Kötümserlik yasaklanmalı mı?

Kötümserlik kültüre, topluma yayıldı mı, kuşaktan kuşağa devam edebiliyor. Türkiye öyle bir toplum.

Sigara içmek sağlığa zararlı olduğu için bir çok yerde yasaklandı.

Kötümserlik yasaklanmalı mı?

Lüferin, kedinin, orangutan’ın kötümser olabileceğini sanmıyorum.

Ne de canlarının sıkıldığını. İntihar etmediklerini de biliyoruz. Dünyada intihar üzerine en çok doktora tezinin Viyana’da yazıldığını duymuştum. En çok entelektüel intihar da bu şehirde. “Düşünüyorum, öyleyse varım” diyenler düşünüp düşünüp intihar ediyorlar.

Kötü düşünmek sanırım insana özgü.

Lakin, iyi düşünmek, iyimser olmakta.

Sigara içmek isteyenler bireysel haklarının ellerinden alındığı düşüncesinde.

Nikotin zehirini taşıyan dumanın yanındakileri de hasta edebileceğini kaale almıyorlar.

Kötümserlik de öyle.

O kadar içselleştirmişiz ki dilimize yansımış.

“Nasılsın”

“Eh,” “Şöyle böyle,” “Fena değil,” “İdare ediyoruz.”

Kötümserlik kültüre, topluma yayıldı mı, kuşaktan kuşağa devam edebiliyor.

Türkiye öyle bir toplum. Kendinizi iyi hissettiğinizde otosansür başlıyor. Yalan söylüyorsunuz. “Çok iyiyim” diyebilen kaç kişi tanıyorsunuz?

Hele, “Mutluyum” diyen? Sizi dışlayan sessizliği de aşan bir şaşkınlıkla karşılaşırsınız.

Ülkede mutluluk televizyon reklamlarında tüketim patolojimizi tetikleyenlerin gülümsemesinde. “Benden sonra tufan” diyenlerde. Bana bir şey dokunamaz megalomanisinden mustarip olanlarda.

Kötümser olmak bireye de topluma da zararlı. Kanser kadar, trafik kazası kadar, kavga kadar zararlı.

Anne baba çocuklarının önünde konuşuyor, “Her şey kötüye gidiyor. Dünyanın haline bak. Eskiden ne güzeldi.”

Maddi manevi onca yatırım yaptıkları çocukları için mutlu gelecek iddiasında olanlar bu sözlerle psikolojik katliam yapıyor. Gelecek kuşaklarıı hadım ediyor. Çocuklar önünde teşhir edilen kötümserlik onları dövmekten de öte bir cürüm.

Kötümserlik -ki gerçekçi olmaktan çok farklı bir şey- en etkili propagandadan, beyin yıkamadan güçlü.

Siz, sohbetlerinizde, sofralarınızda, binbir şikâyeti dile getirenler! Mazoşist misiniz? Kötünün karşısında kötümserliğin kötüye güç verdiğini anlamıyor musunuz? Kötümserlikle yeni bir dünya kurulamaz. Tersine kötü dediğimiz o düzen sürer gider. Umutsuzluğa mahkûm edilmiş bir haletiruhiyeyle kendine güvenen bir insan ya da toplum mümkün değil.

Kötümserlik edilgenliktir. Pısırıklıktır. Korkaklıktır.

Ama biz niçin kötümseriz?

Kötü bir şey mi yaptık?

Asıl o kendilerine güvenen tavırları arkasında gizlenip kötülük yapanlar kötümser.

Ve onların hakkı var korkmaya. Kötümser olmaya. Yarın başıma neler gelebilir diye kara kara düşünmeye.

Bizimse kötümser olmaya hakkımız yok.

Kendinizi kötü hissettiğinizde Gezi’yi düşünün.