Ankara'daki «tekerrür» mü?

Gazeteciler haberi, bırakın abartmayı, adeta görmezden gelmeye çalışmışlardı.</br>Ben, Hürriyet'te Ankara Temsilcisi Enis Berberoğlu'nun bizzat verdiği haberi okudum.

Gazeteciler haberi, bırakın abartmayı, adeta görmezden gelmeye çalışmışlardı.
Ben, Hürriyet'te Ankara Temsilcisi Enis Berberoğlu'nun bizzat verdiği haberi okudum. Dışişleri Bakanlığı beş müsteşar yardımcılığına atamalar yapmış, kararname Çankaya'dan geri dönmüştü. Adı geçenler Dışişleri'nin muteber mensupları. Aralarında üç büyükelçi var: Uğur Doğan (Riyad), Ünal Çeviköz (Bakü ve Bağdat), Feridun Sinirlioğlu (Tel Aviv); Selim Kuneralp (Siyaset Planlama Genel Müdürü) ve Haydar Berk (Kıbrıs ve Türk-Yunan İlişkileri Genel Müdürü).
Cumhurbaşkanı Ahmet Sezer kararnameyi herhangi bir gerekçe göstermeden iade etmişti. Dün akşam saatlerinde hâlâ, Dışişleri Bakanlığı'nın yeni atamalar yapmayacağında ısrar ediliyordu.
Gene bugünlerde, Türkiye'nin «iyice» giden ekonomik düzeninde, dış dalgalanmalar etkisiyle bir sarsılma, belki duraklama, belki gerileme ihtimallerinden endişe ediliyor.
Yanılıyor muyum?
Peki içimizde, Devlet ve Hükûmet Başkanlarımız arasında, yıllar önce Anayasa kitapçığının havalarda gezintiye çıktığı bir anlaşmazlık, bir sertelme sonucu ekonomimizin nasıl tepetaklak olduğunu unutmuş Tanrı kulları var mıdır? Olması mümkün mü?
Sular bugün de durulmazsa, sesimizi, var gücümüzle yükseltme durumunda kalırız.
Üzülerek elbette!
Dil Yâresi
Türkçe dostlarından (Kutalmış Kaygusuz)

  • Cumartesi geceleri Kanal D'de yayımlanan, sizin de katıldığınız programın adı MAKİNA. Siz de bilirsiniz ki Türkçe'de makina diye bir kelime yok. Doğru şekli makine'dir. Bu konuda da hassasiyet göstermenizi temenni ederim. Saygılar.
    – Teşekkürler! Bu suali bana soran ilk okurum siz değilsiniz. Ben cevap verdim sanıyordum, vermemişim. Şimdi söyleyeyim.
    Bana sorsalar MAKİNE derdim; öyle yazıyor ve telaffuz ediyorum. Okan Bayülgen MAKİNA'yı tercih etmiş.
    Bildiğiniz gibi kelime İtalyanca MACCHİNA'dan alınmıştır; onlar «makkina» diye telaffuz ederler. İstanbul Türkçe'si bilirsiniz, «a»ları «e» yapmayı sever. Kelime zamanla MAKİNE'ye dönüşmüş. «Makina»dan da büsbütün vazgeçilmiş değildir.
    Türkçe Sözlük «Makina is bk Makine» der. Meydan Larousse'ta madde başı «Makine veya Makina»dır. Ayverdi Sözlüğü'ndeyse «Makine-Makina».
    (Onur Yavuz)
  • «Ve fakat» diye bir ifadeye rastlıyorum. «Ve»nin «fakat» ile yan yana kullanılması bana mantıksız geliyor. Acaba bu yanlış bir kullanım mıdır?
    – Ve fakat klişeleşmiş söyleyişlerden biridir. «Ve» cümle başında kullanıldığında anlamı güçlendirir, ifadeye vurgulama içeren bir anlam katar: Bitti ve iyi bitti, denir. Eski bir deyiştir, «Çok garip, acayip» anlamında: Ve minel garâib, denirdi.
    (Çınar Ö. Akpolat)
  • İletişim öğrencisiyim (Selçuk Ü.) «Loto» adlı kısa film senaryosu üzerinde çalışıyorum. Loto kelimesi Latince'de «kader» anlamına mı gelir?
    – Lotto İtalyanca'da «Kader, talih» demek. Daha çoğunu Latince bilen birine sormalısınız.
    Nüfusumuz kaç çıkar dersiniz?
    Sayım başladı. Günü gününe sayılmak için anlaşılan daha çoook beklemeniz gerekecek.
    Ama Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), «İlk defa sokağa çıkma yasağı uygulamaksızın nüfus sayımı yaptığı» için pek mağrur.
    Bizim eve de sualler bırakmışlar. Dün akşam yemekten sonra, dikkat ve ciddiyetle cevaplamaya çalıştım. (İhmal ettiyseniz, vatandaşlık numaranızı hemen öğrenin; suallerden biri de bu.)
    Sayımdan söz etmemin sebebi, Erdoğan Süzer'in bir haberi (Bugün, 14 mart). Ama ondan önce size eski bir hatıramı anlatayım 1958 yılıydı. Pişkin Teyze Avrupa'da röportajı için, birçok şehir arasında, İspanya'nın başkenti Madrid'e de uğradık. Kraliyet Sarayı'nın bulunduğu meydanda, adeta bir kaide üzerinde pırıl pırıl bir otomoil duruyordu.
    – Bir piyango çekilişi mi var, bu otomobil niye böyle sergileniyor, diye sorduk.
    Piyango değilmiş.
    – Madrid şehri iki milyonuncu hemşerisinin doğumunu bekliyor. Otomobil, şu andan itibaren doğacak ilk çocuğun ana-babasına hediye edilecek, dediler.
    Günü gününe, yani devamlı sayımın ne demek olduğunu o gün, orada öğrenmiştik. Son sayım haberlerini okuyunca, demek bizde de aynı sistemin uygulaması başlayacak diye düşündüm, ama değilmiş. Bizde sıra henüz o aşamaya gelmemiş.
    *
    Gelelim dünkü sayım haberine. Başlığı pek anlamlıydı: «Nüfus, 73 milyondan az çıkacak.»
    İyi mi?
    Ben hayret ettim, diyemem, çünkü yıllardır inatla aynı şeyi söyleyegeldim:
    – Biz henüz Türkiye'nin nüfusunu bile tam bilmiyoruz!
    Darılmayın, ama kolay kolay bilebileceğimizi de sanmıyorum.
    Şimdi TÜİK günde 1,2 milyon kişiyi sayımdan geçiriyormuş. (Kıyımdan geçirir, gibi söyledim; böyle bir deyim yok elbette.) Köylerden başlamışlar işe.
    29 500 000 TC vatandaşını saymışlar bile.
    Uzmanlar sayım sonucunun, umulanın birkaç milyon altında olacağından eminmiş.
    Sanageldiğimizden sayıca az isek ne olur, diye bir endişeleri yok. İllerin milletvekili sayısı değişebilirmiş, o kadar.
    Bir de müjdeli haberleri var, aynen aktarayım size: «Nüfusumuz 70 milyona inerse, kişi başına millî gelirimiz 5 559 dolar yerine, 5 867 dolara; 65 milyona inerse, 6 318 dolara çıkacakmış.»
    Sevinir misiniz, dövünür müsünüz? Artık siz bir karar vereceksiniz, ben ne diyebilirim!