Bulaşıcı enformasyon

Facebook üyelerinin kullandıkları kelimeler takip edilerek, ülkelerin "gayri safi milli mutluluk" derecesi ölçülüyor.

Geçen hafta başladığımız, Technology Review dergiside Tom Simonite imzalı yayınlanan “Facebook’un Bildikleri” (What Facebook Knows) başlıklı yazının özet derlemesine devam ediyoruz.

Tüm kullanıcılarına ait bilgilerin derlendiği Facebook’un veri havuzundan nelerin öğrenilebileceği üzerine yürütülen çalışmaların başında 35 yaşındaki Cameron Marlow var. Kendisini “kurum içi sosyolog” olarak tanımlayan Marlow’un yönetimindeki Veri Bilim Ekibi’nde (Data Science Team) görevli biliminsanları Facebook’un hemen her alanındaki yöneticiler ile görüşerek işe yarayabilecek kalıplar tespit etmeye çalışıyorlar. Örneğin, Facebook’un sunduğu yeni bir uygulamanın kullanıcıdan kullanıcıya nasıl “bulaştığını” yani yayıldığını araştırıyorlar.

Sosyoloji, sosyal psikoloji, bilgisayar mühendisliği gibi alanlardan uzmanlar içeren Veri Bilim Ekibi üyeleri, Facebook verilerini kullanarak insan davranışlarının arkasındaki temel kalıpları ve motivasyonları araştırıp, elde ettikleri sonuçları akademik dergilerde paylaşıyorlar.

Henüz sekiz yıllık ve ticari modeli henüz oturmamış Facebook gibi bir şirketin akademik çalışmalara bu derece yakın olması garip gelebilir ancak Marlow yaptıkları işi şöyle savunuyor: “Facebook’un cevaplamaya çalıştığı en temel sorular sosyal bilimlerin sorularıyla aynı.”

Birkaç kişiden çıkan bazı fikirler veya bazı trendler neden evrensel boyutlara ulaşıyor da diğerleri aynı şekilde bulaşıcı olmuyor? Veya, bir kişinin gelecekteki aksiyonu, ne derecede arkadaşlarıyla iletişiminin bir sonucu?

Marlow, araştırmalarının akademik dergilerde paylaşılmasının ve üniversite araştırmacılarıyla yaptıkları iş birliklerinin, Facebook’un daha iyi ürünler sunmasını sağlayacağını savunuyor.

Altı Derece Teoremi
Toplumu daha iyi anlamak için harcanan çabalarda Facebook’un nasıl kullanılabileceğine güncel bir örnek “Altı Derece Teoremi” (Six Degrees of Separation).

Bu önermeye göre, yeryüzünde yaşıyan her insan dünyanın herhangi bir yerinde bir insanla en fazla altı adımda ilişki kurabilir. Bu konudaki araştırmalar arasında en iyi bilinenlerden biri, birkaç yüz insanın Boston’da yaşayan bir borsa çalışanına kartpostal göndermeye çalıştığı 1967 tarihli çalışma kabul ediliyor. Facebook’un Milan Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirdiği araştırma ise Mayıs 2011 itibarıyla tüm Facebook kullanıcılarını kapsıyor. Yani, dünya nüfusunun yüzde 10’unu.

Facebook üyesi 721 milyon insanın 69 milyar arkadaş bağlantısının analizi sonucu dünyanın sanılandan daha da küçük olduğu ortaya çıkmış: Birbirini tanımayan iki kişinin bağ kurması için dört adım, yani dört arkadaş bulunması yeterli. Yeryüzünde herhangi biri ile tanışmak istiyorsanız; sizin bir arkadaşınızın tanıdığı birinin, tanışmak istediğiniz kişinin arkadaşı olan bir kişiyi tanıması yeterli.

Söz konusu teorem belki herkes için geçerli olmayabilir ama bu ve benzeri bulgular, insanın toplumsal yaşamı hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlayacak. Örneğin, geçen yıl Pew Research Center tarafından yapılan “Internet & American Life Project” araştırması, Facebook arkadaşlarının yüzde 93’ünün gerçek hayatta da şahsen tanıştıklarını bulmuştu.

Gayri Safi Milli Mutluluk
Marlow’un ekibinin geliştirdiği bir diğer yöntem, Facebook kullanıcılarının olumlu ve olumsuz duygular içeren kelime kullanım sıklıklarının takibi ile ülkelerin “gayri safi milli mutluluk indeksi”ni (GSMM) ölçüyor.

Ülkelerin GSMM indeksindeki oynamalar ölçümün doğru çalıştığına işaret ediyor; örneğin, tatillerde indeks yükseliyor, toplumun önde gelen biri öldüğünde düşüyor. Şili’de Şubat 2010’da yaşanan deprem sonrası ülkenin GSMM indeksi dibe vurmuş, tekrar normal seviyeye çıkması aylar almıştı.

Depremin Şili halkını, kendilerinin yaşadıklarından 13 ay sonra benzer bir felaket yaşayan Japonya halkına karşı daha duyarlı yaptığı da söylenebilir. Japonya’da Mart 211’deki deprem ve tsunami sonrası, takip edilen hiçbir ülkenin (Japonya hariç) GSMM indeksinde değişiklik olmazken Şili’de düşmüştü.

GSMM indeksini geliştiren Adam Kramer, Facebook verilerinin sosyal trendlerin takibinde, ekonomistler ve diğer araştırmacılara ucuz ve hatasız bir yol sağladığını söylüyor.
-------
Devam edecek. Haftaya, “Veri Bilim Ekibi’nin reklama katkısı.”
-------
Not: Bu yazı, Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından yayınlanan Technology Review dergisinin, internette (www.technologyreview.com) yer alan Temmuz/Ağustos 2012 sayısında, Tom Simonite tarafından kalem alınmış “What Facebook Knows” başlıklı yazısından özetlenerek derlenmiştir.

Technology Review, MIT’ye ait bağımsız bir medya kuruluşudur. 1899’dan bu yana yayınlanan dünyanın en eski teknoloji dergisi olan Technology Review, bugün farklı dijital ve basılı platformlarda, beş farklı dilde, dünya genelinde iki milyondan fazla kişiye erişmektedir.