Türkiye, Asya'dan pek negatif ayrışıyor

Türkiye, Asya-Pasifik civarında, büyüme oranı yüzde 50 azalırken enflasyon oranı yüzde 50 oranında artacak tek ülke olacak.

Bu ara biliyorsunuz Standard and Poor’s’a kızgınız. Önce Karadenizli Başbakanımız “Ben de seni tanımayrum” demişti. Hani aynı o fıkradaki gibiydi vaziyet: “Temel, Dursun’a borç vermiş. Bekle bekle geri gelmemiş. İma ederek, açıkça söyleyerek hatırlatmış. Yine tık yok. Sonunda dayanamamış. Bizim mahkemeler herhalde o vakit böyle değilmiş, mahkemeye başvurmuş. Şimdi olsa mahkemeye başvurmak alacağı alamamak için en garantili yol olduğu için hiç düşünmezdi tabii ki. Neyse, mahkeme günü gelmiş. Hâkim, Dursun’a ‘Utanmıyor musun?’ demiş, “Bak, bu arkadaşından borç almışsın, şimdi de paranın üstüne yatıyormuşsun. Üstelik çocukluktan beri arkadaşmışsınız”. “Yok canım” demiş Dursun, “Ben o parmağınızla işaret ettiğiniz şahsı hiç tanımayrum, kendisinden borç para almışlığım da yoktur”. Bunu duyunca Temel kıpkırmızı olmuş, yılların arkadaşı, üç kuruşluk para için bak neler diyor. “Haçan hâkim bey” demiş, “Asıl ben onu hiç tanımayrum, bilmeyrum”. Hesap, o hesap. Sonuç, o sonuç işte.
Sonra evvelki gün malum medyada bir yalan haber çıktı. Buna göre S&P mealen “Abi, elinizi ayağınızı öpeyim, yanlış anlamayın, bizim analist tecrübesiz olduğu için size yamuk yapar gibi olmuş. Anlaşılmaz bir rapor yayımlamışız. Ayıp etmişiz. Beceriksizi işten attık, merak etmeyin. Biz sizsiz ne yaparız abicim?” demişti. Sonra dün S&P, “Yahu, ben böyle bir şey demedim” diye açıklama yapmak zorunda kaldı. Adamların Türkiye’nin iç politika dinamiklerinden başı döndü herhalde. İtalya’da Berlusconi döneminde mali polis ofislerini basmıştı. Burada yakında mahkeme ilamı gelir herhalde. Şimdi de dün UNESCAP raporu tam 30 ülkede açıklandı. Rapora göre 2012’de Türkiye’nin Asya ülkelerinden negatif ayrışmasını beklemek gerekiyor. Tahminlere göre Türkiye, Asya-Pasifik civarında, büyümesi yüzde 50 azalırken enflasyonu yüzde 50 artacak tek ülke olacak. Tahmindir, elbet şaşar ama bu arada milletin kafasında böyle şeyler var. Aynı S&P gibi. Görüyorsunuz, bir nevi “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” durumundayız.
Önce UNESCAP nedir? UNESCAP, Birleşmiş Milletler’in Asya-Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu. Asya ve Pasifik’teki iktisadi işbirliğini yaygınlaştırmak için teşkilatlanmış. Merkezi Bangkok’ta. Her yıl çalışma alanı içindeki ülkeler için bir rapor yayımlıyor. 2012 yıl sonu tahminleri de dünkü sunumun içindeydi. UNESCAP, 30 ülkeyi kapsıyor. Geçen yıl bölgenin ve hatta dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi, Çin, UNESCAP kapsamında. Aynı zamanda bölgenin geçen yıl en hızlı büyüyen ikinci ülkesi, Türkiye de UNESCAP’ın kapsama alanında. 2012’de Çin’de büyüme oranının yüzde 9,2’den yüzde 8,6’ya, Türkiye’nin ise yüzde 8,5’ten yüzde 3,2’ye gerilemesi bekleniyor. Bu tutmayıp gerileme yüzde 50’de kalsa, oluyor yüzde 4,3. Kötü yani.
Neden böyle? Çin, yüksek yurtiçi tasarruflara sahip, hızlı büyüyen bir ülke. Türkiye ise düşük yurtiçi tasarruflara sahip, hızlı büyüyen bir ülke. Brüt yurtiçi tasarrufların milli gelire oranı Çin’de yüzde 50 civarında. Türkiye’de ise aynı oran yüzde 15 bile olmuyor. Türkiye, kendi kaynakları ile değil, başkalarının sağladığı kaynaklarla hızlı büyüyor. Kendi kaynakları ile değil, başkalarının kaynakları ile yatırım yapıyor. Yeni yatırım teşvik sisteminin, yatırım arttıracakken nasıl oluyor da cari açık azaltacağını doğrusu ben pek yaman merak ediyorum. İktisada Başlangıç dersinde bile sorunun cevabı var esasen. Çin’in cari işlemler fazlası milli gelirinin yüzde 3’ü civarında. Türkiye’nin cari işlemler açığı ise milli gelirinin yüzde 10’u civarında. Bu dış açık ne yapıyor? 2012’de Türkiye ekonomisini havadan nem kapar hale getiriyor. Bu hangi 2012’de oluyor? Petrol ve doğal hammadde fiyatlarında artışların beklendiği; Avrupa krizinin nereye doğru evrileceğinin belli olmadığı; Suriye, İran krizinin nerede duracağının hâlâ bilinmediği 2012’de oluyor. Bu ortamda ne yapsın S&P?
Siz, “Durdurun dünyayı, başım dönüyor/Felek halimize gülecek gibi” dediniz diye dünyanın hakikaten durmasını mı bekliyorsunuz? Şimdi siz elmayı seviyorsunuz diye elmanın da sizi sevmesi şart mı yani? Yok artık.