Erdoğan'ın bayraklı afişi

Bir afiş (Büyükçeydi bilbord, diyelim) fena halde tartışılıyor. Ama tartışanlar reklamcılık uzmanları değil. Konuyu Emin Çölaşan'ın açık seçik Türkçesiyle aktarayım size...

Bir afiş (Büyükçeydi bilbord, diyelim) fena halde tartışılıyor. Ama tartışanlar reklamcılık uzmanları değil. Konuyu Emin Çölaşan'ın açık seçik Türkçesiyle aktarayım size:
«Kurban Bayramı öncesinde Türkiye'nin bütün yörelerinde duvarlara kocaman kocaman afişler asılmıştı. Mutlaka gördünüz.
«Sol tarafta Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafı. Onun hemen arkasında büyük bir Türk bayrağı. Yanında gene kocaman bir yazı: KURBAN OLAM AYINA YILDIZINA. (...) Hem milliyetçi, hem de din kutsalına ilişkin kavramları birlikte kullanıp kendi reklamını ve dolayısıyla partisinin propagandasını yapıyordu. Temel unsur Türk bayrağı idi.
«Bayrak Kununu'nu açıyorum. Madde 7. Yasaklar: Türk bayrağı (...) hiçbir siyasî parti, teşekkül, dernek, vakıf ve kuruluşun amblem, flama, sembol ve benzerlerinin ön veya arka yüzünde kullanılamaz.»
Ve soruyor Çölaşan:
«Bayrak Kununu açıkça çiğnendi. Yasaları çiğneyen sıradan biri olursa üzerine gidiliyor da, iktidar partisi ve Başbakan olunca görmezden mi geliniyor?» (Hürriyet, 9 ocak)
*
Hıncal Uluç'un da bu afişten şikâyeti var: İstanbul «Kurban olam, ayına yıldızına» lafları ile donatılmış boydan boya... Bir defa ... olam diyorsan, Kurban olmaz... Gurban olam! der halk ağzı. İkincisi... Ay ve yıldız'ı ayırdınız mı, Türk bayrağından koparsınız. Bizim bayrak Ayyıldız'dır... Tek...»
Dil Yâresi'ni dile getirdikten sonra, o da bir sual soruyor:
– Değirmenin suyu nerden? Nerden baksan bu kampanya bir servet... (Sabah, 9 ocak)
[Hıncal'a benden Dil Yâresi notu: Aynı gün bir yazında «... vardık ki, her yer tıklım olmuş bile» diyorsun. Tıklım tıklım pekiştirmeli zarftır. Buram buram'ı ayırıp da kullanabilir misin?]
*
Derken efendim Ertuğrul Özkök davranıyor sazına:
«AKP'nin bayram sırasında İstanbul'a astırdığı Türk Bayraklı bilbordları (o bilboardları, yazmış) çok beğendim. Şimdi Türkiye'nin her yerinde (...) adeta bir Türk Bayrağı yarışı var. Başbakan'ın Türk Bayraklı bilbordlarını da işte bu nedenle çok sevdim.» (Hürriyet, 9 ocak)
Aynı konuda yorum çeşitlemeleri, diyeceksiniz.
Kimisi pınar başında / Kimisi yolun dışında, der Köroğlu; Kimisi dağlarda gezer / Kimisi incisin dizer... Kimisi odun devşirir / Kimi kahvesin pişirir.
TELAYNAK

  • Hakkı Erdoğan diyor ki:
    – Ana Haberler'i dinliyorum (Kral Tv, 6 ocak akşamı). Konuk CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen. Spiker konuğuna:
    – İsmail Cem partinizden ayrıldı, diyor.
    Sevigen cevap veriyor:
    – Hayır. Sayın Cem Genel Başkanımızın danışmanıdır. Ve Bilim Kurulumuzun başkanı.
    – Kemal Derviş ayrıldı partinizden.
    – Hayır. Bir süreden beri BM'de görevli. Kalkınma Programı Başkanı. Partimizin hâlâ üyesidir.
    Merak ediyorum. Bu hanım nasıl haber sunucusudur? Ya haberlerden haberdar değil, ya da olayları beş altı yıl geriden takip ediyor.
    Jürilerin de cılkı çıktı
    Dedim ya size, jüri üyeleri yarışmaya katılan gençlerden daha çok ilgi çeker hale geldi, diye. Bu gelişme doruk noktasına sanırım (Belki ben hepsini seyretmeye yetişemedim, diye söylüyorum bunu) Popstar Alaturka'da erişti.
    Yalnız Ebru Gündeş olsa cânım kurban! Orhan Gencebay da öyle. (Ve Allahtan ki o da orada.) Çıtayı yükseltenler öbür ikili: Armağan Çağlayan ve Evlere (...Şenlik!) diyelim Bülent Ersoy Hanım Kızımız.
    Armağan Uzun adlı, finale kalan üçlüden biri olan delikanlı yarışı kazanamayınca, haberlere bakılırsa Bülent Ersoy fena halde bozulmuş; üzülmüş, ayağa kalkamaz, ödülü veremeyecek hallere düşmüş.
    Olur şey değil, ben de biliyorum, ama Sabah'ın pek aklı başında televizyon eleştirmeni Yüksel Aytuğ gazetesinde, Bülent Ersoy'a hitaben kaleme aldığı «Allah başka felaket vermesin!» mektubunda, yarışı kaybeden delikanlıdan «müstakbel zevciniz» (evleneceğiniz adam) diye söz ediyor.
    Aynı gazetede Fatih Şendil adlı muhabir, Armağan Uzun oğlumuzun Torbalı'daki ağabeyi Arda Uzun'un sözlerini aktarıyor:
    – Hayır, Ersoy Torbalı'ya el öpmeye falan gelmedi. Gelse de zaten annem ile babamın yüzlerini bile göremezdi. Çocuğun annesi Gülsüm Uzun:
    – Bülent Ersoy kendi kendine gelin güvey oluyor, demiş. (Başka dedikleri de var.)
    Ben demedim mi vaktiyle size, tedbir alınmazsa bu jüri üyeleriyle yarışma programlarının da cılkı çıkacak, diye!
    Dil Yâresi
    Türkçe dostlarından (Necmettin Baykal)
  • Bugün Radikal'de «adaletli» sözü çıktı. «Adil» kelimesine ne oldu?
    – Gazeteyi ve gazeteciyi eleştirelim. Bakın TDK'nın Türkçe Sözlük'üne, ADALETLİ kelimesini göreceksiniz. İçinde, kelimenin kullanıldığı örnek cümle de Anayasa'mızdan alınmış. Biraz altında da ADALETSİZ kelimesi var.
    Ne diyelim bu durumda genç gazetecilere, söyler misiniz?

    (Aysun Sarsmaz)
  • Utkan kelimesinin anlamı nedir?
    – Ben bilmiyorum. Öz Türkçe Sözlük dahil, baktım sözlüklerde yok. Derleme Sözlüğü'nde de böyle bir kelimeye rastlamadım.