Genç reklamcının staj çilesi

Sektöre girmeye hazırlanan reklamcı adaylarının önündeki en önemli sorunlardan biri nerede nasıl staj yapacakları.

Reklam sektörünün yıllardır en önemli sorunlarının başında insan kaynağı geliyor. Bu sorun sadece Türkiye’ye özgü değil. Amerika ve Avrupa ekonomilerinde de reklam sektörü eskiden olduğu gibi ihtiyaç duyduğu kadar ve nitelikte “yetenek” cezbedemiyor. Üstelik bu yeni bir sorun da değil, uzun bir geçmişi var. Reklamcı olmanın, reklam ajansında çalışmanın itibarı günümüzde ne yazık ki eskisi kadar yüksek değil.

Endüstrinin “yetenek” sorununun pek çok sebebi var. Başta pazarlama iletişimi tanımının değişmesinden çalışma koşullarına kadar çok sayıda gerekçe listelenebilir. Böyle bir listeye iş güvencesinden ücret politikasına, hafta sonu çalışmak zorunda kalınmasından yetersiz sosyal haklara kadar bir dizi madde eklenebilir.

Tüm bu sorunların içersinde öyle bir tanesi var ki doğrudan sektörün “yetenek” kaynağını etkiliyor: yeni mezun veya öğrenci reklamcı adaylarının staj konusu.

Sektörde belli bir programa sahip, koşulları net, ciddi stajyer alım ve çalıştırma kurumsal politikaları yerleşik reklam ajansları var ama maalesef azınlıktalar. Azınlıkta kalan bu kesimi tenzih ederek reklam ajanslarının stajyeri istismar edilebilecek iş gücü olarak gördüklerini söyleyebiliriz.

Yasalar dışında reklam sektörünün kendine özgü yazılı veya teamüllerden oluşmuş bir staj ilkeleri mevcut değil. Bu konuda göründüğü kadarıyla sadece Reklamcılık Vakfı’nın bazı çabaları var.

Vakıf’ın internet sitesinde “Reklamcılık Vakfı Staj Programı” (http://www.rv.org.tr/content/yetenek-havuzu) başlığı altında bu çalışmaların kapsamı incelenebilir. Bu dokümanda stajyer istihdam edecek ajansın sorumluluğu şöyle tarif ediliyor:

“Stajyer öğrenciyi, karşılıklı anlaşma ile saptanan staj süresince kurumun asli elemanı olarak değerlendirmek ve ilgili departmanda RV tarafından kurumlara iletilen çalışma esaslarını, Performans Değerlendirme yaklaşımını gözeterek çalıştırmak kurumların sorumluluğudur.”

Kağıt üstünde mükemmel görünse de piyasada işler ne yazık ki pek böyle yürümüyor. Reklamcılar Derneği üyesi olmayan, Reklamcılık Vakfı’nın programından habersiz ya da umursamayan o kadar çok yer var ki!.. Bir de konuya Türkiye genelinde bakılırsa, vahamati daha iyi anlaşılır.

Şimdilik tek çare stajyer adaylarının kendilerini korumaları olarak görünüyor. Staj yapacakları yerleri doğru seçmeleri, staj içeriğini ve koşullarını önceden işverenle konuşmaları gerekiyor. Çözüm önerisi böyle görünse de diğer yandan arz-talep dengesizliğini, stajyer adaylarının çaresiz kalabildiklerini de unutmamak lazım.