Ee, bir şeyler de iyi gidiyor

Nurallah Ataç bilge kişiden de çok şey beklemez. «Bilgelik içimizde bir duygu olarak kaldıkça, bize ancak özlemini çektirdikçe tatlı, hoş bir şeydir» der.

Nurallah Ataç bilge kişiden de çok şey beklemez. «Bilgelik içimizde bir duygu olarak kaldıkça, bize ancak özlemini çektirdikçe tatlı, hoş bir şeydir» der. Biz yorumcuyla yetinelim, ki nedense büyük çoğunluğu karamsardır.
İyimser yorumcuya da ihtiyacımız var. Sesini duyursa da, biz de rahat bir nefes alsak!
– Ben yaptım, demiyor Kemal Derviş, ama o ekonomiye çeki düzen vereli bir şeyler değişti. İhya olmadık, ama eskiden olduğu gibi paniğe de kapılmıyoruz. Ekonomide olumlu sonuçlar bile aldık, dese!
– Bilim alanında ilk kopya-koyunumuzun dünyaya gelişi, kadınlarımızın ortak barış çağrısı, futbolcularımızın Norveç ve Bosna-Hersek maçlarını kazanması iyiye alamettir, dese!
– Dış politikada (Hiç karamsar bulmadığm Türker Alkan Bey Dostumun «aktif diplomasi» diye alkışladığı faaliyetlerimizi sıralasa, iyimser yorumcu ve) ABD soykırım tasarısını bir kere daha rafa kaldırdı, sınır ötesi harekâtta işbirliği teklif eder oldu; Kuzey Irak Kürtlerinin ürküp telaşlandığı besbelli; Bizim Kürtlerin ağası Ahmet Türk, «Elbirliği edersek PKK'ya pekâlâ silah bıraktırabiliriz» diye fikir söyledi; Batman milletvekili Bengi Yıldız «Bizim PKK ile ilişkimiz, buradan Kandil Dağı kadar uzak» dedi; PKK'nın terör örgütü olduğunu bütün dünyada kabul etmeyen kalmadı; Suriye ve İran'la ilişkilerimiz düzeldi, İsrail ile Filistin liderlerini Ankara'da buluşturmamız iyi oldu; Cumhurbaşkanımız Tiflis'te daha Doğu'yla kurulacak bağın raylarını döşüyor; «Kul sıkılmayınca Hızır yetişmez» derler, daralınca sanki zihnimize küşayiş geldi, bizim için Ortadoğu'nun ne anlam ifade ettiğini birden bire anlamış gibi olduk, dese!
– Terörle mücadeleden yalnız askerle sonuç alınmaz, ekonomik-sosyal-kültürel alanlarda da yapmamız gerekenler var; AB'ye girişimiz son hamledeki başarılarımıza kaldı, Fransa'nın bile bize karşı tavrı değişti; Dışişleri Bakanı bütçe ertesi reform çalışmalarının hızlandırılacağını söyledi, İngiltere vizeyi şimdiden kaldırmaya hazırlanıyor; bu arada Millî Savunma Bakanı profesyonel orduya geçiş kararının uygulamaya konulacağını açıkladı; bakın ABD'de (Annapolis'de) yapılacak Ortadoğu Barış Toplantısı'na bu defa Türkiye de çağrıldı, dese!..
AKP iktidarına muhalefet edenler, bu partilerin liderleri ve sözcüleri, olup bitene karamsar bir gözlükle bakmaktan vazgeçmeyecektir. İktidardakiler ile onlardan yana ses verenlerin iyimser yorumlarından bir fayda beklenemez.
Katı partizan bu iki büyük ve değişmez kitle arasında, şartları her şeçimde yeniden değerlendirip, iktidarları zamanında değiştiren (kimi zaman aydın, kimi zaman değişken seçmen dediğimiz) üçüncü ve dengeleyici, demokrasinin yamukluklarını giderici oy sahiplerinden biz, öteden beri yoksunuz.
Bu zümrenin temsilcilerine, yazık ki yorumcular arasında bile sık rastlamıyoruz.
Dil Yâresi
Türkçe dostlarından (Handan Sarıca)

  • CNN Türk'te ekonomi haberlerini dinlerken dikkatimi çekti. (22 kasım perşembe, öğle üzeri). Perakende kelimesini «a» sesini uzatarak söylüyorlar. Böyle midir?
    – Farsça perâgenden («dağıtmak») fiilinden gelen, «Birbirinden ayrı, dağınık» anlamında bir kelime; toptan satışın karşıtı ticaret terimi olarak kullanıyoruz.
    Evet, CNN Türk'te söylendiği gibi «a» sesi uzun söylenir.
    On Türk liderini kim seçti?
    Dün çoğunu tanıdığımız, bildiğimiz insanlardan güzel demetler yapılmıştı gazetelerde; heyecanlı haberler okurmuşcasına ilgilendik.
    Erkekliğimizi hatırlayıp hanımlar listesinden başlayalım. (Bu haber Radikal'in birinci sayfasında verilmişti.)
    122 hanım bir olup, ortak bir ilan metninde düşündüklerini, kısa ifadesiyle de barış özlemlerini dile getirmişler. Otuz beşinden birer cümleyi Radikal sütunlarına sığdırmıştı. Çoğunu tanıyorum, tanımadıklarım da var.
    Sekizinin fotoğrafları birinci sayfada bir araya getirilmişti: Yıldız Kenter, Türkân Saylan, Perihan Mağden, Sezen Aksu, Ayşe Kulin, Oya Eczacıbaşı, Demet Akbağ, Müjde Ar. Sahici kadınlar, güzel ve büyük dostlar. Resimlerine bakarak tek tek kucakladım hepsini. (Ayşe, Oya ve Müjde hanımlar! Umarım, Efendi bu ne samimiyet böyle! dememişsinizdir.)
    *
    İkinci liste 8 bey ile 2 hanımdan oluşuyor. İngiliz gazetesi Financial Times'a göre «Türkiye'ye bu on önemli ve etkili kişi yön vermekte» imiş. Çevremde küçük bir anket yaptım ve gördüm ki aralarında «tanınmışlık» açısından önemli farklar var. (Gazetenin sıralamasına uyuyorum.)
    Yaşar Büyükanıt («Askerli demokrasi» anlamında mıdır?) À Nazım Ekren (Yeni Başbakan Yardımcısı. Adını bilmeyenler var.) à Erdoğan Teziç. (YÖK Başkanı. Önemini türban tartışmalarına bağlamışlar.) Õ Ertuğrul Özkök (Çok önemli bir gazetenin başında, demişler. Hükûmeti sınır ötesi harekâta zorlayanlardan biri.) Œ Suzan Sabancı Dinçer (Akbank çok önemli ve başına yakın zamanda o geçecek, diye değerlendirilmiş.) œ Oya Eczacıbaşı (Kültürlü kadın ve İstanbul Modern'in kurucusu.) – Rıfat Hisarcıklıoğlu (TOBB'un başkanı ve aynı adlı üniversitenin kurucusu). — Mustafa Boydak (Boydak Holding Başkan Yardımcısı. Bizim deneklerce tanınan biri değil.) " Bülent Bulgurlu (Koç Holding CEO'su). " Metin Ar (Garanti Menkul Değerler Başkanı. Bankacılık ilişkileri çok iyiymiş.)
    Hepsini Allah milletimize bağışlasın! Amin!