Reklamcının temel sorunu

Reklam endüstrisi ihtiyaç duyduğu insan kaynağını bulabilmek için imaj sorununu çözmek zorunda.

Reklamcılık mesleği son 50 yılda çok ciddi yol aldı. Bugün artık satış, pazarlama ve reklamın farklı disiplinler olduğu büyük oranda biliniyor. Apartman kapılarında “reklamcı giremez” uyarılarına artık neredeyse rastlanmıyor. Ama ne yazık ki bugün hâlâ mesleğin saygınlık sorunu devam ediyor. Son birkaç aydır yaşananlar ise üstüne tuz biber oldu.

Saygınlık sorununun sebep olduğu en önemli olumsuzluk yeni yeteneklerin mesleğe kazandırılamaması. Üniversitelerden mezun genç yetenekler reklamcılık yerine başka mesleklere yöneliyorlar.

Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Aytül Özkan iyi niyetle ve konumu gereği, “Günümüzdeki tanımıyla reklamcılık dünyada ve ülkemizde muteber bir meslektir ve önemi de giderek artmaktadır” görüşünü savunuyor. Ne var ki son zamanlarda yaşanan tartışmalara şöyle bir bakıldığında, bu köşede geçen hafta yayınlanan Özkan’ın bu sözlerinin mevut durumu çok iyi yansıtmadığını söylemek mümkün.

Mesleğin “imaj” sorununun hem sektörün içinden hem de dışından kaynaklanan çeşitli sebepleri var. Kamunun Reklam Kurulu aracılığı ile verdiği milyonlarca liralık cezaların medyaya yansıyış şeklinden, sektörün iç denetim mekanizması Reklam Özdenetim Kurulu’nun (RÖK) aldığı yayın durdurma tedbirlerinin kamuoyu ile paylaşılmaması ve zamanlamasının sorunlu oluşuna kadar; sektör içi rekabet ve konkur süreçlerinden ajansların istihdam uygulamalarına kadar neredeyse bir dizi sebep verilebilir.

Global bir sorun
Söz konusu imaj sorunu sadece bizim pazarımıza özgü bir durum değil. Aynı problem, dünyanın en büyük ve gelişmiş reklam pazarı kabul edilen ABD’de de var. Örneğin, Amerika Reklam Ajansları Derneği (AAAA), “Open Advertising” (Açık Reklamcılık) isimli bir proje başlatmış. Geçtiğimiz hafta AdWeek dergisinde yayınlanan haberde, imaj sorununun “yeni ve genç yetenekler açısından cazibesi olmayan bir kariyere dönüştürme tehditi” oluşturduğu belirtiliyor. Bu tehdite karşı 12 reklam ajansının katılımıyla başlatılan “Open Advertising” projesi, mesleği bir anlamda yeniden konumlandırmayı hedefliyor.

Projenin openadvertising.aaaa.org adresinde bir internet sitesi mevcut. 4A’nın yazılı açıklamasında “yeni bir platform” olarak tanımlanan proje ve sitesinin amacı şöyle tarif ediliyor:

“Gençlere yönelik oluşturulan Açık Reklamcılık projesi en yetenekli insanları reklam ve pazarlama endüstrisine katmayı hedeflemektedir. Projenin internet sitesi, genç reklam profesyonellerinin iş deneyimlerini içeren kısa videoları paylaştıkları bir ortam sağlamaktadır. Endüstrinin içerdiği çok farklı rollere ilave olarak Açık Reklamcılık projesi teknoloji ve inovasyonun reklamcılık ve pazarlamanın özünde nasıl yer aldığını göstermektedir.”

Biz ne yapıyoruz?
Bizim sektörümüzü temsil eden ve yönlendiren temel mesleki oluşum, bilindiği gibi Reklamcılar Derneği. Özkan’ın da belirttiği gibi RD ülkemizin reklam endüstrisinin yaklaşık yüzde 85 gibi bir kesimini temsil ediyor, yurtiçinde ve dışında kamuya yönelik sektör sözcülüğünü yapıyor.

RD’nin yanı sıra sektörün önemli oluşumlarından biri de RD ve üyeleri tarafından 1998’de kurulmuş olan Reklamcılık Vakfı (RV). İnternet sitesinde RV’nin misyonu şöyle tarif ediliyor:

“Türkiye’deki reklamcılık mesleğinin saygınlığını toplumsal yaşamın her alanında korumak, yükselmesine katkıda bulunmak ve bu süreçte ihtiyaç duyulacak kaynakları yaratarak, Vakfın gelişimine olanak sağlamaktır.”

Bu misyon doğrultusunda RV’nin oldukça faal ve pek çok proje yürüten bir meslek örgütü olduğu söylenebilir. Yürütülen projelere bakıldığında ise işlerin neredeyse tamamının eğitim ağırlıklı olduğu görülüyor. Yani bir anlamda sektöre girmeye karar vermiş veya yeni girmiş gençlere mesleki eğitim veriliyor.

Öte yandan genele, Vakıf misyon cümlesinde de bahsedildiği gibi, toplumsal yaşamın her alanına ve doğrudan mesleğin kamuoyu nezdinde itibarına yönelik işler yapıldığı söylenemez. Bu tehlikeli bir strateji. Mevcut eğitim çalışmaları ile yetinmek bugüne çözüm sağlarken uzun vadede ortaya çıkabilecek daha büyük bir sorunu ihmal edebilir.

RD’nin, RV’nin ve sektördeki Reklamverenler Derneği, ReklamYaratıcıları Derneği, Anadolu’daki reklamcılar dernekleri gibi diğer mesleki oluşumların teker teker ya da bir araya gelerek mesleği itibarı, saygınlığı, imajı için adım atmaları lazım. Özellike de şimdi, mesleğin en çok zarar gördüğü şu günlerde.