Yalnızca onların bayramını kutluyorum

Türkiye'de yüzde 20'lik bir azınlık var. Bu azınlığın bir de özelliği var. Ne yapacaklarının belli olmaması.

Türkiye'de yüzde 20'lik bir azınlık var. Bu azınlığın bir de özelliği var. Ne yapacaklarının belli olmaması. Bir tür 'vatan haini' sayılabilir onlar. Çünkü ortalığı aslında onlar korkuya boğar.
Bunu Türkiye'de her siyasetçi bilir. Bütün siyasetçiler bu yüzde 20'nin peşindedir. Gerisi kimlik siyaseti. Yüzde 25-30 İslamcı kimlik.
Yüzde 20-25 devletçi-milliyetçi kimlik.
Yüzde 10-15 açıkça faşizan kimlik.
Buna Kürt kimliğini de ilave edin. İşte Türkiye siyaseti. Üç-dört millet. Ve üçle dörtle çarpılmış bir devlet.
Bu ne yapacağı belli olmaz yüzde 20, siyasi seçimlerinde sadece ve sadece siyaseti ve ekonomiyi referans alırlar. İnanabiliyor musunuz?
Sanmayın ki bu kişiler enteldir, feylosofdur. Bunlar mesela ev kadınıdır. Bunlar mesela sizin şirkette o en apolitik gözüken zevzek arkadaştır. Bunlar babasının arsız oğludur. Bunlar kendilerini asıl büyük çoğunluktan, kimlikli çoğunluktan gizlerler. Bunlar sanki çok milletli Türkiye'nin milletsizleridir.
En oy atmamaları gereken seçimde herkesten önce seçim sandığına koşar ve çok gizli oylarını atıverirler sandığa. Birbirleriyle konuşmadan görüşmeden, hepsi de oybirliği yaparlar. Ve dengeleri bir anda altüst ederler. Bir oraya oy verirler, bir buraya. Dönek ve haindirler yani. Kendi 'milletlerine', cemaatlerine sürekli ihanet ederler. Bunlarla ilgili kimse araştırma yapamaz. Çünkü bunların başları illa bağlı, göbekleri illa yağlı değildir. Burnunuzun ucundayken bile görünmezler. Bu yüzden araştırmacı görünümlü felaket sondajcılarımızın hesap makinelerini çın çın öttürmezler. Bunlar sondaja mondaja gelmez maalesef. Çok 'derin toplumdur' bunlar.
Kadın attığı oyu kocasından, oğlan attığı oyu babasından, arkadaş attığı oyu kankasından saklar.
Bunlar korkaktır ve gizli çalışırlar. Hatta gerekirse yalan söylerler. Bunlar ele avuca, darbeye harbe gelmez. Bunların varlığından herkes bahseder ama kimse bir türlü onları seçip infaz edemez.
Bunlar diğerlerinin beyinleriyle bir türlü halledemedikleri şeyleri omurilikleriyle hallederler.
Hayattadırlar ve hemen tepki verirler.
İyi siyasete iyi, kötü siyasete kötü tepki verirler. İnanabiliyor musunuz?
Önce milleti ve devleti değil, önce kendilerini, işlerini, çoluk çocuklarını, huzurlarını düşünürler.Bunlar asker doğmazlar, emeklemeye başladıklarında Genelkurmay Başkanı olmazlar. Bunlar kendi köşesinin cumhurbaşkanı, kendi 'milletinin' fahri konsolosu değildirler. Bunlar yalnızca vatandaştır. İnanabiliyor musunuz?
Ben mesela, Tarhan Erdem'e ihtiyaç duymadan, her seçimden önce bu kaypakların nereye kayacağını kestirebilirim. Ama Türkiye, her seferinde fena halde şaşırır. Bendeki insanüstü bir sezgi olmalı. Canlı olanı cansızdan ayırt edebiliyorum. Eti kemikten ayırt edebiliyorum.
Bu insanlar oylarıyla bakanları idamlara, memleketi darbelere götürmüşlerdir. Onların sessizliklerine ses vermeye çalışanlara dava, mahkeme, ölüm getirmişlerdir. Hepimizi felaketten felakete sürüklemişlerdir.
İşte ben bu bayramda sadece bu insanların bayramını kutlamak istiyorum. Sadece ve sadece onlarınkini. Diğerleri, mazlum da olsa zalim de, hepsi zaten kendi evinde. Eş dost muhabbetinde. Zaten her gün birbirlerini ve kendilerini kutluyorlar. Halbuki bu acayipler, gizli ve hınzır davalarında hep yalnız. Memleketimi ateşten ateşe atan bu kaypak yüzde 20'lik 'derin millet'in bayramı kutlu olsun.
Çünkü onların getirdiği 'felaketlerden' yoksun bir memlekette çocuk büyütmek istemiyorum. Onlar olmasa, inanır mısınız, herkes uzlaşır. Et çürür. Ortalıkta yalnızca Türkiye'nin iskeleti dolaşır.