Demokrat hayvan

Şimdi biraz hafıza tazeleyelim. Üç ay öncekini değil 30 yıl öncekini. Yani zor olanı değil, bu memlekette imkânsız olanı yapmayı bi deneyelim. </br>12 Eylül cuntacıları ve YÖK, üniversitede bizim bıyıklarımızı...

Şimdi biraz hafıza tazeleyelim. Üç ay öncekini değil 30 yıl öncekini. Yani zor olanı değil, bu memlekette imkânsız olanı yapmayı bi deneyelim.
12 Eylül cuntacıları ve YÖK, üniversitede bizim bıyıklarımızı, sakallarımızı zorla kesmedi mi? Yalnız bizim mi? Öğretim üyelerinin de. Tek bir günde hepimiz sıra tıraşından geçerek bir sepet az pişmiş yumurtaya dönmedik mi? 'Kıldan tüyden suç ortağımız' hocalarımız ertesi gün muşmulaya dönmüş ezik suratlarıyla okula geldiklerinde, içimizde koskoca ağaçlar gümbür gümbür devrilmedi mi?
Niye? Bıyıklarımız ve sakallarımız 'ideolojik' diye.
30 yıl geçti ne tartışılıyor? Türban 'ideolojik' mi, değil mi? Üniversiteye girsinler mi? Girmesinler mi?
Ben bu konuyu tartışır mıyım? Tartışmam. Tartışmamak da beni kesmez. Üzerinde düşünmem bile. Öyle liberal sulardan, demokratik açık alanlardan geçip 'nüanslı' görüşler de bildirmem. İnce 'empati patikaları'ndan da ilerlemem. Avrupa'nın hiçbir mahkemesi de beni bağlamaz. Benim 'ideolojik' bıyıklarım, sakallarım sıra tıraşından geçerken Avrupa 'devletin ideolojik aygıtları'nı tartışıyordu. Şimdi pirinç ayıklar gibi 'yabancı unsur' ayıklıyorlar. Nereden nereye.
Türbanı her yerde sonuna kadar desteklerim. Bunu sinir uçlarımla yaparım. Bunun için beynimi mengeneye sokmam. Bu bilgi beynime kadar ulaşmaz çünkü. Bu meseleyi 'küçük beynim'le hallederim. 'Nüanslı' münazaracılar insanlıklarıyla övünsünler, ben hayvanlığımla da övünürüm. Hafızam içgüdümdür. Hafızam sayesinde hayata her gün sıfırdan başlamam. Bana yaşatılan acıyı, aşağılamayı, hakareti başkasına yaşatmam. Bunu düşünmeden yaparım. Dahası, hiç düşünmeden yapmayı da şiddetle tercih ederim. Ben demokrat bir hayvanım. Hafızamda ne kadar çok şey varsa, o kadar hayvanım.
Kendi türüne saygıda kusur etmemek için öyle 'insan merkezli' büyük felsefeler, inançlar gerekmez. Öncelikle basit hayvani bir hafıza yeterlidir. Yeter ki insani zaafların hayvani hafızanı yok etmek için sürekli fazla mesai yapmasın. İşte o zaman unutursun; bugün senin bıyığını 'ideolojik' diye kesenler, yarın onun türbanını çıkarırlar, öbür gün dilini Türklüğe aykırı bulurlar, sıra bir gün 'şeyine'de gelir, ne de olsa erkeklik de bir 'ideoloji'dir.
'Türbanın sonu nereye varır biliyor musun?' diye sorarlar hemen sana.
Düşünmeden cevap ver, aman sakın her şeyi baştan düşünme tuzağına düşme.
'Her yolun sonunu biliyorsun.'
'Yahu kardeşim sen bu memleketin 'sonunda' mı yaşıyorsun?'
'Sizin köyün adı 'Son köyü' mü?' diye demokrat bir hayvan gibi patlat cevaplarını mesela.
Türban yalnızca bir örnek. Ve benim için meselelerin en önemlisi olmaktan çok uzak.
Mesela aynı hayvanlığı '301' için de yaparım.
('Türbancılar' saf kan insan oldukları için benim yaptığım bu hayvanlığı '301'e yapmazlar)
Bakarım 30 yıl evvel başka numaralarla yargılananlar bugün 301'den yargılanıyor. Numaralar değişiyor, insanlar değişmiyor. Bu ne numara? McCarthy'i de asla unutma.
Hiç ikiletmem, içimdeki 'demokrat hayvanı' çağırırım. Daha doğrusu 'demokrat hayvan' beni çağırır. Medeniyet denen tek dişi kalmış canavarın karşı konulmaz çağrısı.
'Demokrat hayvan' yoksa demokrat insan da yok. Kuyruğuna takılmaya çalıştığınız medeniyetleri demokrat insanların kurduğunu sananlar varsa, külliyen yanılıyorlar. Onları türünün hafızası iliklerine kadar işlemiş, içgüdüleri capcanlı 'demokrat hayvanlar' kurdu. İnsanlar sefasını sürüyor.
Kesilen bıyıklarımızın hepsini kendi erklerine eklemiş 'üniversite bürokrasisi' bugün bir muhtıra verdi. 'Son seçimler temsil açısından gelmiş geçmiş en adaletsiz seçimlermiş'.
Son seçimler başbakanı belirleme konusunda adaletsiz değil, ama cumhurbaşkanını belirleme konusunda adaletsizmiş. Böylece adaletsizlik de garip bir tesadüf oluyor.
'Demokrat hayvan' diyor ki, 'Madem öyle, daha önce de seçim sisteminin adaletsizliğiyle ilgili bir muhtıra verseydiniz.' Yine Türk bilimi adına tabii. Yine 'yolun sonunu' görme adına.
İnsan bazen düşünmeden edemiyor. 70 milyon insan mı, yoksa 70 milyon fil mi bu ülkeyi daha ileri götürür diye?
O yüzden soruyorum herkese? Demokrat mısınız?
Hemen cevap verin ama. Hiç ama hiç düşünmeden.
Ki, başka şeyleri insan gibi düşünecek vaktimiz de kalsın biraz.
Hafıza vakit kazandırır. Medeniyetler kazanılan bu vakitte kurulur.