Kısa ve acılı yazı

Sayın Başba-</br>kan. Neredesiniz? Ne âlemdesiniz?</br>Boşverin anayasayı. manayasayı. Anayasa insanlar içindir.

Sayın Başba-
kan. Neredesiniz? Ne âlemdesiniz?
Boşverin anayasayı. manayasayı. Anayasa insanlar içindir.
Anayasa için memlekette önce 'insanlığın' tescil edilmesi gerekiyor.
Bugün tescil ettik, ettik. Bir daha zor ederiz. Şu anda birileri bu memlekette bir cesedin üzerinde tepinip duruyor. İnternette tepiniyor. Belki kimbilir daha nerelerde tepiniyor.
Cinayet bile sonunda insana mahsus. Cinayetlerle yaşamayı bile öğrendik.
Ama bir cesedin üzerinde tepinmek neye mahsus, onu bana siz söyleyin.
Hem de ensesinden vurulmuş bir cesedin. Bunu bana siz söyleyin.
Bununla da mı yaşamayı öğreneceğiz? Siz söyleyin. Çünkü herkesi kucaklayan sizsiniz.
Herkesi kucaklayan kucağınızda aniden büyük bir yük, çok korkunç bir yük hissetmiyor musunuz? Hadi söyleyin.
İsmail Türüt söylüyor.
Hrant Dink yerde yatıyor.
Müzik tepiniyor.
Yerde yatan bir cesedin üzerinde tepiniyor.
Çocuk pornosu bile bunun yanında masum kalır.
Çünkü bunu, çoluk çocuk, herkes seyrediyor.
Bunun hiçbir ortadan ya da uçtan bir siyasetle, fikirle zikirle alakası yok.
Bunun 'silahlı propaganda' melanetiyle bile alakası yok.
Çünkü bunun insanlığın zerresiyle bir alakası yok.
'Vatan satsa bir kişi anında biter işi' diye çığrıyor, çağrıyor İsmail Türüt.
Aynı anda yerde yatan ceset görünüyor.
Peki adamın işi bitmiş madem, niye bunların adamla işi bitmiyor?
'İnsanlığa hakaret' diye bir maddemiz var mı? Ceza yasamızda.
Yoksa Türklüğe hakaret bize yeter mi?
İnsanlığa hakaret Türklüğe de hakaret sayılabilir mi?
Sayın Yargıtay büyük jürisi, ha, ne dersiniz?
Böyle de yorumlayabilir miyiz?
Kendimizi öncelikle insan sayabilir miyiz?
Yoksa öncelikle Türk ve bazen insan mıyız?
Ölünün üzerinde kim tepinir?
Akbabalar ve çakallar cesetle beslenir.
Tabiatta bu var. Ama bir ölünün üzerinde kim tepinir?
Tabiatta bu da mı var? Biz bunun olduğu bir tabiatta mı yaşıyoruz?
Sayın Başbakan. Bütün milleti kucaklıyorsunuz. Tamam da.
Peki 301'le neyi kucaklıyorsunuz? Neyi kucakladınız? Niye kucakladınız?
Daha ne kadar kucaklayacaksınız?
Niye kucaklayacaksınız?
Önce Emniyet'te posteri yapıldı, kucaklamaya devam ettikçe büyüdü, şimdi de 'kliplendi' ve tepinerek 'marşlandı'.
'Hrant Dink , 301'den yalnızca yargılanmış değil, hüküm giymiş biriydi.'
Bunlar Kemal Kerinçsiz'in sözleri. Bu hükmün hükmünün artık sürmemesi gerekiyor.
Bu hüküm sürdükçe, bu insanlık dışı cinayet, sanki 'yargılı' bir infazmış gibi ortalıkta sürünüyor. Yetmiyor, klipleniyor, türküleniyor. Üzerinde tepiniliyor.
Sayın Başbakan, burada görev herkesten önce size düşüyor. Çünkü bütün bir cumhurun 'insanlığını' tescil etmek zorundasınız. Bütün bir milletin kuyruğuna takılmış 301'i hemen kaldırmak zorundasınız. Kaldırmazsanız, isterseniz teker teker herkesin en sevgili Başbakanı olun. Ne fark eder?
Durum bu kadar vahim, bu kadar acildir. Ve artık, bu kadar siyasetin üstündedir
Sivil olan, 'insan' olamıyorsa, anayasası olsa ne olur?
Olmasa ne olur?