olduğu yolundaki yoğun dini söylemi kafa karışıklığı yaratıyor.
Türkiye'deki bombalama olaylarının 'Türk olmayan' hedeflere yöneltilmiş olması bu bakımdan hafifletici bir yorum olamaz. Zira ölenlerin çoğu Müslümanlardan oluşuyor.
Türkiye'nin Filistin ve Irak politikaları da terörizmin hedefi olmasını haklı gösteremez. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü sürekli savunuyor. Bu açıdan Sünni ve Şii Araplarla çıkar birliği içinde. FKÖ'nün amacı olan Filistin'in 1967 sınırları içinde devletine sahip olmasını da destekliyor.
Demek ki saldırıların ardında başka nedenler aramak lazım. İslam adına terör yapanlar sadece Hıristiyanları ve Yahudileri değil, kendi ülkelerindeki despotik rejimler gibi, hatta onlardan da fazla, bizim laik rejimimizi 'cahiliye' sayıyorlar. Bu açıdan 'ılımlı' İslam olmaya yönelmiş AK Parti iktidarını bile 'tekfir' kavramına sokabiliyorlar. Laik bir ülkedeki oruçluları bile 'cahili' olarak öldürebiliyorlar. Yasaklanmış 'intihar' yöntemiyle bombalamayı, Müslüman bir ülkeye karşı 'cihat' ve 'şehadet' diye yüceltiyorlar.
Bizim dinimiz İslam'sa bunlarınki değil. Yol yakınken adını koyalım: Bu, İslami ya da İslamcı terörizmden çok 'İslam adına terörizm'.