Alzaymer bulaşıcı mıdır?

Bunama'ydı eskiden adı. Bu fazla avam ağzı diyenlerin tercihi ateh olurdu. «İleri yaşlarda ortaya çıkan, düşünce, hafıza, irade gibi yeteneklerin azalması, duygularda aşırı istikrarsızlık...

Bunama’ydı eskiden adı. Bu fazla avam ağzı diyenlerin tercihi ateh olurdu. «İleri yaşlarda ortaya çıkan, düşünce, hafıza, irade gibi yeteneklerin azalması, duygularda aşırı istikrarsızlık, davranış ve konuşmalarda tutarsızlık şeklinde beliren zihnî güçsüzlük hali» diyor Ayverdi Sözlüğü. Dikkat buyrun, hastalık dememeye özen gösteriyor.
Ee bunama veya ateh hastalığı diyene de rastlanmazdı. Halk arasında «falanca bunamış» denir, kibarcası «filanca hanımefendi ateh getirmiş» diye ifade edilirdi.
Bu hale günümüzde, Alman sinir hastalıkları uzmanı Alois Alzheimer’in adından yola çıkarak, telaffuzu gibi yazarsak ALZAYMER deniyor. Dr. Alzheimer akıl bulanması halini anatomi açısından incelemiş ve dokusal bozulmalardan ileri geldiğini ilkin o belirlemiş.
Prof. Hakan Kaynak’ım var benim. Serdar’ın okul arkadaşı, sevgili çocuklar kadromuzun önemli bir mensubu. Uykuyla, rüyalarla ilgili suallerimin cevabını yalnız ondan alabilirim.
– Siz hekimler ne diyorsunuz bu arızaya, dedim. Alzaymer tipi bunama imiş, bu halin adı.
Şimdi siz bana sorabilirsiniz, nasıl yazılır ve nasıl söylenir bu ad, diye? Almanca imlasını yazdım yukarıda; büyük harflerle de okunuşunu yazdım. Ben alzaymer yazarım. Kişi ve yer adı olarak değil, tıbbî bir terim olarak kullanıyoruz. Verem yerine tüberküloz derken, Fransızcasıyla «tuberculeuse» yazmadığımız gibi, hastalık adına dönüşmüş kâşif-hekim adını da söylendiği gibi yazabiliriz.
*
Şimdi bunları yazarken gazete sayfaları var gözümün önünde. Dünkü gazeteler:

  •  Yeni bir dünya kuruluyor. (İnşaat evveli gün Londra’da başladı. Erdoğan da harç karıştıranlar arasında.)
  •  Danıştay nihayet «Şu Melih Gökçek’in hesaplarına da bir bakın!» dedi.
  •  Borsada çete operasyonu.
  •  Seçimde rüşvet alıp verenler olmuş.
  •  Helikopter kazasında can veren Muhsin Yazıcıoğlu, Ergenekon davasında savcılara bilgi ve belge veren bir muhbir miydi? (Olay da kaza değil, suikast mıydı yoksa?)
  •  Bush’un tecrübeli danışmanı Scowcroft, İran’a karşıdır diye biz PKK’nın sırtını sıvazladık» dedi.
  •  Ergenekon iddianamesinden: 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Gül ile Erdoğan -vaktiyle Enver Sedat’a uygulanan yöntemle- tribündeyken vurulacaklardı.
  •  AKP’de Erdoğan sıkıntısı: «Gerilim politikası bize oy kaybettirdi» (Bu haber Cumhuriyet’ten.) l DTP’li Ahmet Türk, Obama’ya «Hükûmet af çıkarır ve anayasal güvence verirse, PKK dağdan iner diyecek.»
  •  «Davos’taki çıkışı unutmayan Arap işadamları Londra’da Erdoğan’ın elini sıkabilmek için Dorchester Hotel’de kuyruğa girdiler» (Bu da Yeni Şafak’ın manşet haberi.)

*
Alzaymer’in anlam tarifindeki «düşünce zaafı, hafıza kaybı, aşırı istikrarsızlık, davranış ve konuşmalarda tutarsızlık» ifadeleri hatırınızda değil mi?
Prof. Hakan Kaynak’la bunu da konuşacağım:
– Kişileri anladım. Alzaymer hem de bir topluluk hastalağı mıdır, diye? Bir mesleğin bütün mensupları bu hale düşebilir mi?
Bizim evde unutulmayan Alzaymerli rahmetli anacağım Samiş Hanım’dır. Bir gün ona, ikimiz yalnızken:
– Sana kul köle olan iki kızına çok kötü muamele ediyorsun anacığım, dedim. Gönüllerini alsan iyi olmaz mı?
Bastonunu kaldırarak «İndiririm kafana!» dedi. Yabancılaşmıştı. Eğildim önünde, kıyamadı.
Sonra bir ara Gülseren Hanım’ı yanına çağırıp, beni sormuş:
– Kim bu adam, diye... Burada lenger-endaz olmuş bir yerlere gitmiyor. Gideceği de yok... Bunun evi, karısı, çocukları yok mu kızım? Burada ne arıyor, ki? 

Türkiye’de anadil sayısı
Dereden Tepeden
Okurum Ata Mert Binicioğulları bir konuda beni bilgilendiriyor. TRT 6 ve 7 kanalları yayıma başladığında sorduğum suali cevaplandırıyor.
– Kürtçe’den sonra Arapça te-levizyonumuz da oldu. Ya bu topraklarda konuşulan diller?.. demiştim ben.
Okurum kesin bilgiler veriyor.
«Türkiye’de halkın yüzde 84,5’inin anadili Türkçe’dir. Yüzde oranlarıyla: Kürtçe (% 12), Arapça (% 1,3). Bu 61,6 milyon kişi Türkçe, 8,7 milyon kişi Kürtçe ve 1 milyon kişi de Arapça bilir anlamındadır. Zazaca bilenler 700 000 kişidir (% 1,0).
«Çeşitli Balkan dillerini konuşanların sayısı 167 843 kişidir. Lozan Antlaşması’nca tanınmış azınlık dillerinden Ermenice     51 083, Rumca 43 785 ve İbranice 7 298 kişinin anadilidir.
«Lazca ve Çerkezce bu üç dilden daha yaygın olduğu halde, devletin tanıdığı diller arasında yer almamaktadır.»
*
Ata Mert Bey Dostum, çok teşekkür ederim! Gene soracağım, afedersiniz.
Bana verdiğiniz bu sayılar ne derece günceldir sorabilir miyim? Daha doğrusu bu bilgilerin kaynağı nedir veya neresidir? Balkan dillerini bilenlerin sayısı 167 843 diyorsunuz. Hayranlık duyulacak bir kesinlikle. Çok teşekkür ederim, ama gazeteden haberin kaynağını da belirterek vermesi beklenir.
Lütfen bu güzel haberi (yani bilgiyi) tamamlar mısınız?

Dil Yâresi
Türkçe dostlarından (Haluk Mesci)

  •  İngilizce bilen (!) bazı gazeteciler «amok koşusu» diye bir deyimi ısrarla kullanıyorlar. Okurları bırakın yazanların bundan ne anladığı da tartışılabilir.
    İnternet’te buldum. Amok gibi koşmak «Vahşî ve düzensiz biçimde davranmak» anlamında bir deyiş. Güneydoğu Asya’da söylenirmiş. «Öldürücü çılgınlık veya kızgınlık» anlamına gelirmiş. Bu uğurda canını veren savaşçılar Tanrıların gözdesi olurmuş.

*
Sağ olun!
Çok yıllar önce Amok adlı bir filmde «öldürücü delilik»in nasıl bir hal ve hastalık olduğunu ayrıntılarıyla ve dehşete kapılarak seyretmiştim. Onu hatırladım.