Apolitik gençlik

Hangi ülkenin gençlerine baksanız öyleler. Gazete, kitap okumazlar. Siyasetle ilgilenmezler.

Hangi ülkenin gençlerine baksanız öyleler. Gazete, kitap okumazlar. Siyasetle ilgilenmezler. Tarihlerini bilmezler. Geleceğimizi emanet edeceklerimiz olup bitene sırtlarını çevirmişler. Ayrı ayrı kendi takıntıları peşinde, dünyada bunca açlık, sefalet, adaletsizlik varken, umursamazlık içindeler. Sokağa çıktıklarında kulaklıklarıyla müziklerine bağlı, uyurgezer gibi dolanıyorlar. Dertleri iş bulmak, para kazanmak.
Onlar için apolitik gençlik deniliyor.
Yoksa günümüz politikası, politikacılarıyla ilgilenmemekle, düzenin oyununa katılmamakla asıl gençler mi politik olan?
Düzenin derdi, gençleri egemen değerlerin tüketicisi yapmak. Onları düzenin seçeneklerinin şıklarında hapsetmek.
Düzen, ordularında savaşacak, çıkarları uğruna öldürecek, ölecek olanları bulamadığı için telaş içinde. Yüz yıl önce cephede savaşmak istemeyeni vatan haini ilan eden devletler gençleri kurşuna dizerken, günümüzde savaş halinde olan İsrail'de bile Filistinlilere kurşun sıkmaya hayır diyen vicdani redciler var. Apolitik oldukları iddia edilen gençler bugün düzenin, demokrasi adına oynanan büyük oyunun, meşruiyetini asıl sorgulayanlar. Devletlerin vatandaşları adına girişeceği en büyük eylem savaş ise demokrasinin beşiği diye geçinen ülkelerde oyun iflas etti, meşruiyetini yitirdi.
İngiltere halkının belki yüzde 70'inden fazlası ordularının Irak işgaline karşı. Hükümet savaşı destekliyor. Ana muhalefet partisi savaşı destekliyor. Bunun neresi demokrasi? Birleşmiş Milletler kurallarını hiçe sayıp ABD'nin peşinde savaş suçlusu konumuna düşen başbakanları geçen hafta, hem de parlamentoda, veda konuşmasında ayakta alkışlandı.
Bu ikiyüzlü düzene gençlerin itibar etmesini, taraf olmasını bekliyorlar.
Yarının kurulması için gençlerin önünü açacaklarına, onların ufkunu geçmişin hüsumetlerinde gömmeye yeltenenlerimiz, tarihin küllerinin haklı haksız avında körleşenlerimiz, gençleri kin ve intikamla silahlandırmak isteyenlerimiz de çok. Çarklar bir tek bizim savaşlarımızın haklı olduğuna inanalım diye döndürülüyor. Türümüzün tarihinde düne kadar gençler yetişkinlerden öğreniyordu. Yaşlıların, aktardığı yüzyılların tecrübesiydi hayatımızı idame ettirebilmemizi sağlayan. Bugün tarihimizde ilk kez yaşlılar yeni teknolojilere çaresizlikle bakarken, uzayda, tıpta, hayatın her alanında gençlerin geliştirip uyguladıkları teknolojilerle yol alıyoruz. Egemen düzen kendisine başkaldırmayan, pazarlananları tüketen gençlerden memnun. Konumlarını belki de hiç bu kadar sarsılmaz, iktidarlarını bu kadar kalıcı, karuni boyutlarda servetlerini bu kadar sorgulanmaz zannetmemişlerdi.
Onlar bayraklarıyla dinlerinin gölgesinde inançlarını çarpıştıradursun, gençler için çoktan gerçekleşmeye başladı dünya vatandaşlığı- bu dünyada yaşıyor olmanın yazgısının bilinci ve sorumluluğu.
Seyahatle, internet aracılığıyla onlar yüzyılların yapaylaşmış sınırlarını aşıyor, yeni diller, değerler sistemi geliştiriyor, yetişkinlerin anlam veremedikleri dünya çapında bir ağ oluşturuyorlar.
Şimdilik ekranlarının başındalar.
Düzen siyaset yapıyor. Seyircisi diye gördüğü, alkışlayanlar zannettiği, aymazlığında putlaştırdığı aynada kendi sureti.