Demokrasi şoförleri

Demokrasi taksisine atlarsınız. 'Çek' dersiniz şoföre. 'Beni demokrasiye götür'. Şoför basar gaza.

Demokrasi taksisine atlarsınız. 'Çek' dersiniz şoföre. 'Beni demokrasiye götür'. Şoför basar gaza.
Bir gözü yolda, bir gözü sizde, gitmeye başlar. Yol uzadıkça uzamaktadır.
Saat yazdıkça yazmaktadır. Bir türlü varamamaktasınızdır demokrasiye.
Yol 'hukukun üstünlüğünün çiğnenmesinden' geçer. Yol 'cunta tehdidinden' geçer. Yol 'devlet organizasyonu linçlerden' geçer. Yol 'bedeli ne olursa olsun' milliyetçiliğinden geçer.
Şoför sizi dolaştırdıkça dolaştırmaktadır. Turist olmadığınız da bellidir. Hoş, sizin gibilere biraz turist muamelesi yaparlar ya bu memlekette. Kim gitmek ister bu mevsimde demokrasiye? Olsa olsa bir turist. Endişelenmeye başlarsınız. şoföre sorarsınız. 'Sen hangi yoldan gidiyorsun kardeşim demokrasiye?'
'Abi, demokrasiye giden bütün ana caddeler tıkalı, arkalardan kaçıyoruz işte' diye cevap verir.
İşte memleketimde, fikir önderliği, siyasi analiz adı altında gazete köşelerinde yapılan hep budur. Fikir şoförlüğü. Bu fikir şoförlerinin hepsinin bildiği, birbirinden farklı bir arka yol vardır. Arka yol yangın yeriymiş, takmayın, cevval şoförünüz sizi çıkarır demokrasiye. Siz arka koltukta dişinizi sıkın, sabredin, gazetenizde köşenizi okumaya devam edin, yeter.
Demokrasiye mi kardeşim? Atla, gerisine karışma. Ben bütün yolları bilirim. Hangisi tıkalı, hangisi açık, avucumun içi gibi bilirim. İddia, Türkiye'de demokrasiye giden yol labirent gibidir. İddiadan kazanan.
Bizim köşe şoförleri. Onların işi, size bu labirentin haritasını vermektir. 'Biz olmasak şuradan şuraya gidemezsiniz' durağının şoförleri hayatını işte böyle kazanır.
Biri der ki, 'Kandil üzerinden geçiyor yolumuz abla'. Biri der ki, 'Demokrasiye giden yol hukukun semtine uğramadan büyük uzlaşma'dan geçer.
Biri der ki 'Malezya'dan geçer.' Biri der ki, 'Batı'nın etrafından dolaşmaktan geçer.' Biri der ki, 'Genelkurmay'ın önünden geçer.' Biri de der ki, 'Zamanında Irak'a girip Musul üzerinden gidecektik demokrasiye, bak işte sizin hep demokrasiden gidelim ısrarınız yüzünden uzattık yolu.'
Bu fikir şoförlerinin tek derdi haklı çıkmaktır. Ağızlarında hep aynı şirret tekerleme. 'Ben think tankım, think tank, kafanıza dank edecek, dank.
Tik tak tik tak, bana bak, bana bak.'
Israrla demokrasiye ana caddeden gidelim derseniz, onlara fırsat doğar. Çünkü ana caddede trafik tıkanır mutlaka. Ve onların değişmeyen iddiası, onların size önermiş olduğu arka yolun hep açık olduğudur.
İşte 'demokrasi erbabı' olmak budur Türkiye'de. Demokrasiye giden 'gizli, derin ve karmaşık bilgiye' sahip olmak. Ve zaman zaman bu bilgiyi siz fani turistlerle paylaşma âlicenaplığını göstermek.
Yoksa bir demokratla diğer bir demokratın niye dağlar kadar görüş farkı olsun? Bu kurmay demokratlar hep şofördür, diğerleri hep yolcu.
E, trafik de malum.
Demokrasinin basit yolu en büyük bilmecedir Türkiye'de. Bütün dünyanın, nasıl vakit buluyorlarsa, sabah akşam Türkiye üzerine oynadığı oyunlar. Bölünme ya da orta yerden çatlama korkusu. Bir stadyum dolusu gayri müslimin arz ettiği büyük güvenlik tehditi. Vesaire vesaire. Demokrasi şoförleri olmasa, nicedir halimiz? Bu araziyi en iyi onlar bilir.
Bütün bu trafik, bu debdebeyle herkese basit bir gerçek sürekli unutturulur.
Demokrasi varılacak bir nokta, bir semt değil, yolun kendisidir.
Bu yüzden bundan böyle, bindiğiniz zaman demokrasi taksisine, şöyle deyin şoföre. 'Çek, demokrasi caddesinden geçelim.' 'Nereye abi?'
diye sorduğu zaman da, 'Nereye olursa' diye cevap verin. 'Ama orada trafik kilit abi' derse de, 'Olsun, vaktim var' deyin. Bütün oyun bozulacaktır.
Fikir şoförü büyük ihtimalle sizi taksisine almayacaktır. E, ne de olsa sermayesi kurtarmaz. Olsun canım, siz de yürürsünüz. Evlâdır.
Bu tipler belki hakikaten buraları avucunun içi gibi bilir de, siz bunca sene sonra bu tipleri avucunuzun içi gibi bilmez misiniz? Valla ben bilirim.
'Demokrasi mi, neresi oluyor orası abi?' diye soran 'Karşının alık taksisini' bizim bu cevval demokrasi şoförlerine bin kez tercih ederim.
Eskiden bir jakobenlik vardı memleketimde, şimdi binbir jakobenlik var. Her biri ayrı bir köşe.