Globalizm yuvarlaktır

Diziliş fark etmiyor hocam. Bu globalizm fena geliyor üstümüze. Sol kanat çöktü. Sağ kanat da, diyorlar, satmış maçı. Orta sahanın her zamanki gibi korkudan ayakları titriyor.

Diziliş fark etmiyor hocam. Bu globalizm fena geliyor üstümüze. Sol kanat çöktü. Sağ kanat da, diyorlar, satmış maçı. Orta sahanın her zamanki gibi korkudan ayakları titriyor.
Herkes küçükken mahallede sanki oynamış bu oyunu. Hepsi çok iyi biliyor globalizmin huyunu suyunu. Ortala bana bi globalizm. Çakayım hemen sana bi antiglobalizm. Bu kadar basit işte
Herkes kendine göre antiglobalist. Önce askerle başlayalım. Takdimde tehir olmasın. Genelkurmayımız antiglobalist bir kere. (Bkz.) Karanlık savaşlar teorisi. Londra borsasındaki manipülasyonlar bir milli güvenlik meselesidir. (Yaşar Büyükanıt). Vesarie vesaire.
CHP en baba antiglobalist. Çünkü memlekette bin bir emekle kurdukları benzersiz korporatizmi, pardon 'sosyal devleti', lime lime ediyor globalizm. Öte yandan vatan toprağı parsel parsel düşmana satılıyor. Lozan aslanları bunu kendine yediremez.
AKP de antiglobalist tabii, 'kültürel antiglobalist'. Batı'dan (merkezden) iyi şeyleri alacak kötü şeyleri almayacaklar. Medeniyet dediğin zaten Boğaz palamudu, etini ye kılçığını at denize, geldiği yere.
Bu etim senin kemiğim benim yaklaşımı da Batı'nın işine gelmez mi, geliyor. Nimetlerinin üstüne koyup anlayamadığımız kılçıktan bir katma değeri, satıveriyorlar bize.
Batı'nın bizde kabul görmeyen kötü tarafı, Batı'nın rahmi. Batı'nın müstehcen uzvu yani. Orada peydahlıyorlar paha biçilmez nimetlerini. Ama Batı'nın rahmi mutaassıp değil.
Ayıptır söylemesi pek dejenere bir rahim 'Gelecek' denen sapık-canavar, istediği tohumu bırakıyor oraya, istediği zaman. Biz rahimden daha temiz bir şey anlarız milletçe. Bizim gibi iyi aile çocuklarının midesi kaldırmaz böyle üretim ortamlarını. E, olsun artık o kadar, kültürel farkları korumak lazım.
Pis rahimlerini onlarda bırakıp peydahladıklarını kapmaya çalışmak lazım. Artık kaça verirlerse.
Ne yapıp edip öderiz bedelini. Yeter ki Batı'nın pis rahmi bizden uzak dursun.
MHP'nin de hakkını yemeyelim, onlar ezelden antiglobalist. Daha doğrusu onlar 'karşı globalist'. Türk dünyayaya hâkim olsun istiyorlar, o kadar.
Bir gün globalizmin 10 numaralı formasında ay-yıldız güzel durmaz mı? İllaki durur, illaki. Umudumuz 'Erke Dönengeci.'
Bütün bir millet globalizmi kavramış, tepeden tırnağa antiglobalist olmuş bile. Ama ben, milletin en arkada gideni, anlamıyorum tabii şu globalizm denen şeyi. Ve anlamaya çalışıyorum.
Diyorlar ekonomik olarak kaçınılmaz globalizm. Bir ahtapot gibi yutuyor her şeyi. Öyle bir hava yaratılıyor ki, sanki siyasi olarak mümkün de globalizmden kaçmak, bir ekonomi ayak bağlıyor. Halbuki ben küçük aklımla bakıyorum, millet denen beşere reddedemeyeceği siyasi bir teklif yapıyor globalizm. Globalizm büyük bir davet veriyor. Anglosakson dünyasına ilk yanaşan milletlere merkeze yakın 'global güç' vaat ediyor. Sahneye yakın koltuk veriyor. Erken gelen oturur. Geç kalan ayakta kalır. Açılış var açılış. Avrupa bu duruma uyandı. Globalizmde önden ikinci sıraya razı oldu.
Sarkozy yer gösteriyor. Oturdu oturacak Avrupa. Romanyası bile onunla birlikte.
Batılı hiçbir millet karşı koyamaz bu davete.
Çünkü Batılı milletler için hiçbir ideal o milletin zenginliğinden ve uluslararası gücünden daha önemli değildir. Böyle ahlaksızdırlar işte. Ama bizim gibi orta sınıf milletler ayak sürter. Protokolde devlet erkânı yok, asker yok. Böyle davet olmasın daha iyi.
Böyle ahlaklıyızdır işte. Ama yine de garip bir çekim hissediyoruz, kapılıp gidiyoruz nedendir bilinmez. Bu gidişle ne oturacağız ne de dışarıda kalacağız. Ayakta kalacağız. Bize yakışır. Getir götür işlerine bakarız. İş takibi yaparız. Bunca yılılk ihtisasımız da heba olmamış olur böylece.
'Milletlerin ahlakı' açısından çetrefilli bir konudur globalizm. Çünkü bir 'milli çıkar' ve 'pazarlık' mevzuudur. Milli ekmek kapısı da olabilir bazen hani. Değil mi ki yerler yeniden düzenleniyor, ayakçılıktan terfi edip masaya geçmek ister misin ey millet? İşte sana bütün mesele. Bu teklif her millete yapılmıyor bugünlerde. Bize yapılıverdi.
Sınıf atlamak ister misin, ey millet?
Ama sınıf atlarsan mazlum edebiyatı yapamazsın. Başka bir edebiyatın var mı ey millet? Yoksa, gerçekten mi antiglobalist olmayı istiyorsun? O zaman edebiyat da yetmez, felsefeye de bulaşman lazım. Eyvah! Lisede okutmadılar onu bize.
Antiglobalizm milli bir tabiata bürünmüşse, ya o millet toptan ermiştir hidayete ya da o antiglobalizmde bir samimiyet sorunu vardır.
Bu bizim milli antiglobalizm sağlı sollu bin bir türlü muhafazakârlığımıza yepyeni bir kılıf olmasın sakın?
Bilirsiniz, 'kılıf' söz konusu olunca hiçbir yenilikten kaçınmayız.