4 gazetede 36 yazı: konu Gül

Çankaya adayını tahmin yarışında bu hafta Abdullah Gül favori adlardan biri değildi. Final, seyirlik bir grup toplantısında yaşandı. Sunucu -şimdi Allahı var- çok başarılıydı.

Çankaya adayını tahmin yarışında bu hafta Abdullah Gül favori adlardan biri değildi. Final, seyirlik bir grup toplantısında yaşandı. Sunucu -şimdi Allahı var- çok başarılıydı.
Beklenen habere gelene kadar lafı fazla uzatmadı mı, diye düşünmüştüm; bilhassa uzatıp Borsa'nın öğle tatiline girmesini beklediğini ertesi gün gazeteleri okurken öğrendim. Araştırmalar, değerlendirmeler sonunda, 11'inci Cumhurbaşkanı adayı olarak kimi seçtiğini şöyle açıkladı:
– Değerli, bugüne kadar bu yolda olduğumuz, bu hareketi beraber kurduğumuz Abdullah Gül kardeşimdir.
Şampiyonluk golü atılmış gibi yer gök inledi. Sarılıp öpüşenler, mendilini çıkarıp gözyaşını silenler, kuyruğa girip Tayyip Erdoğan ile Gül'ü ellerini sıkarak ayrı ayrı tebrik edenler... Gülseren Hanım'a onu dedim:
– İyi ki futbolda böyle bir âdet yok. Bir şampiyonluk maçında gol atan futbolcuyu yahut penaltı kurtaran kaleciyi el sıkıp kutlama alışkanlığı olsaydı da, tribünlerdeki taraftar yeşil sahaya inseydi, gözünün önünde canlandırabiliyor musun neler olacağını?
– Kavga da çıkardı maazallah, deyince uyandım. Doğru ya, sevinçten ayağa fırlayıp tezahürata duranlar parti grup salonundaki milletvekilleri ile partili misafirlerdi. Kazara iki parti bir salonda buluşsa, Allah saklasın...
Dün bu konuda dikkati çeken bir kalabalık daha vardı. Allah siz okurlarına bağışlasın, gazetelerdeki köşekadılarımız!
Haberlere göz attıktan sonra, bugün yalnız Gül'ün adaylığı konusunu ele alanları okuyayım, dedim. Vay efendim vay! Sıralı gazetelerimden dördüncüde durup saydım; dün Radikal, Hürriyet, Sabah ve Milliyet'te Çankaya'nın yeni adayı konusunu ele alan köşekadısı sayısı 36 idi. Baktım iki saatten çok sürmüş okuması... Gözden geçireceğim daha 18 gazete var masamda, sayı kaça varacak dersiniz?
Televizyon programlarını merak ettim. Milliyet'te «Gül'ün adaylığı değerlendiriliyor» başlığı altında ve saat 20.00 ila 23.45'te 6 özel program vardı, seyredip dinlemek isterseniz.
Nerede çokluk... diye başlayan meselin ardı ... orada bolluk, diye gelmez bilirsiniz. Biraz da böyle her kafadan bir ses çıkınca mı zihinler karışıyor ve anlaşmazlıklar artıyor dersiniz?
Ne diyor şair Merdümî:
Lâfınan yürümez peynir gemisi / Yerden gökyüzüne merdiven olmaz!
Eee siyaset ile gazetecilik, bir anlamda da laf değirmenleridir.
Dil Yâresi

  • Bugünlerde Erdoğan ile Gül'ü ekranlarda çok gördük ve dinledik. Onlar Türkçelerinde kolay kolay hataya rastlanmayan iki siyasetçimizdir.
    Abdullah Gül (Hayli zamandır farkındayım, ama yazıp yazmadığımı hatırlamıyorum), Meclis kelimesini «i»yi uzatarak söyler: Türkiye Büyük Millet Mecliiisi, diye. Bence uzatmaya gerek yok.
    Tayyip Erdoğan'ın iki kelimede uzun olması gereken «a»ları kısa söylediğini, son AKP grup toplantısında fark ettim (CNN Türk, 24 nisan).
  • İki «a»yı da kısa söyleyerek akamet, diyor; «k»dan sonraki «a» uzun.
  • «Milletin vakarına...» dediğini işittim. Vakar kelimesinde de «k»dan sonra gelen «a» uzundur.
    İstanbul'da 8 milyon lale
    Yeni bir «Lale Devri» yaşıyoruz İstanbul'da, umarım farkındasınız. Geçenlerde okudum, açan lale sayısı 1 milyon civarındaymış; henüz uykuda olan 7 milyon lale daha var (Ersin Kalkan, 15 nisan, Hürriyet-Pazar).
    Latife etmiyorum, İstanbul'da parklara, meydanlara, yol kenarlarına dikilen lale soğanı sayısı bu yıl 8 296 000'e erişmiş.
    Park ve Bahçeler Müdürü İhsan Şimşek, «Laleyle birlikte 2,7 milyon kök de sümbül, nergis ve muskari dikildi, diyor. Lale Festivali 7-15 nisan tarihlerindeydi. Ama haziran ortalarına kadar İstanbul'da bu çiçek şenliği devam edecek.»
    Niye tekrarlıyorum bunları?
    Pazar günü genç bir hanımın şikâyeti çalındı kulağıma:
    – Gene birileri bu çiçeklendirme işinden iyi para yemiştir, diyordu.
    Yanımdakilere çiçeklerden övgüyle söz ettiğimi mi işitti yoksa, diye dönüp baktım. Hayır efendim, o da yanındakilere çiçeklerden şikâyet ediyor.
    Baktım haberde bu iş için ne masraf edildiğine dair de bilgiler var mı, diye? Var pekâlâ: 2 136 144 YTL harcanmış. Bu arada kadrolu ve mevsimlik işgücü de 230 000'i bulmuş.
    Lale Üretimi çok geniş arazi gerektiriyorsa da, Belediye Başkanı Kadir Topbaş, «Yakında lale ihraç edecek duruma geleceğiz. Şimdilik Konya-Çumra'dan, Şanlıurfa'dan ve Elazığ'dan alıyoruz» diyor.
    Ben çok memnunum. Yolda giderken boynumu uzatıp, sağda solda hepsini görmeye çalışıyorum. Mimari kepazeliklerinden uzak tutarak gözlerimi dinlendiriyorum, bin bir çeşit renkle göynümü eğliyorum. (Bazı yerlerde renkler insana, zevksiz kadınların pek sevdiği alacalı bulacalı basma desenlerini hatırlatsa da... Kadı kızında bir kusur olsun bulmadan rahat edemeyiz.)
    TELAYNAK
  • Kanal D'den evcek bir şikâyetimiz var. Salı akşamları üst üste iki dizi giriyor yayına: başarılı bir polisiye dizi olan Arka Sokaklar ile (20.00), ondan hemen sonra yayımlanan Binbir Gece (22.00).
    Yani saat 20.00'den geceyarısına kadar dört saat boyunca gözümüzü bu kanaldan ayırmamamız gerekiyor.
    E, diğerlerinde ne olup bittiğini de görmek istiyoruz. Akşamları birden fazla (iyi) dizi koymasanız olmaz mı?