Aksak kentsel dönüşüm, fren gerektiriyor

Türkiye'de konut edinmek için yapılan harcamaların milli gelire katkısı yükseldikçe, tasarruf oranları iniyor.
Aksak kentsel dönüşüm, fren gerektiriyor

Türkiye Çin değil.

Türkiye Çin olmadığı için, Çin gibi büyüdüğünde dönüp arada motoru soğutmak için frene basmak gerekiyor. Birkaç yıl hızlı büyüyünce bizim memlekette azıcık nefeslenmeden olmuyor. Neden olmuyor? Türkiye’nin tasarruf oranı, Çin’in tasarruf oranından neredeyse dört kat daha düşük olduğu için olmuyor. Bakın durum eskiden bu kadar kötü değildi.

1980 yılında Çin’in tasarruf oranı Türkiye’nin tasarruf oranının bir buçuk katı bile değildi: Çin’in tasarruf oranı milli gelirin yüzde 35’i iken Türkiye’de bu oran yüzde 25 civarındaydı. Şimdilerde ise Çin’in tasarruf oranı yüzde 50’leri aşarken Türkiye’ninki milli gelirin yüzde 12’sine indi. Yurtiçi tasarruflarınız büyüme sürecini desteklemiyorsa dışarıdan yabancı tasarruflarla cari işlemler açığını kapatmak gerekiyor. Taşıma suyla da değirmen dönmüyor. Arada frene basmak gerekiyor.

Bu Türkiye’nin yapısal gerçeği.

Geleyim Sayın Başbakanımızın hakkını teslim etme işine. Türkiye’nin büyüme hızı 2012 yılında önceki yıllara göre yaklaşık yüzde 70 azalarak yüzde 3 civarına inecek.

Türkiye’nin büyüme oranı, bilinçli bir biçimde azaltılıyor. Çin gibi tasarruf etmeyen bir ekonominin, Çin gibi büyümeye kalkınca, yüksek cari işlemler açığını uzun süre taşıyamayacağını düşünen hükümetimiz, ekonomiyi yavaşlatıyor. Bunu Türkiye ekonomisinin risklerinin dev aynasında görülmeye başlanmasını önlemek için yapıyoruz.

Ben doğru yapıldığını düşünüyorum. Vakıa ile kavga etmeden, yapılması gerekenin yapılmasına imkân veren Sayın Başbakanımız, üstelik de arka arkaya seçimlerle dolu bir süreçte doğru yapmaktadır. İkinci olarak da bu hususu tespit edeyim, müsaadenizle. Peki, Türkiye’nin tasarruf oranı neden bu ekonominin sürdürülebilir bir biçimde büyüyebilmesine destek sağlamamaktadır?

Geçenlerde Dünya Bankası ve TEPAV’ın birlikte yürüttüğü Şehirleşme Stratejisi çalışmasında tam da bu konuyla ilgili dikkatimi çeken bir grafik vardı. Türkiye’de konut edinmek için yapılan harcamaların milli gelire katkısı yükseldikçe, yurtiçi tasarruf oranları aşağıya doğru iniyor. 1998’den günümüze tasarrufların milli gelire oranı yüzde 50 azalırken memleketin şehirleşme oranı hızla artıyor. Konut edinmek için yapılan harcamalar da yüzde 140 artıyor.

Talep artıyor, arz artmıyor. Türkiye, kentsel dönüşümü düzenli bir biçimde gerçekleştiremediği için iki yıl arka arkaya Çin gibi hızlı büyüyemiyor. Arada frene basmak gerekiyor. Öyleyse ekonomi fren gerektiriyor diye kime kızalım? TOKİ’ye tabii ki.