Demokrasi kartpostalları

Ulus devlet düzeyinde alışılagelmiş eylemleri aşmadıkça, Tahrir'ler yerelliğe, yenilgiye, miadını doldurmuşken canlanan ırkçı ve dinci siyasetlere mahkûm.

Türkmenistan’da Âşıklar Günü:
Başkent Aşkabat âşıklar gününe yeni bir yasayla girdi.
Bu vesileyle hizmete sunulan Mutluluk Sarayı’nda evlilik sözleşmelerini imzalayan çiftler, kazma küreği kaptıkları gibi, devletin gösterdiği yerde ağaç dikmek zorundalar. Ardından, Deprem, Anayasa ve II. Dünya Savaşı abidelerini mecburi ziyarete.
Geçen haftaki seçimlerde oy oranını %89’dan %97’ye arttıran Başkan Gurbankuly (Kurbankulu) Berdymukhamedov (Muhammedoğlu) zaferini kendisini ‘Türkmenistan Kahramanı’ ilan etmekle kutladı. Çin, Amerika, Avrupa Birliği, Rusya... hepsi polis rejiminin destekçisi. Dünyanın dördüncü büyüklükte doğalgaz yataklarına sahip Türkmenistan, onlar için istikrarlı bir ülke. 

Yunanistan’da Düyun-u Umumiye 
Avrupa finans kapitalinin darbesiyle ülke yönetimine getirilen seçilmemiş başbakan! “Halkıma sormalıyım, referanduma gideceğim” dedi diye, Almanya-Fransa tokatıyla devrilen eski başbakan. Yunan halkını işsizliğe, maaş indirimine, yüksek vergiye mahkûm eden ‘Troika’ (Avrupa Merkez Bankası, Avrupa Komisyonu, IMF). “Zora katlanmalısınız” diye halka vatanperverlik çağrısında bulunan politikacılar.. Mesele yoldan çıkan Yunanistan’ı ‘kurtarmak’ kadar, başta Alman, bol keseden borç veren bankaları korumak. Yunanistan’da devlet şiddetiyle istikrar sağlanmaya çalışılıyor. İlan edildiği gibi, yakında seçimler yapılırsa kim kazanırsa kazansın Troika’nın emirlerini uygulamaya mecbur tutulacak. Bunun adı da demokrasi. 

İngiltere, Güney Atlantik’te 
19. yüzyıl sömürgeciliği sürüyor. Savaş gemileri, nükleer başlıklı denizaltı yolda. Hedef Güney Amerika. Arjantin’in Las Malvinas, İngiltere’nin Falklands dediği, 200 yıla yakın Londra’nın egemenliğinde Güney Atlantik’te adalar. Denizde petrol yatakları. Yanı başında, doğal kaynaklarıyla 21. yüzyılın gündemine girmeyi bekleyen Antarktika. Bundan 30 yıl önce adaları elinde tutmak isteyen İngiltere, Arjantin ile savaştıktan sonra, işgaline hukuki kılıf uydurmak için de adalarda yaşayanları bir çırpıda İngiliz vatandaşı yapmıştı.
Kimler savaşmak ister?
Demokrasilerde sorulmayan en temel soru. “Öl” “Öldür” derken bize soran yok. Egemen düzen anketlerinde bile sormaktan korkarlar savaşmak isteyip istemediğimizi.
Afganistan’da Türkiye’den asker var. Soran oldu mu? Kore’yi? Kıbrıs’ı? Suriye’yi! 

ABD Pakistan’da
 
Pakistan’la başı dertte. Pilotsuz uçakları sivilleri öldürüyor. Pakistan olmaz diyor. ABD askerleri Pakistan hükümetine bildirmeden, izin istemeden cirit atıyor. Uçakları hava sahasını ihlal ediyor, istediği yeri bombalıyor.
Kasımda ABD’de başkanlık seçimleri var. Bakın Cumhuriyetçi adaylar Pakistan hakkında neler diyor. Bunlardan biri dokuz ay sonra başkan seçilebilir.
- “Bırakın 20. yüzyılı, Pakistan 20 yüzyıl devleti değil. Onlara ticaret ve moderniteyi öğretmeliyiz.”
“İstediklerimizi öldürmeye yardım edin ya da yolumuzdan çekilin.”
“Pakistan, Amerika’nın menfaatlerinden yana olduğunu kanıtlamazsa onlara bir kuruş yollamam.”
(http://www.youtube.com/watch?v=s91fUF5x2O8)
Hal böyleyken, sosyal medya patronları, Google, Facebook, Twitter, ulus devlet rejimlerinin ‘duyarlılıklarına’ boyun eğmeyi geçenlerde kabullendiler. İnternet üzerinden özgür haberleşme, telif adına sansür baskısında. ABD’de SOPA/PİPA son anda engellendi.
Küresel sermayenin egemenliğindeki dünyamızda, küresel kamuoyu, küresel eylemler olmadıkça, ulus devlet düzeyinde alışılagelmiş eylemleri aşmadıkça, düzene karşıtlık yerine düşünce üretilmedikçe, Tahrir’ler yerelliğe, yenilgiye, miadını doldurmuşken canlanan ırkçı ve dinci siyasetlere mahkûm.