Anadolu, Gümrük Birliği'ne girememiştir

Memleketin doğu ve güneydoğusunun müşterisi Avrupa değil Ortadoğu ve Kuzey Afrika'dır.

Türkiye, kağıt üzerinde, bir bütün olarak, Gümrük Birliği’ne (GB) girmiştir. Hukuki olarak bakıldığında, Anadolu elbette GB kapsamındadır. Ama gelin görün ki, Anadolu’nun yeni gelişen sanayi merkezlerinin esas müşterisi Avrupa değildir. Neden böyle olduğunu TOBB Yönetim Kurulu üyesi ve Kayseri Sanayi Odası Başkanı Sayın Mustafa Boydak Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde pek güzel anlatmıştır: Türkiye’de iç ulaştırma maliyetleri son derece yüksektir. Öyle böyle değil, son derece yüksektir. Anadolu, Avrupa pazarına uzak kaldığı için, GB’nin getirdiği imkânlardan yeterince yararlanamamaktadır. Anadolu’nun GB’ne girememiş olmasının nedeni, Avrupa’nın Anadolu’yu bir üretim merkezi olarak dışlamasından kaynaklanmamaktadır. Türkiye’yi yönetenlerin, Anadolu’nun, GB’den yararlanabilmesi için gereken tedbirleri almamış olmalarından kaynaklanmaktadır. Gelin bakın mesele nasıl hükümetlerimizin ufuksuzluğu ile alakalıdır?
Bursa’nın dış ticaret rakamlarına bakarsanız, Bursa’nın bir numaralı ticaret partnerinin Avrupa olduğunu görürsünüz. Aynı durum, İstanbul, Kocaeli ve İzmir için de geçerlidir. Ve nitekim ülkemizin kuzeybatısında yer alan bu merkezler toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisinin kaynağı durumundadırlar. Birincil ticaret partneri Avrupa olan illerimiz hep ülkemizin kuzeybatısındadır. Nerededir? Avrupa yolu üzerinde sıralanmışlardır. Avrupa neden bu illerimizin temel ticaret partneridir? Bu illerimiz Avrupa’ya daha yakındırlar. Şimdi geleyim diğer illerimize. Türkiye 1980 sonrasında başarılı bir biçimde sanayiini ülke sathına yaymayı başarmıştır. Gaziantep, Konya, Kahramanmaraş, Kayseri yeni sanayi merkezleri olarak ortaya çıkmıştır. Gaziantep’in bir numaralı ticaret partneri Avrupa değildir. Gaziantep’in ihracatının yüzde 59’u Avrupa’ya değil, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine gitmektedir. Avrupa’nın payı yüzde 20’dir. Aynı durum Konya ve Maraş için de doğrudur. Türkiye’nin ortasından kuzeybatıya doğru ilerledikçe, illerimizin bir numaralı ihracat partneri Avrupa olmaktadır. Yine memleketin orta yerinden güneydoğuya ilerledikçe, memleket il il GB’den kopmaktadır. Memleketin orta yerinde Ankara’da durum ortadadır. Aynı hal, Kayseri için de geçerlidir. Kayseri’nin toplam ihracatında Avrupa’nın payı yüzde 36, Ortadoğu ve Afrika’nınki yüzde 29’dur.
Şimdi bu niye böyle olmaktadır? Orta ve Doğu Anadolu neden daha GB’nin getirdiği imkanlardan tam olarak yararlanamamaktadır? Orta ve Doğu Anadolu daha tam olarak Avrupa pazarına bağlı değildir. İki biçimde değildir. Birincisi, Türkiye’nin ihracat mallarının yüzde 52’si gemiyle taşınmaktadır. Gemi ucuzdur. Ancak Orta ve Doğu Anadolu’da liman yoktur. Malların önce bir limana gitmesi gerekmektedir. İç karayolu taşımacılığı ise pahalıdır. Öncelikle ilkel maliye sistemimiz nedeniyle, benzin pahalı olduğu için, iç karayolu taşımacılığı pahalıdır. Halbuki ihracatın bir yüzde 40’ı da karayolu ile yapılmaktadır. Maliye idaresinin ilkelliği, rekabet gücümüzü öldürmektedir. İkincisi, ihracatımızın yalnızca yüzde 1’i demiryolu ile taşınabilmektedir. Türkiye’den Avrupa’ya tarifeli konteynir trenleri işlememektedir. Tren olmayınca orta ve Doğu Anadolu GB’nin nimetlerinden faydalanamamaktadır. Sorun burada da bitmemektedir.
Ben Türkiye’de bölgelerarası gelir dengesizliklerinin ana kaynağının illerimizin birbirine ve dünyaya yeterince bağlı olmaması olduğunu düşünüyorum. Doğu ve Güneydoğu’da fabrika azlığının nedeni tam da budur. Oradaki sanayinin yeterince sofistike ürünler üretmemesinin nedeni de budur. O bölgedeki fabrikaların rakibinin İran’da aynı işi yapan fabrikalar olması da bundandır. Güneydoğu Anadolu’nun Afganistan’a bu kadar çok benzemesinin nedenini oranın memlekete yeterince bağlantılı olmaması ile açıklamak gerekir.
Ekonomi birleşik kaplar gibidir. Bağlı değilse, fabrika olmaz. Bağlantılı değilse, üretim deseni yeterince gelişmez. Üretim deseni sofistike değilse, yaşanabilir şehirler de olmaz. Gidersiniz, gidersiniz en sonunda huzur olmaz. Önceliklerini doğru saptayamayan, ehem ile mühimi ayıramayan geleceğini tasarlayamaz. Anadolu, AB’ye hâlâ girememiştir vesselam.