İslam, özgürlük ve provokasyon

İlk Danimarka'nın sıradan bir gazetesinde yayımlanan, Muhammed'in kişiliğinde Müslümanları terörist gibi tasvir eden bir dizi karikatür dünya çapında protesto, ölüm, tutuklama...

İlk Danimarka'nın sıradan bir gazetesinde yayımlanan, Muhammed'in kişiliğinde Müslümanları terörist gibi tasvir eden bir dizi karikatür dünya çapında protesto, ölüm, tutuklama, ekonomik kayıp ve diplomatik gerilimlere sebep olurken, iletişim tarihinde de bir dönüm noktası oldu. Olayda İslam adına hareket edenlerin kışkırtılmaya teşneliği kadar, özgürlük adına hareket edenlerin de provokasyonu söz konusuydu. Bundan böyle medyayı yönlendirenlerin, kendi haber tüketicilerinden de öte, karşılarında hiç beklenmedik bir şekilde her an dünya kamuoyunu bulabileceklerinin bilincinde olmaları kaçınılmaz. Daha duyarlı olup olmayacaklarını zaman gösterecek.
Aşağıda Galatasaray Üniversitesi'nden Yasemin İnceoğlu ile İnci Çınarlı'nın bu konuda, geçenlerde İngiltere'de Westminster Üniversitesi'nde sundukları, 'Karikatür Krizi ve Uygarlıkların Manipülasyonu' adlı tebliğilerinin özetini bulacaksınız.*
"Karikatür krizi beraberinde, ifade özgürlüğünün sınırlarını, ahlaki sorumluluğun önemini, medyanın krizi nasıl ele aldığı ve kültürlerarası diyalogdaki rolü gibi pek çok ciddi soruyu da getirdi.
... Karikatürler tarihsel olarak, güçlü grupları küçük düşürmek ve utandırmak amacıyla kullanılan 'zayıfların silahı' olurken, zaman zaman , Almanya'da İkinci Dünya Savaşı öncesi Yahudi karşıtı karikatürlerin yayımlanması örneğinde olduğu gibi, güçlünün de silahı olmuştur.
... Van Dijk, manipülasyonu, elit gücün yeniden üretilmesinin söylemsel biçimi olarak tanımlar. Bu anlamda elitler gerçeği kontrol edebildiklerinden güçlüdürler. Böylece bizler, haberlerin ve beraberinde gelen önyargıların yorumlayıcısı olmak yerine pasif alıcısı haline getiriliriz. Karikatür krizinde de, global medya, ifade özgürlüğünü manipülatif amaçla kullanarak istismar eden elit bir güç olmuştur. Sonuç olarak bu tutum, 9/11'in ertesinde ortaya çıkan 'İslam eşittir terörizm denklemini güçlendirerek, İslamofobiyi beslemektedir'.
... Batı medyasında kimi gazetelerin düşünce özgürlüğü adına dayanışma amacıyla karikatürleri tekrar tekrar yayımlaması, Doğu'ya ifade özgürlüğü ve demokrasi hakkında ders veren, Avrupa merkezci bakış açısını ortaya koymaktadır. Batı medyasının aksine, karikatürleri yayımlamayarak sorumlu bir davranış gösteren Türk medyasının, kamu düzenini koruyarak, izleyicisine herhangi bir provokatif mesaj göndermekten kaçındığını, dini sansasyonun şiddete dönmesini engellediğini söyleyebiliriz.
... Söz konusu 12 karikatürün tekrar tekrar yayımlanması yabancı düşmanlığının tırmanması sonucunu doğurmuş, global medya 'öteki' hakkındaki derin cehalet ve önyargıyı manipüle etmiş, ifade özgürlüğünü provokatif bir şekilde bile bile kullanarak kamusal söylem üzerinde imal edilmiş 'medeniyetler çatışması'nı pekiştirmiştir. 'Batı'daki Bizler' ve 'Doğu'daki Onlar' kutuplaşmasını güçlendirmek yerine global medya gücünü kültürlerarası diyalog başlatabilmek için kullanmalıdır."
*Tebliğin tümü için bkz. www.yasemininceoğlu.com