Kenan Evren bir klon mu?

Ve Kenan Evren incelemeye alındı. Artık kim inceleyebilirse bu muammayı tabii. Koskoca Evren bu. Belki de Stephen Hawking'i çağırırlar bilirkişi olarak.

Ve Kenan Evren incelemeye alındı. Artık kim inceleyebilirse bu muammayı tabii. Koskoca Evren bu. Belki de Stephen Hawking'i çağırırlar bilirkişi olarak. Belki de gerek yok. Nasılsa Yargıtay, 4'e 3 daha iyisini bilir.
Paşam, TCK'nın 302. maddesinden belki de yargılanacak. Ah be memleketim, ne zalim imkânlara sahipsin. Dün, Evren'le ilgili ciddi bir yazı yazmak en büyük ciddiyetsizliktir diye düşünüyordum, bugün hiçbir şey düşünemiyorum. Yazdığımın bir ciddiyeti olup olmadığını ayırt etme melekemi de yemin ediyorum kaybettim.
Artık düşünce özgürlüğü falan istemiyorum. Tam tersine, düşünememe özgürlüğü ve imkânı istiyorum. Uzun süre boş boş bakmak istiyorum. Lobotomi istiyorum.
'Hiç düşünememe özgürlüğü' var mı bu ülkede acaba? Bakın Evren'e, hayatında hiçbir şey düşünemeden 302'yle karşı karşıya kaldı.
Bu yazdığım da yazı değil, biliyorum. Bu bir sayıklama.
Ama bugün, sayıklamak da takibe alındı memleketimde.
Bugünü not edin, bugün 3 Mart 2007, bugün hepimizin beyni dumura uğradı. Bugün 3 Mart, bugün Türkiye'de ve dünyada bütün beyinlere darbe yapıldı.
O tahteravalli kıvamındaki 'Türkiye'nin imajı'ına ne olacak şimdi? Türkler darbeci generallerini 90 yaşındayken yargılıyorlar. Neden? Türkiye'yi bölmekten. Mazlum 'liberal darbeci' oldu, Evren paşa.
İmparatorun bütün askerleri gelse, memleketin imajını derleyip toplayıp, bir araya getiremezler bir daha. 'İmaj' derdinden de kurtulduk, zaten çok yük olmaya başlamıştı.
Bugünü bütün dünya da not etsin bir kenara, bundan sonra yalnız biz değil, dünyada kimse eskisi gibi düşünemeyecek. Uzak bir memlekette en ateşli fikir tartışmalarının ortasında, biri çıkıp 'Ama Türkiye örneğini de unutmayın' diyecek. Ve ortalık sus pus olacak. Nihayet, dünya siyasi düşünce tarihine de darbemizi indirdik. Darbeli matkap gibiyiz. Hem yukarı aşağı, hem sağa sola darbeli matkap gibi
Beyin kimyamın son damlalarıyla anlamaya çalışayım. Bugün anladım anladım, yarından ümitli değilim.
Anayasa'nın 15. maddesini kaldırılamadı bu memlekette, sırf Evren'e yargı yolu açılmasın diye. Ama herkese, her boya, her yaşa, her zekâya göre bir madde varmış. Ömrü yeterse, aklıevvelse, herkesin sırası gelirmiş. İnsan Anayasa'ya kendini korumak için özel bir madde koydursa bile, demek kifayet etmezmiş.
Ah be paşam, ömrün vefa etmeseydi kahramandın, ömrün vefa etti Karaman'ın koyunu oldun.
Şimdi çıktı oyunun, Amerika'nın gizli planının bir parçasısın sen. Belki de Avrupa'nın. Ben bilemem, bilenler anlatacak. Belki de şu 'hiç mi suçu olmayan?' liberal/demokrat'larla bir bağın var senin.
Dış mihraklar senin 90 yaşına kadar yaşayacağını, ve bölücü, öldürücü darbeyi bu yaşta vurabilecek sağlığa sahip olacağını nasıl oldu da kestirdi?
Şu genetik mühendisliği de çok gelişti. Dış mihraklar sakın klonlamış olmasın seni paşam.
Ya hepimizi klonladılarsa?
Ben ömrümün geri kalanında, Marmaris'te, bu soru üzerinde düşünmek istiyorum.
"Yanlış anlamayın hâkim bey, ben Türklere klon demedim, klonlar Türk görünümünde olabilir mi? diye sordum kendi kendime, o kadar."