Reklamda fikir hırsızlığı

Bir ajansın reklam fikri başka bir ajans tarafından fütursuzca kullanılırsa...
Reklamda fikir hırsızlığı

Grey İstanbul tarafından 2010’da Google için hazırlanan basın kampanyası ulusal ve uluslararası bir dizi reklam yaratıcılığı yarışmasında ödül kazanmıştı. İngilizce kelime oyunu yapan ve Google aramasının “Bunu mu demek istediniz?” özelliğini vurgulayan kampanya, yanlış yazılmış kelimelerin ortaya çıkaracağı komik durumları işliyor.

Örneğin, amiral gemisi anlamına gelen “battleship” kelimesinde “ship” yerine koyun anlamındaki “sheep” kullanıldığında ortaya çıkan durum, ilan görselinde muharebe demek olan “battle” kelimesinden hareketle savaşan asker kılığındaki koyunla veriliyor.

Kırmızı Ödülleri 2010’da büyük ödül Kıpkırmızı’yı ve yine aynı yıl uluslararası yarışmalardan Epica’nın iletişim kategorisinde altın ödül kazanan bu kampanyanın ana fikri iki yıl sonra başka bir ülkede başka bir ajans tarafından aynen kullanılmış.



Brezilya’da São Paulo kentinde faaliyet gösteren Dim`Canzian`Facci isimli reklam ajansı, FF İngilizce Okulu için hazırladığı kampanyada Grey İstanbul’un Google reklamlarındaki fikri aynen kullanmış.

Reklamcılık internet sitesi coloribus.com’da yer alan bilgiye göre Mayıs 2012’de yayınlanan FF İngilizce Okulu kampanyası üç farklı ilan içeriyor. Yine İngilizce kelime oyunu yapan ilanlardan biri aynı Google işindeki gibi koyun esprisini içeriyor. Brezilya örneğindeki fark, telaffuzları birbirine yakın üç kelime kullanılmış olması. İlanda “koyun - gemi - çip” (sheep - ship - chip) kelimelerinin görsel karşılıklarına da yer verilmiş.

Üç ilanın da sağ alt köşesinde reklamverenin logosu ve “İngilizcenizi daha anlaşılır yapın. Konuşma dersleri” yazısı yer alıyor.

FF İngilizce Okulu kampanyasının iki yıl önce yaptıkları çalışmaya benzerliği hakkında Grey İstanbul başkanı Alper Üner’in tek yanıtı “Alıştık artık” oldu.

Tat Ketçap - Heinz



Bir Türk reklam ajansının işinin taklit edilmesi ilk kez olmuyor. Daha önce de DDB İstanbul’un Tat Ketçap ilanının neredeyse bire bir kopyası, İngiltere’de McCann Erickson tarafından Heinz Ketchup için yapılmıştı.

DDB İstanbul’un 2004 yılında hazırladığı ve hatta New York Festivals reklam yarışmasını gönderdiği ilan aradan üç yıl geçtikten sonra İngiltere’de Heinz markalı ketçap için yapıldı. İşin ilginç tarafı Heinz ilanı İngiliz Campaign dergisinin yarışmasında altın madalya bile kazandı.

Heinz ve Tat ilanları arasındaki benzerlik reklamcılık bloglarında yer alınca McCann bir açıklama yaparak Tat Ketçap işinden haberleri olmadığını iddia etti. Ancak Tat ilanı, dünyadan reklam örneklerinin yer aldığı “Taschen - Advertising Now: Print” isimli kitapta yayınlamıştı.

Güncellenmiş Tat ilanı geçen ay Kırmızı Ödülleri’nin haftalık bülteninde yer alınca, Heinz örneği sosyal mecrada tekrar gündeme geldi. Ancak hatalı şekilde Tat’ın kopya olduğu öne sürüldü. Bunun üzerine Medina Turgul DDB’nin Yaratıcı Yönetmeni Kurtcebe Turgul Twitter üzerinden şunları yazdı:

“Bizim işimiz diğerinden önce yayımlandı. Şu anda bir tekrar yayım ile karşı karşıyasınız. [..] Bu iş Taschen Book'ta yayımlandı, sonra İngilizlerin yaptığı ilan çıkınca o dönem Campaign dergisinde bu iki ilanın benzerliğiyle ilgili bir yazı çıktı. Yapanlar biz o işi nasıl görelim dediler, diğerleri Taschen'i görmediniz mi dediler. Biz bu luzumsuz ve gereksiz tartışmanın tarafı olmak istemedik. Biz kendimizi herkes de bizi bilir dedik, işimize baktık, iyi bir İngiliz ajansının iyi bir grubu bizden sonra bizle aynı işi düşünmüş, ne ilginç dedik. Bundan daha fazlasını arayanlar arasın, bizim şimdi çok işimiz var, hadi işe dedik.”

Reklamcılıkta birbirinin benzeri işlere sık sık rastlanıyor. Bu benzerlikler kimi zaman açıkça kopya ve hırsızlıkken kimi zaman gerçekten rastlantı olabiliyor. Bu tür işlerin arşivini tutan, dünyanın çeşitli yerlerinde yayınlanmış birbirine fazlaca benzeyen reklamları derleyen bir internet sitesi bile mevcut: www.joelapompe.net.

Böylesine sık rastlanan bir sorun olmasına rağmen reklamcılıkta fikir hırsızlığını önleyici ya da cezalandırıcı mesleki bir uygulama yok. Tespit edildiğinde ve kanıtlanabildiğinde en iyi ihtimalle ticaret hukuku kapsamında hak aramak mümkün. Ne var ki fikri mülkiyet kapsamında orijinal düşüncenin kime ait olduğunu kanıtlamak her zaman pek kolay değil. Dolasıyla hayatın pek çok alanında olduğu gibi, bu konuda da iş dönüp dolaşıp kişisel ve kurumsal dürüstlüğe ve haysiyete gelip dayanıyor.