Anadolu'yu vermeyeceğiz!

Anadolu medeniyetini bugüne kadar emzirmiş doğa bugün satılık, kiralık ve pazarda.

Gidin. Bırakıp köklerinizi bu topraklarda, alıp yüreğinizi gidin! Dünyanın neresine giderseniz gidin, Anadolu karşılayacak sizi. Köklerinizi yeniden fark edeceksiniz. Kulağınıza biz çocuklarını yaşatabilmek için hiç almadan veren doğa ananın ninnileri gelecek.
Akarsular şehirlerinize süt verecek, sizi bağrına basacak. Ormanlar eviniz olacak, ocak ateşini yakacak. Bozkır buğdayı verecek, koyunu verecek. Dağlar sizi kavurucu yaz aylarında sarıp sarmalayacak. Göllerin mavisinde yüzünüzün aksini keşfedeceksiniz. Makinin dallarından zeytinin yağı damlayacak. Derken bütün kıyılar özgürlüğünüzün kapısı olacak, denizlere atılıp uzak dünyalara varacaksınız.
Vardığınız yerde ben bir Anadolu çocuğuyum diyeceksiniz, göğsünüzü gere gere... Diyeceksiniz demesine ama içiniz kanayarak şunu da bileceksiniz: Siz her şeyini satan bir kuşağın çocuğusunuz!
Dere, orman, maki, göl! Hiç fark etmez! Dağ, bozkır, kıyı, deniz! Ne önemi var? Sat gitsin! Bizim dış borcumuz var, iç borcumuz var, kredi borcumuz var, kalkınma derdimiz var! Şimdi daha büyük işlerimiz var! Acelemiz var! Satalım gitsin!
Fırtına Vadisi ne işe yarar ki, sat gitsin! Buz gibi Dicle Nehri neden boşuna aksın ki? Önünü keselim, baraj yapalım. İsmini de Ilısu koyalım. Kullanılmayan orman neye yarar kardeşim? Hepsini satalım. Binlerce HES yapalım, derelerin suyunu emelim. Borulara tıkalım, çılgınlığa teslim olalım...
Oysa ben bir Anadolu çocuğuyum. Beni ben yapan bunca şeyi hiçe saymam mümkün mü? Binlerce yıllık bir mirası bir çırpıda yağmalamaya hakkım var mı? Doğa anayı neden hiçe saymalıyım? Anadolu medeniyetini bugüne kadar emzirmiş bütün bozkırlar, ormanlar, dereler, göller, makiler, denizler ve dağlar bugün bıçak sırtında. Hepsi satılık, hepsi kiralık, hepsi pazarda.
Oysa köklerini kesip atmak, bir ağaca getirse getirse ölüm getirir. O ağacın yaprakları kurur gider, meyve vermez olur, kırılır bütün dalları, çekiliverir canı. O coğrafyanın ruhu zaman boşluğunda kaybolur. Hiç yaşamamış gibi, sanki Anadolu hiç var olmamış gibi.
Bizler Anadolu insanlarıyız. Doğa ananın memesinden emdik hayat sütümüzü. Bu cinayete ortak olmak bize yakışmaz. Analara saygı yazar Anadolu insanının kitabında.
İşte bu yüzden Anadolu insanı avazı çıktığı kadar bağırıyor dünyaya. Suyumuzu vermeyeceğiz! Toprağımızı vermeyeceğiz! Anadolu’yu vermeyeceğiz!
Anadolu’yu vermemeye kararlı insanların ilk buluşması 24 Ocak’ta Ankara’da Meclis önünde gerçekleşecek (www.anadoluyuvermeyecegiz.net).
Anadolu’yu vermek istemeyen herkes orada olmalı!