İşsizlik meselesini başa alalım

Hayatî konulardaki tartışmaları bile lafazanlığa dönüştürüyoruz. Aramızda anlaşamayışımızın önemli bir sebebi belki de budur. Laf ebeliği belirgin özelliklerimizden biri dedikten sonra ve hazır söz buraya gelmişken...

Hayatî konulardaki tartışmaları bile lafazanlığa dönüştürüyoruz. Aramızda anlaşamayışımızın önemli bir sebebi belki de budur. Laf ebeliği belirgin özelliklerimizden biri dedikten sonra ve hazır söz buraya gelmişken, şunu da eklememi hoş görün:
– Lafügüzaf («boş lakırdı») sanatının büyük ustaları siyasetçiler ile gazeteciler arasından çıkar.
Lâfınan yürümez peynir gemisi / Yerden gök yüzüne merdiven olmaz! hikmeti hatırımda da, bu bir mesel midir, yoksa şair kelâmı mı, orasını çıkaramıyorum.
İlker Paşa laf üretelim diye hazırlamadı o konuşmayı herhalde. Belli ki, meselelerimize aşina kimesnelerin de katılımıyla hazırlanmış önemli bir metindi. Dikkat ettiyseniz Paşa, doğaçlamadan uzak durmaya, metin dışına çıkmamaya da özen gösterdi konuşması boyunca.
Dinlerken ben de karar verdim o gün. Bu, üzerinde durulması, demek ki doğru dürüst çalışılması gereken bir metin, diye. Melek, İnternet’ten bir 17 sayfa getirdi bana; alelacele onu okudum.
– Bu tamamı mıdır? 35 sayfalık kitapçıklar dağıtılmış o gün. Biz de edinelim bunlardan bir tane. Şimdi Genelkurmay’da Tuğgeneral Metin Gürak var artık. Bulamazsak ondan rica ederiz, dedim durdum o gün.
Ertesi günün gazetelerinde, köşekadıları bölüğünün Allah Allah! nidalarıyla ve topluca hücuma kalktığını görünce, Allahın bildiğini kuldan saklayacak değilim ya şaşaladım ben, ne diyeceğimi şaşırdım.
Dün, «Bari İlker Başbuğ Semineri düzenlensin de orada konuşalım!» dediğimi gören bir eski dost aradı:
– Olursa şayet beni de çağırın, orada ne yaptığınızı göreyim. Kaçırılacak şenlik olmayacağından eminim, diye gülüyordu.
*
Türkiye halkı’ydı, Türkân Hatun’du derken, haberci arkadaşlarımızın günlerdir, yer bulup gözümüze sokmaya çalıştıkları bir konu var; görmezden geliyoruz.
Dün aldığım notları size de söyleyeyim. Konu tek kelimeyle İŞSİZLİK: l Radikal «Üç gençten biri boşta geziyor, demiş. İşsiz kalanların sayısı: kasımda 308, aralıkta 279 ve ocak 2009’da 377 000 kişi arttı.» l «Böyle işsizlik görülmedi, işsiz sayısı 3 650 000’e çıktı» diyen Hürriyet’in bir haberi de şu: «Kriz vurdu, herkes uzun dönem askerliğe koştu.» l Sabah, «İşsiz sayımız 110 ülkenin nüfusunu aştı, demiş; İşsizlikte Güney Afrika’dan sonra ikinci durumdayız.» l Vatan, bir başka açıdan bakmış meseleye: «İflas edip işsiz kalanların oranı yüzde 8,5’i buldu (310 250 kişi); işten atılanların oranı yüzde 23,0 (839 500 kişi); hep ocak 09’dayız. Şubat ve mart rakamları da bunlara eklenecek.» l Cumhuriyet «ABD’yi ikiye katladık, diyor; yüzde 15,5 ile Avrupa’nın En işsizi Türkiye.»
Hürriyet’te Erdal Sağlam, Sabah’ta Umur Talu, Star’da Mehmet Altan işsizlik meselesiyle meşgul idiler. Diğer köşekadısı dostlara, paşa sohbetini aralayarak bu bahse eğilsek mi, diyecektim. İktisatçıları bilmem, ama kadılık makamına gazetecilik mesleğinden gelmiş olanların iyi bildikleri bir konudur.

Bu yazıda yanlış olan nedir?
Gelelim, bir kere daha okumak, sonra sizinle de konuşmak üzere ayırdığım haber ile köşeyazısına. Önce yazıyı okumuştum. Tarhan Erdem’in kaleminden çıkmış: «DTP’nin tanımı?» Evet, bu sualin cevabını netleştirebilmeliyiz. Diyor ki:
* «DTP, Meclis’te grup kurarak bundan önceki Kürt partilerinden ayrı bir özellik üstlendi, farklı bir yere oturdu.» 
* «1965’te TİP 15 milletvekiliyle demokrasiyi derinleştirmiş, sosyalist düşünceyi meşrulaştırmıştı. DTP’nin milletvekili sayısı TİP’ten fazla, oy gücü TİP’in iki katıdır. DTP her kentte taraftarı bulunan Türkiye’nin partisi’dir. Buna rağmen DTP halkı TİP’ten çok daha az etkileyebilmiştir.» 
* «DTP, Meclis’e girdikten sonra, PKK’ya mesafeli Kürtlerden uzaklaşmak istediği izlenimini verdi; Meclis çalışmalarındaki işlevini kullanmadı; Kürt haklarını savunan Türklerden uzaklaştı. Sanırım PKK ile ilişkisinin adını açıkça koyamadı.»
* «DTP, PKK’nın Türkiye’de meşru siyasal hayat içindeki uzantısı mıdır? Yoksa (...) PKK’dan bağımsız siyasal bir parti midir?»
* «Bu soruyu cevaplamadaki güçlüklerini anlamıyor değilim; ama siyaset, sorudan kaçmak yerine, güç soruları sormak ve cevaplamak işidir! DTP, Meclis’teki işlevini doğru yürütmez, siyasal hayata canlı ve sürekli biçimde katılmazsa, PKK’nın uzantısı veya bir kolu durumuna sürüklenecektir. Bilmem, yasadışı alana itildiğinin farkında mıdır?» 
* «DTP’yi doğru tanımlamak, kendi dahil siyasal kurumlarımızın önemli bir sorunu haline dönüşmüştür.»
*
Yarısından çoğunu aparttım yazının. Aklımdan geçenleri, beceremeyeceğim kadar net ve güzel ifade etmiş Tarhan Bey.
Haber, DHA’dan Özgür Cebe’nin; Diyarbakır kaynaklı.  
* Savcılığın, PKK’nın Türkiye Çalışma Grubu’na karşı başlattığı operasyonlarda çoğu DTP’li 52 kişiyi gözaltına alması partililerin tepkisine yol açtı. DTP Van m.v. Özdal Üçer eylem çağrısı yaptı. DTP Batman m.v. Bengi Yıldız «Sokakları size dar edeceğiz!» tehdidinde bulundu. 
* DTP milletvekilleri Selahattin Demirtaş, Aysel Tuğluk, Gülten Kışanak, Ayla Akat Ata, Sabahat Tuncer ve Diyarbakır’ın DTP’li Belediye Başkanı Osman Baydemir kol kola gösteri yürüyüşü yaptılar. DTP, İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında TBMM Başkanlığı’na gensoru önergesi verdi. Güvenlik güçlerinin toplumsal olaylar sırasında ölümlere yol açmasından şikâyetçiler. 
* TBMM’de, grup toplantısında Kürtçe konuşan DTP milletvekilleri hakkında kovuşturmaya gerek olmadığına karar verildi.

Dil Yâresi
* Nuray Mert, «Hukuk sistemleri (...) bu manada bir toplumsal emniyet çemberi oluştururlar.» diyor. «Söylemlerini dindarlık etrafında kuran partiler (...) kapatıldılar.» diyor (Radikal, «Tank sesiyle uyanmamak yetmez!» başlıklı yazıdan, 16 nisan).
Cümlenin öznesi insan olmadıkça, yani özne hayvan, nesne veya bir kavramsa, fiil tekil bırakılır, çoğullanmaz.