Türkiye uzmanı Türkler

Soracağım soru, ıstırabımın, infialimin ifadesi. Bunca yazarımız var. Neden hep Türkiye'yi yazarlar? Biri cesaret etsin istiyorum. Mesela New York'u yazsın.

Soracağım soru, ıstırabımın, infialimin ifadesi. Bunca yazarımız var. Neden hep Türkiye'yi yazarlar? Biri cesaret etsin istiyorum. Mesela New York'u yazsın. Romanı New York'ta geçsin. New York'lular, bir de İstanbullu bir yazarın gözünden kendi şehirlerine, insanlarına baksın. Yüzlerce yazarımız var, yurtdışına giden, orada okumuş olan, oraya yerleşen. Hangisi gittiği yerde, gittiği yere ilişkin yazdıklarıyla tanınıyor? Bırakın tanınmayı, bir şey yazdı mı?
Yerellik içimize sinmiş. İlle oralara gitmek de gerekmez. Kafka, Amerika'ya adım atmadan yazdı, 'Amerika' adlı kitabını. Bu sade Türklerin derdi değil. Kendini ezik gören her ülkenin yazarı böyle.Yazmaması kabiliyetsizliğinden değil, ezikliğinden. Cesaret edememesinden. Bir Amerikalı, İstanbul'da Abdülhamit döneminde geçen dedektif romanları yazabiliyor. Kitapları ödül de alabiliyor. Bir Türk'ün, bir Hintli'nin, "New York'un, New Amsterdam diye bilindiği günlerde geçen aşk hikâyesi yazsam," demeyi aklından bile geçirebileceğini tahmin etmiyorum. 'Taranta Babu'ya Mektuplar', 'Jakond ve Siyau' gibi eserler veren, Nâzım Hikmet bir istisna Türk edebiyatında.
Bir yazar, yerel kalarak dünyanın takdir ettiği edebiyat yapabilir. Onlardan çok var. Yazdıkları ülkelerinin sınırları dışına çıkmayan, romanlarının yerel kahramanlarıyla aynı dili konuşan, şiir yazan nice Nobel ödüllü yazarı var çeşitli ülkelerden.
Akademisyenlerimiz de farklı değil. Tabii ki yurtdışında doktora yapan Türk Osmanlı tarihçisi olsun. Cumhuriyet'in ilk yıllarında yakın tarihimize düşmanca bakmamız nedeniyle, istisnalar haricinde iki kuşak ara verildi, ciddi Osmanlı tarihçileri yetiştirilmeye. Ama neden ABD tarihçisi olarak tanınmış akademisyenlerimiz yok? Tabii ki yurtdışında doktora yapan Türkler, tezlerini Türkiye'ye özgün araştırma konularına ayırsınlar. Ama neden bir Türk Eskimolar'da aile yapısı üzerine bir tez hazırlamasın? Türkiye'nin ilgi alanı dışındaki sosyal konularda, öğrencilerini tezler yazmaya üniversite hocalarımız neden teşvik etmesin?
Batı'nın da Türklerden, Hintlilerden ya da başkalarından beklentileri farklı değil. Onlar, dünyada istedikleri yerde istedikleri konuyu araştıracak, uzman kesilip kitap yazacaklar... Sana, ister Shakespeare uzmanı ol, ister klinik psikolog, bu konuları bilmek haddin değilmiş gibi, kendi ülkenle ilgili şeyler sormakla yetinecekler. Sen de bu oyuna düşüp, bu beklentiyi gerçekleştirip, sazı alacaksın eline.
Ya da, sırtında yumurta küfesi, cılız sesinle Batı'ya saldırırsın çifte standartlı diye.
Türk, Türkten başka bir şeyle ilgilenmezse, Türkün Türkten başka dostu niçin olsun ki?