Letafet, zarafet, siyaset

Ne zaman konuşsa İsmet Paşa, gazete haberleriyle yetinmez, ajans bültenlerinde tam metni bulur, orada okurdum. Sıfatları imsak* ile kullanma konusunda bizi uyaran da oydu.

Ne zaman konuşsa İsmet Paşa, gazete haberleriyle yetinmez, ajans bültenlerinde tam metni bulur, orada okurdum. Sıfatları imsak* ile kullanma konusunda bizi uyaran da oydu. Hatırımda kalan bir örnekle anlatayım.
– «Bu kararınız çok büyük tehlikelere, sakınılmaz felaketlere gebedir» diyeceğinize, endişenizi «Bu tehlikeli bir karar» diye ifade etmeniz, belki fazla sade görünür, ama herhalde daha etkili olur.
Yazmanın şehvetine kapılma uyarısı yanında, mübalağacı sıfatlardan uzak durmaya da itina ederim.
Eskiler (diyelim, kısaca ve biraz da belirsiz bırakarak) bir işe, bir duruma, hele hele aileye katılacak birini seçerken mensubiyet*ine de önem verirlerdi. Adı değişmiş de olsa, bazı ölçüler farklılaşsa da, bu seçiciliğin bir şekilde günümüzde de devam ettiğini (Yoksa «devam etmesi gerektiğini» mi deseydim?) düşünürüm.
Dünkü gazetelerin birinci sayfalarına şöyle bir göz atmanız kâfiydi.

  • Başbakan Erdoğan'ın Muğla'da, muhalefet lideri Deniz Baykal'dan «Yaş yetmiş, ama edep yok» diye söz ettiğini okuyacaktınız. (Dümdüz gidip de «Edepsiz» demediği için yoksa tebrik mi etmeliydik?)
  • Muhalefet lideri Baykal Artvin'de, «Şimdi Petkim'i sattılar. Kim aldı? Kim olduğu belli değil. Yolsuzluğu inceledik. Arkasında bir üçgen gördük. Üçgenin bir tarafında haramzade işadamı, hemen yanında ona destek olan bürokrat, diğer yanındaysa bunları himaye eden ahlaksız, namussuz bir siyasetçi var. (İçinizden, «Bari adlarını da verseydin» demek gelmez mi?)
  • En azından üçüncü partiliğe yakıştırılan Devlet Bahçeli'nin son vaadi de şu: «Gerekirse referandum bile yaparım. Barış, huzur ve asayiş için, toplumsal talep varsa idamı yeniden getiririm.»
  • Biri de çıkmış, Bu hikmetün aslını insân bilür / Zirâ insan edeb ü erkân* bilir, demiş.
    Ama o siyasetçi değil, parti başkanı filan hiç değil; bir halk ozanı, Kaygusuz Abdal.
    Bir de manşete kadar çıkmış (Akşam'da) haber gördüm dün: «Adnan Abi bozkurt oldu» diye. Başbakanın (Kendi ifadesiyle) ağabeyi mesabesinde*ki şarkıcı Adnan Şenses, «Bu yollarda beraber yürüdük»leri Erdoğan'a vefasızlık ederek, gitmiş Bahçeli'nin partisine katılmış.
    Haber, hatıra değeri olan bir fotoğrafla tamamlanmış. Şarkıcı, ceketi gene bel kemerine takılı, huzurda göbek atıyor. Tribünde, Tayyip Bey ile Melih Gökçek'i görüyoruz.
    İsmet Paşa'nın dediğini yaparak yazıyı bir sualle bağlayalım:
    – Kuzum hangi şair demiş, Herc ü merc* oldu cihan eski letafet* kalmadı / Bülbülünde nağme yok, gülde zarafet kalmadı, diye?
    Lugatçe
  • EDEP Ü ERKÂN (Edep erkân): Uyulması gereken usul ve kurallar.
  • HERC Ü MERÇ (Hercümerç). Karışıklık, kargaşa.
  • İMSAK. Nefsine hâkim olma, kendini tutma, kaçınma, perhiz.
  • LETAFET. Hoşluk, güzellik, incelik.
  • MESABESİNDE. Değerinde, hükmünde, yerinde.
  • MENSUBİYET. Bir çevre veya kimseyle ilişkili olma, ona bağlı olma durumu.
    Bakan «Üstünü örtün!» diyor
    Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanımız Nimet Çubukçu hanım bir televizyon programını beğenmemiş:
    – Güzel ve Dâhi adı konulan Show Tv'deki bu yarışma, isminden duyurularına ve formatının detaylarına kadar cinsiyet ayrımcılığının en kaba halinin tezahürü, demiş.
    Yetmemiş, RTÜK'ü uyarıyor:
    – «Güzel ve aptal kadın» klişesi yeniden üretiliyor, zeki olmak erkeklere, güzel ve akılsız olmak kadınlara atfedilmekte (yakıştırılmakta, demek istiyor), bu iki nitelik birbirinin karşıtı olarak temsil edilmektedir.» (AA.)
    Bakan hanımın Türkçe'sinde bir «fevkaladenin fevkinde»lik hali var, ama onu geçelim.
    Özetlersek, Nimet Hanım RTÜK'e, bu yarışma programı kadınlara haksızlık ve hakaret etmektedir, bunu bir an önce yayımdan kaldırtın, diyor. O kadar! Bakanın tepkisi öfkeden ibaret.
    *
    Aynı gün, aynı programdan Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan da söz ediyor. Çok üzülmüş, o kadar ki:
    – Güzel ve Dâhi adlı programı seyrettim ve ağladım, diyor. Bu gençlerin çoğu lise mezunu. Aralarında üniversiteliler de var. Çok güncel suallere bile cevap veremiyorlar. (Ecevit, DYP'nin başkanı; Pele, Afrikalı futbolcu, şimdi Beşiktaş'ta mı? Semra Özal, ünlü bir sanatçı; Fazıl Say, Hande Ataizi'nin sevgilisiydi; Irak'ın başkenti Lübnan, yok Musul... diyenler var. Vatan'da manşet haberdi, 9 temmuz) Eğitim sistemimizin baştan aşağı değiştirilmesi gerekir. Bunu araştırmalı ve bir yerden başlamalıyız. (Kadife Şahin, Milliyet, 13 temmuz.)
    Netice: İşadamı, feci bir durum, çaresini bulmalıyız, diye dertleniyor. Siyasetçiyse, programı durdurun, yasakla örtelim de bu durumu kimse görmesin, öğrenmesin derdinde...
    Farklardan biridir.
    Dil Yâresi
    Türkçe dostlarından (Ali Cevat Akkoyunlu)
  • Bir reklamda, «Otogaz kullanan otomobillerin yüzde 10'unun ticarî taksi olduğunu söylüyorlar. Siz, hususî taksiyle mi geziyorsunuz?
    – Ali Cevat Bey Dostum, sözlüklerimiz taksi'yi «Belli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan taksimetreli otomobil» diye tarif ediyor. İşitiriz, «ticarî taksi» diyenler de var. Birçok yörede otomobil yerine taksi de deniyor. Bu yanlıştan ileri geliyor, olabilir.