Amazon, şimdi de kitapçı açıyormuş

Sanal kitabevi Amazon, şimdi bildiğiniz fiziki kitapçılardan açıyormuş. Geçen yılın Kasım ayından beri ortada bir dedikodu vardı. Şimdi sayı bile konuşulmaya başlandı. 300-400 adet fiziki kitapçıdan bahsediyor bilenler.

Bundan bir süre önce dünya, bildiğimiz gibi olmamakta epey kararlı görünüyordu doğrusu. Ben bir nevi emindim. Bakalım daha neler göreceğiz diye düşünüyordum. En son birkaç yıl önce Amerika’da kapanan kitapçılara bakıp alışkanlıklarımı değiştirmek zorunda kalacağım diye üzülüyordum. 2011’de Radikal için Amerika’da bir bir kapanan kitapçılarla ilgili duygu ve düşüncelerimi yazmışım. (http://www.tepav.org.tr/tr/kose-yazisi/s/2468) Neredeyse o vakit, bir dönem bitti artık diye bakıyordum. Meğer bitmemiş. Bir sürü kitapçı kapandığı ile kalmış. O kitapçıların kapanmasına neden olan bir zamanların sanal kitabevi Amazon, şimdi bildiğiniz fiziki kitapçılardan açıyormuş. Geçen yılın Kasım ayından beri ortada bir dedikodu vardı. Şimdi sayı bile konuşulmaya başlandı. 300-400 adet fiziki kitapçıdan bahsediyor bilenler. Nedir bu şimdi? Gelin birlikte bir bakalım.

Amazon faaliyete geçtiğinden beri, kitap üretimi ve dağıtımı ve esasen genel olarak kitap endüstrisi önemli ölçüde değişti. Amazon.com web sitesi açıldığında sene 1995’ti. Amazon, o vakit yalnızca kitap pazarlayan bir sanal platformdu. Ben o yıl, Sermaye Piyasası Kurulu’ndan ayrılıp Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne geçmiştim. Daha dün gibi. Siz de neler yaptığınızı bir hesaplayın derim. İşte o zamandan beri, kitap endüstrisi de önemli bir yapısal değişiklik geçirdi. Ne oldu? Kitap üretimi, kitap dağıtımı ve bu arada kitabın kendisi, yapıldığı materyal dahil değişti. Kitap okuma deneyimi çeşitlendi. Kitap endüstrisi yeni teknolojilerle tanıştı. Kitap endüstrisi bir nevi yazılım ağırlıklı bir sanayi kolu oldu. Hatırlayın, televizyon ve eğlence endüstrisi de benzer bir tanışıklıktan sonra yazılım ağırlıklı hale gelmişti. Şimdilerde Sanayi 4.0’ı tartışırken burada olup bitenleri hatırlamakta fayda varmış gibi geliyor bana doğrusu.

Ben kitap endüstrisi nasıl değişti diye düşünürken basitçe üç tespit yapabiliyorum.

Birincisi, Amazon ile birlikte önce kitap dağıtım sistemi değişti. Değişmekle kalmadı dijitalleşti de. Perakende kitap satışı için kurulan dağıtım ağı, sonra başka mallara doğru genişledi. Amazon bir elektronik ticaret sitesi haline dönüştü. Emirler toplanıyor, para tahsilatı yapılıyor, mallar gönderiliyor, hatalı olanları değiştiriliyor. Kocaman bir elektronik ticaret platformu olarak iş başladı. 

İkincisi, kitabın kendisi fiziki bir meta olmaktan çıkıp dijitalleşti. Artık basılı kitaptan daha çok elektronik kitap satılıyor. Amazon, bu arada önce bir elektronik kitap okuma aygıtını, Kindle’ı pazarladı. Kitapları oradan okuyorduk. Sonra tablet teknolojisi yaygınlaşınca her yer Kindle oldu. Bu arada Amazon, Fire televizyonunu da işletmeye başladı. Kitap ve televizyon endüstrisi çağımızda artık yazılım bazlı bir sanayi haline geldi. Ne oldu? Eğlence endüstrisi dijitalleşti.

Üçüncü olarak ise bütün bu müşteri ağı sayesinde Amazon, inanılmaz boyutta veri biriktirir oldu. Şimdi, kaç paralık harcama kabiliyeti olan hangi müşterisinin neden hoşlandığını, neyle ilgilendiğini hep biliyor. Müşterilerin adreslerini de biliyor. Bu ne demek? Eğlence endüstrisi açısından bakıldığında terzi elinden çıkma program hazırlama imkânı demek. Elindeki büyük veri hazinesine bakıp bakıp isabetli menüler hazırlama imkânı demek. Önemli yani.

Peki, şimdi bu fiziki kitapçı açma projesi nereden çıktı?

Amazon, öteki kitapçılara benzemeyen kitapçılar açabileceği için kendisini öncekilerden ayırabiliyor. Amazon’un açacağı yeni kitapçılar, kapanmasına neden olduğu kitapçılara niteliksel olarak hiç benzemeyecek bana sorarsanız. Müşterilerini mahalle mahalle tanıyor. Neler okuduklarını, ne seyrettiklerini, ne dinlediklerini, hangi ilaçları aldıklarını, neyin tutkunu olduklarını biliyor olacak yeni kitapçılar. Hiçbir şey para etmiyorsa şimdi bu malumatın para edeceği bir yeni çağın başındayız sanki. Amazon, önce kitabı ve kitap okuma deneyimini dönüştürmüştü. Şimdi de kitapçıyı değiştirmiş olacak. Kitapları çıkmadan alabileceğimiz, tartışabileceğimiz bir yeni dönem başlayacak sanki.

İki kısa notla bitireyim. Öncelikle ben Amazon’un kitap endüstrisi ile ilişkisini bir nevi Sanayi 4.0 tecrübesi olarak görüyorum. Aynı endüstriyel dönüşüm süreci, aynı dijitalleşme, aynı yazılım bazlı gelişme ve aynı veri madenciliği potansiyelini görüyorum. Bu bir.

İkincisi ise kitap endüstrisinin bir başka aracı olan kütüphanelerle ilgili. Kütüphaneler dijitalleşme ile birlikte yok mu olur? Hayır. Dijitalleşme kütüphanelere olan ihtiyacı azaltmaz, tam tersine artırır. Biz kütüphane çağına yetişemedik ama belki şimdi dijital kütüphane çağına giriş yaparız diye düşünüyorum ben.